• BIST 1.531
  • Altın 410,390
  • Dolar 7,4248
  • Euro 8,9666
  • Lefkoşa 7 °C
  • Mağusa 9 °C
  • Girne 10 °C
  • Güzelyurt 5 °C
  • İskele 9 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -3 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Ersan Saner, kapanma işi yazboz tahtasına dönüştü. Hükümet olarak siz kısmı kapanalım derken, üst sağlık kurulu sağlık sistemimiz çöküyor. Bu nedenle 31 Ocak tarihine kadar tam kapanalım diyor. Kısacası devlet sadece bir karar üretir ve uygulamaya koyar. Siz ve bir diğer organınız iki karar üreterek bu noktada vatandaşın kafasını darmadağın ettiniz. Sn. Saner, babam sevmiş almış anamı. Bizler de sevdik sizleri ama aldık babayı. Son zamanlarda, ÇifteTellimize kemanın, Erik dalına sazın, kol bastıya kemençenin, buzukinin keyif kattığı ‘Zorba The Greek’ ile neşe ve keyif vermeniz yerine,  Mozart’ın 9’uncus senfonisine yani ‘Ölüm Marşı’ ile kasvet verdiniz. Aman dikkat edin Mehter takımı eşliğinde iki öne bir geri geldiğiniz o makamlardan, İzmir marşı ile yolcu edilebilirsiniz. Aman dikkat diyelim.

**

Sn. Ferdi Sabit Soyer Fenerbahçe’nin, Güney Kıbrıs'tan transfer ettiği, Leymosun takımı Apollon’da oynaya Macar futbolcu Attila ile ilgili olarak, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu'na gönderme yaptınız. Ve tweetinizde, futbolcu Attila’nın Fenerbahçe’ye transfer edilmesinde, bu transfer ile offside’da kalan Tahsin Ertuğruloğlu’nun kükremesini istediniz. Sn. Soyer, iş Türkiye’ye gelip dayanınca, ancak bir kedi kükrer ve sadece miyavvvv der. Güç bitince yerine biat gelir ve gölge devri başlar. Buda cisimleri götürür ve sadece isimleri bırakır. Bazılarının ahı gitmiş sadece siyasi vahı kalmış. Ama bundan bile haberleri yok be usta. İnsan siyasi hayatını boş bardak gibi taşıdı mı inandırıcılık biter siyasi ömür söner agaaaaaaa?

**

Sn. Cemal Özyiğit, son zamanlardaki çıkışlarınız halk nezdinde ilgi ile izleniyor. Birilerine bırakın laga luga etmeyi be arkadaşlar. Erken seçim kararını siyaset kurumundan önce Üst Kurul’un vermesi gerektiğini belirttiniz. Ve TDP’nin seçimden korkusu yok. Çünkü biz yeterli oy alırız. CTP ile hükümet kurduk ama CTP dışındaki bazı ısırgan otları bizi rahat bırakmadı imasında bulunarak, bu defa arada yabani otlar olmadan sol hükümet kurarız dediniz. Sn. Özyiğit, Babalarının adı hıdır olanların, elinden gelen budur. Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. HayaI gücü ise her yere demişti, AIbert Einstein. Herhalde geçen defa mantığınız yerine hayal gücünüz ile aldığınız kararlar sonrasında yaktığınız ateşi, gözyaşınızın söndürmediğini anlamışsınızdır. Aman bu defa yoğurdu üfleyerek yiyin.

 **

Sn. Ahmet Yönlüer YDP Genel Başkan Yardımcısı olarak, hükümete rest çekerek, Ya YDP olarak hakkımız olan atamaların önüne koyduğunuz androşu (Takoz) kaldırırsınız yada deniz biter. Ve hükümet gemisinin rotasını ‘Mercan Kayalıklarının ‘ üzerine çevirir, sizi mercan kayalıklarının üzerinde bırakırız. El sallarken ne haliniz varsa görün deriz dediniz. Her ortağını hükümette kemiklerini kırarcasına öpen, öpe öpe noktalı virgül, beter eden, UBP’nin yaptığının ahlaksızlık olduğunu söylediniz. Sn. Yönlüer, UBP’nin atamalar konusunda YDP’ye bir borcu var. Osmanlı zamanında, borçlu borcunu sikke sikke (Yanlış anlaşılmasın Osmanlı parasını kast ettim) öderdi. Tekrar Osmanlı dönemine özlem duyulan bu günlerde, sizde size olan borcu sikke sikke (Osmanlı parası) UBP’ye ödetin.

**

Sn. Ali Pilli sizin ve Sağlık üst kurulunun 14 gün kapanalım isteği, bir futbol maçında topun barradan dönmesi gibi bukez bara yerine Bakanlar Kurulundan döndü. Sendikal Platformun dediği gibi eğer, sağlık alt yapımız çökmek üzereyse hemen kapanalım. Hastanemizde yoğun bakımlar doluysa, kullanılacak ventilatör cihazı kalmamışsa ona da eyvallah deyip kapanalım. Doktor ve hemşirelerimiz yetersiz kalmışsa ve artık vakalara yetişemiyorsa tamam kapanalım. Ama Hükümet, mali olarak sektörlerin zararını karşılayabilecek mi? Ona da bakalım. Sn. Pilli, sizin bu kadar fedakârca uğraş vermenize karşın, nedense hükümet ettiğiniz arkadaşlarınız ‘Brutüs’ü oynuyor. Konuşmak istiyorsunuz ama partinize zarar vermemek için konuşamıyorsunuz. Kelimelerin, bazen cam kırıkları gibi olduğunu, insanın ağzına dolduğunu ve sussa acıttığını, konuşsa kanattığını biliyoruz. Allah yardımcınız olsun.  

**

Sn. Emine Dizdarlı, gece saat 22.00’den sabah 05.00’e kadar kısmi kapanma kararı alan hükümetin aksine tam kapanma kararı veren Üst Sağlık Kurulun kararları tartışma yarattı. Eski kıdemli yargıç ve Ombudsman olarak, üst kurulun aldığı kararını resmi gazete yayınlanmamasına karşın geçerli olduğunu belirttiniz. Hükümetin hukuka aykırı işler yaptığını, hâlbuki her bakanlıkta işin ehli hukukçular olmasına karşın bunlardan görüş alınmadığını söylediniz. Ve bu görüş alma işinin zor olmaması gerektiğine vurgu yaptınız. Emine hanım,  Adamlar dört tambura beş okka. Başbakan bakıyor. Bakanlar bakıyor. Ama bakmakla öğrenilseydi, inekler trenlere makinist, köpeklerde kasap olurdu değil mi?   

**

Sn. Mustafa Aktuğ, Lapta Belediye Başkanı olarak, bölgenizde artış gösteren pozitif vakalar ile ilgili olarak taramaları sürdürdüğünüzü gözlemledik. Bir kahveci, bir de fırında pozitif vaka görüldüğünü, fırındaki vaka sayısının 6’ya, toplamda bölgenizdeki sayının, 10’a yükseldiğini kaydettiniz. Alsancak Belediye Başkanı Fuat Ataser, açıklamaları ile çamları kökünden söküp, yağdırdığı dolu nedeniyle ne çatı nede kiremit bırakmazken, sizin açıklamalarınızın, birisini incitmeden yağan kar taneleri gibi naif ve yumuşak olduğuna tanık olduk. Başkan, berberin solumazı, tellağın terlemezi, kahvecinin söylemezi, belediye başkanının da kendini bir muk sananlar gibi değil, sizin gibi bölge halkını düşüneni makbuldür.

**

Sn. Başaran Berber, son günlerde ortaya atılan 14 gün kapanıyoruz iddialarına tepki göstererek, geçen defa 67 gün kapalı kalmanıza karşın bir kez bile destek ödemesi almadığınızı belirttiniz. Sizin gibi birçok kişinin de bu konuda mağdur olduğunu dile getirirken, mağduriyetinizin giderilmesi için yaptığınız tüm girişimlerin, canınızı yemenize karşılık fayda etmediğini söylediniz. Başaran bey,  hükümet tomofilinin son zamanlarda sparkları yağlandığı için motoru tekliyor. Motor içerden acayip sesler çıkartıyor. Hocanın karşısına çıkacağı ve rahmetliyi nasıl bilirdiniz sorusuna cevap vereceğini gördükçe yalandan da olsa gözyaşlarımız sel oluyor. Tabi en büyük hatamız da gözyaşlarımızı sileceğimize, daha önce bizleri ağlatanları silmemektir.

**

Sn. Serdar Denktaş, Milletvekilliği ile parti başkanlığı konusunda, noktayı cümlenin sonuna değil, tereddüt ettiğiniz yere koyacağınızı ve seçime girmeyip emekliye çıkacağınızı açıkladınız. Tabi açıklamanızda emekli olup ikramiyenizi alıp dövize çevireceğinizi, tuzunuzun da kuru olduğunu söylediniz.  Sn. Denktaş, senin tuz, bizim tuzun aksine hiç ıslak olmadı ki. Biz, sürekli ıslak olan ve cebimizi delik deşik ettikten sonra, ne var ne yok eriten tuzumuzun kuru olmasını arzu ettik. Ya yaya şaşa şa diyenlerin arkasından hep koyun gibi gittik. Bu nedenle sürekli kesildik. Olsun bundan sonra yapılacak olanlar, kesilmiş koyuna, derisinin yüzülmesi elem vermez. Elimizle ah vah çekerek yüreğimizdeki yaktığımız ateşi göz yaşlarımızın söndürmeyeceğini de öğrendik.

**

Sn. Mustafa Yalınkaya, BES başkanı olarak yaptığınız açıklamada, 9 belediye başkanı ile bir toplantı gerçekleştirdiğinizi ve Belediyelerin katkı paralarının artırılmaması halinde sokağa ineceğinizi söylediniz. Hodri meydan çekerek, gerekirse meclisi, merkezi hükümete dar edeceğinizi belirttiniz. Sn. Yalınkaya, söz ağızdan çıkana kadar sizin esiriniz, çıktıktan sonra siz onun esirisiniz. Katkı artmazsa sokağa ineceğiz açıklamanızın hemen arkasından hükümet katkıyı geçtik, kamuda çalışanlara ödenen hayat pahalılığını kesti. Ayşaba, boğaz 9 düğümden oluşur. Bir laf söylenirken, her boğumda dinlendirdikten sonra sarf edilmesi gerekir der. Sarayönünde, uyanık bir sandviççinin büfesi var. Tezgâhta duran sandviçlere popüler isimler koymuş. Sandviçlerin üstünde “Acı Memati”, “Soslu Polat”, “Kızarmış Abdulhey” ‘Hava gazcı ’’ ‘Cimri hükümet’ yazıyor.

**

Sn. Mehmet Özkardaş, Kamu, YDP’nin Genel Başkan Yardımcısı ve MYK üyesi yapıldığınızı öğrendik. Hayırlı olsun. Ve eski dostumuza bekârın parasını it, yakasını bit, siyasetçinin hayatını sinir ve stres yer dikkatli ol diyelim dedik. Sn. Özkardaş, ötekileştirmenin beygiri, bir ara gemi azıya alarak, Lefkoşa’dan dörtnala, Mağusa’ya gitti. Mağusa’dan, Büyükkonuk, Kaplıca, Karpaz derken, beygirin çıkarttığı tozu andilla koyarak seyrettik. Az sayıda kalmalarına karşın, tek farkımız, Türk olmamız. Ya tam sustururuz yada kan kustururuz. Bu hususta ne kural tanırız ne de kral diye haykıran üç-beş azınlığa, inşallah Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu gösterirsiniz.

 **

Sn. Ahmet Serdaroğlu, Sendika başkanları olarak iki arada bir derede kaldınız. Asgari ücretli iki asgari ücret ile bile geçinemeyecek bir duruma gelirken,  işverende pandemi nedeniyle cepte para kalmadığı için SOS vererek, çıkış yolu arıyor.  Kısacası aşağısı sakal, yukarısı bıyık durumundayız. Üstüne üstlük, çorak tarlada ürün yetişmeyeceğini bilmemize karşın, o tarladan ürün beklerken, hayat pahalılığı kesintisi çıktı. Kamu çalışanları Dimyata pirice giderken evdeki bulgurdan da oldu. Hoş evde bulgurda kalmadıydı ya. Başkan, kime yandığı belli olan ev lambası gibi olmayın. Ülkeyi aydınlatan projektör olun ki kime yandığınız belli olsun be efendiler dedik. 7 desimetre çıkan sesimize karşın onlara duyuramadık. Sizin gibi başarılı sendika başkanlarının uyarmalarına karşın, Halk olarak aptallığın en büyük kanıtı olan aynı şeyi defalarca yapıp, farklı bir sonuç almayı ummak olduğunu bilmemize karşın, ayni şeyi tekrar tekrar yaparak, zaman aşımına uğrayıp, tedavülden kalkması gerekenleri yeniden seçiyoruz.

**

Sn. Ahmet Soyalan, polisin bütçesi Mecliste komitede görüşüldü. Son zamanlarda, polisiniz, gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla uyuşturucu satıcılarının gurgurasına ot tıkarken, hırsız ve diğer adli suç işleyenlere soluk aldırmıyor. Sayı olarak eksik olan polisiniz, büyük başarılara imza atarken, daha rahat ve güven içerisinde görev yapması için bohçanın ağzını biraz açması gerekenler, nedense bohçanın ağzını büzmekle iş yaptıklarını sanıyor. Sizler bayram haftası derken o birileri mangal tahtası anlar. Sn. Soyalan başarı bir tablodur. Onu emek ve yetenek çizmiş, sadakat da süslemiştir. Sizin özene bezene yaptığınız bu güzelim tablonuzu, maalesef bizi yönettiğini sananlar, her türlü kısıtlamalar ve kara kalemleri ile karalamaya çalışmasına karşın başaramıyor. Yola devam Sn. Genel Müdür.

**

Sn. Adem Ademgil, Akdoğan eski UBP Belediye başkanı olarak askeri yasak bölgede Kıbrıslı Rum arkadaşınız Mattheou Mattheou ile suçüstü yakalandığınız açıklandı. Askeri yasak bölgede Rum arkadaşınızın arabasına sigara tütünlerini aktarırken suçüstü yakalandığınız belirtildi. Güney Kıbrıs’tan birinci derece askeri yasak bölgeye gizlice girip ihlal eden Rum arkadaşınız ile tutuklandığınız haberi herkeste şok etkisi yarattı. Sn. Ademgil, Ayşaba, paraya güvenme, kadına güvenme, ikisine de sahip olursan, kendine güvenme. Ancak koltuğun bile hizaya getiremediklerinin yanından bile geçme dedi.

***

Günün Fıkrası

Orucumu açıyorum!..

Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. “Evrim ne güzellikler yaratıyor!” diye düşünüp mest oluyormuş.

 Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş.

Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam ; “ALLAH” diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:

 - “Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?” demiş. Adam utanç içinde:

 - “Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz”. demiş.

Ses: “Peki.” diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir Herşey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış:

 - “ALLAH'ım, senin rızan için oruç tuttum, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere...

Günün Fotosu

139640148_3746234355423365_5333434190742345385_n.jpg139521653_706869593364022_7346773403968895202_n.jpg

Günün Sözü

139574608_448945449744131_9038864306326439398_n.jpg139506356_843230486243611_1084260413289309856_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler