• BIST 1.471
  • Altın 414,451
  • Dolar 7,4160
  • Euro 8,9680
  • Lefkoşa 7 °C
  • Mağusa 7 °C
  • Girne 11 °C
  • Güzelyurt 6 °C
  • İskele 7 °C
  • İstanbul 0 °C
  • Ankara -2 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Ersin Tatar, sürekli olarak iki devletten bahsederken, federasyon Out, iki devlet In diyorsunuz. Tabi siz iki devletten yanayım derken, Long Rifle tüfek ile dağa çıkarım diyen ‘Efelikten’ olma ‘Milliyetçilikten’ bozma,1.50’likler bile 1.98’liklere  ‘Erkeklik’ taslayarak, kafa tutuyor. Ve sergiye koydukları efelik sonrasında, iki devlet görüşülmeyecekse 5’li konferans olmayacak der. Politis Gazetesi hınzır hınzır gülerken, oturun be oturduğunuz yerde, Ananız içe konuşurken, iki devletli bir çözüm derken, dışa ise iki bölgeli federasyon diyor dedi. Hacı amca, sürekli çam ağaçlarını devirenler, bir çamdan hem direk, hemde ahıra kürek yapıldığını unutmamalı. Anaları kızarsa, o da bonus olarak yanına ‘Guspo sapı’ olarak verir dedi.

**

Sn. Tufan Erhürman, hafta sonu bizlere yaşatılanların, şeytanın dahi açıklayamayacağı cinsten olduğunu dile getirirken, yetenek düşmanı bazı kişilerin, yaptıkları ile şeytanı bile çıldırma noktasına getirdiğini herhalde unuttun. Başbakanlık için vekalet verilmemesi, Meclisin 10 yerine 14’de açılması, Meclis Başkanını bir türlü seçememesi ‘Şeytan’a bile Uuuu banayiyamu ve ‘Aman Allah’ım çektirdi. Tufan hocam, yetenekten üstün kazanç olmaz, çünkü onu kimse çalamaz derler. Ama maşallah bazı siyasilerimiz, ya Allah yetenek dağıtırken yatak altına saklanmıştı, yada kimsenin çalamaz dedikleri yeteneklerini bile çaldırmışlardı. Varmı bunun başka izah tarzı?

**

Sn. Narin Ferdi Şefik, Yüksek Mahkeme Başkanı ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı olarak, mevcut seçim sistemi ile erken seçime gitmek zor.  Bu nedenle, eski sisteme dönüş veya karma ve tercihi kaldırmak, olmadı çarşaf liste kalsa bile, ilçeler arası kısıtlamalar kalksın ifadesinde bulundunuz. Sn Şefik, darı unundan baklava, incir ağacından oklava, bizim bazı siyasi erk takımından da bir buk olmaz. Ayşaba, karma oy köfündeki çürükleri ayıklamak için bir çıkış yoludur. Manav meyve seçmene müsaade etmezse kese kağıdına çürük, çarıkları da doldurur. Seçimde de mühürü basar seçme yapamazsan, şimdi olduğu gibi bazı çürük ve çarıkları da Meclisi Mebusan’ın torbasına doldurursun. Anamız yaptıkları ile ağlarken, onlar geride play back ve vokal yapar dedi.   

**

Sn. Kudret Özersay, öncelikle yeniden Halkın Partisine yeniden başkan olmanızı kutlarım. Açıklamanızda, aşı programının düzgün şekilde uygulanması gerektiğini, halkın güvenini kazanmak için bunun şart olduğunun altını çizdiniz. Ve aşıda kıyak olabileceği imasında bulundunuz. Kudret hocam alışmış kudurmuştan beterdir derler. Ben soru sormam, hesap sorarım diyen halkımızın hesapları bakkal defterinden öteye gitmeyince atın gemi azıya aldığı gibi efendilerin kıyakları da LEfkoşa’dan dört nala çıktı ve Karpaz’a doğru yol aldı. Küfürlerimizi sımsıkı saran zincirlerin kilidi ile oynuyorlar. Oynaya oynaya o kilit bir açılırsa, Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu öğrenecekler.

**

Sn. Faiz Sucuoğlu, yavaş atın tekmesi sert olur der atalarımız. Sizinde suskunluğunuzdan sonra, hükümet ortağınız partilere attığınız yumruğunuz, ağır siklet boks şampiyonunun yumruğu gibi çok sert oldu. Kavgada bile sarf edilmiyecek cümleler ile DP ile YDP’yi hadsizlik ile suçlarken, UBP’yi dizayn etmenin onlara kalmadığını söylediniz. UBP’yi denetlemenin, İki kişilik YDP ile 3 kişilik ve paramparça olmuş DP’ye kalmadığını belirterek, bunun hakaret olduğuna vurgu yapatınız. Siz kimsiniz diye sorarken,  Önce bir aynaya bakmalarını, Erhan Arıklı’yı ima ederek de birde başbakan yardımcısı olmuşsun, adam gibi oyunu vereceksin diyerek adam olmadığı imasında bulundunuz.

**

Sn. Mahmut Özçınar başkanlığınızda toplanan Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Yürütme Kurulu toplantısında son dönemde yaşanan sıkıntıları konuştunuz. Yaşanan sıkıntılarla ilgili mücadelenin yükseltilmesi için Genel Kurul’un 21 Ocak Perşembe günü saat 10.00’da toplanması çağrısında bulundunuz. Ve alınan kararların, Genel Kurul’da gündeme getirileceğine vurgu yaptınız. Mahmut Hocam, özelde sizin, genelde bazı belediye başkanlarının yaptığı başarılı işler sonrasında hükümetler sizi bal alacak arı olarak görüyor. Ancak dikkat etsinler. Ve ağzında balı olan arının kuyruğunda iğnesi olduğunu da unutmasınlar. Bizden hatırlatması.

**

Sn. Resmiye Canaltay, sosyal medya ile gazetelerde epey konusu yapılan yüksek lisans diplomanızı, geçtiğimiz hafta içerisinde DAÜ’den aldığınızı öğrendik. Vardı, yoktu, galiba sahteydi tartışmalarına diplomayı alınca sanırım noktayı koydunuz. Bu arada sizi Meclis Başkanlığına seçmeyenlerin, Önder Sennaroğlu’nu seçtiğini gördük. Size yapılanları gördükçe nedense, Ayşaba’nın hep Allah’ım beni dostlarımdan koru, ben düşmanlarımın hakkından gelirim sözü hatırıma gelir. Sn. Canaltay, sizin erkanı umumiye, size çalım atarken aslında ülkeye çalım attığının farkında değil. Ah Resmiye Hanım ah. Birileri cami kapısı bilmez, ama maşallah sofulukta rakip tanımaz.

**

Sn. Hasan Taçoy, kanaatimce, basma nasırıma basarım nasırına düşüncesi ile son hükümet kurulma aşamasında, sana yeşil ışığı yakmayan ve sürekli kırmızı ışıkta durmanı sağlamaya çalışan Ersan Saner’e karşı genel kurulda aday olduğunuzu açıkladınız. Sn. Taçoy, İnançlı ve azimli olmak inanın güzel bir şeydir. Başbakan sana kırmızı ışığı yakarken, senin yeşili geçtik, kırmızıda bile durmayacağını bilmesi gerekirdi. Birilerinin ahkam kesmesine aldırmayıp, boş teneke çok ses çıkarır. Bu nedenle ben birileri gibi işkembe-i kübradan atmak yerine, bir söyleyip iki dinleteceğim demeğe getirdin. Hayırlı olsun.

**

Sn. Aziz Kaya, Cumhurbaşkanı Tatar’ın, Lefke ziyaretinde, kısıtlı imkanlarınıza karşın yaptıklarınızı büyük memnuniyetle dile getirdiğini gözlemledik. Lefke bölgesinde yapılanları ve yapılmakta olanları, övgü ile dile getirirken, birde az rüzgar ile şişen yelkenler ile uçurduğunuz Lefke’ye, hükümet ettikleri sürede daha fazla rüzgar verselerdi, daha nelerin yapılacağını hayal bile edemeyeceklerdi. Aziz Başkan başarı görseldir. Ve göze batar. Rakip politikacı olsa bile bunu dile getirmek zorunda kalır. Adrese gerek yok, sizi ve sizin yaptıklarınızı bilen bilir. Yeterli desteği vermeyip, yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı çürüteceklerini sananlar, dalından düşen ve çürüdü sanılan ceviz kabuklarının içerisinden çok güzel meyve ağaçlarının oluşturduğu güzelim bahçeyi sanırım gördüler. İyi bir ekibe ve yeteneğe sahip olanın da aynaya ihtiyacı olmadığını sanırım anladılar.

**

Yakup Çolak, 8 yaşındaki çocuğa yönelik cinsel istismarınız hapishanede noktalandı. Söz konusu 8 yaşındaki çocuğun pantolonunu indirirken ve kuruyası fazlalığını kaba yerlerine sürterken, utanma ve arlanma denilen duygudan nasibini hiç almadığını anladık. Çolakmısın? Beyin özürlü salakmısın bak onu bilmem. Ama bildiğim senin gibi erkek olarak doğan, ama insan olamayanların fazlalıklarının budanması gerektiğidir. Kökünden budanma yapılmazsa, kökünden kurutulmalıdır.

**

Sn. Güven Bengihan, KTAMS Başkanı olarak ciddi bir iddiada bulunarak, ciddi bir eksiklik yaşanan, Mağusa Devlet Hastanesi Laboratuvar servisindeki mikrobiyolog ve laborant eksikliğine rağmen, Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin koltuğunu korumak kaygısıyla hastanedeki personeli alıp Güzelyurt’a gönderdiğini iddia ettin. Ah be Güven başkan, seçim için geri sayım başladı. Ve askerlerin mezür kestiği gibi siyasiler de günleri saymaya başladı. Biliyorsun, Cemre toprağa düştüğünde hava yağışlı ise yıl yağışlı, hasat bereketli olur. Eh seçiminde bereketi ile geldiğini görenler elbet Mağusa’nın kepini, Güzelyurt’ta giydirecek. Biliyorsun siyasetteki ömür masal gibidir. Ne yapıldığı değil, ne kadar uzun ve koltukta oturarak yaşandığı önemlidir.

**

Sn. Bertan Zaroğlu, katıldığınız bir televizyon programında, YDP'de kimin başkan olduğunun önemli olmadığını belirtirken, çalışmalarınızı sürdürdüğünüzü ve istemem ama yan cebime koyun imasında bulunarak, eğer talep gelirse başkan adayı olabilirim dediniz. Bir başka deyişle, binanın temellerini dökerken, binanın tamamını yaparıma da göz kırptınız. Ayşaba, aşçıbaşı Arıklı, yemeği ağır ağır pişirirken, tam yemek akıdelendiği sırada, Bertan ovlucuğumun yemeğe su ve tuz katması oldumu dedi. Sevgili Bertan, baba mirası yanan mum gibiyse tamam parti başkanlığı koltuğu da öyledir. Ancak, mum ışıl ışıl yanarken, üfleyip söndürmezler. Veya söndürmeye çalışırken ‘Golorambiciğe ‘ dönüştürerek yalnız kendini aydınlatma şeklinde döndürmezler.

**

Sn. Şener İzmen, paylaşımında, Muratağa, Sandallar katliamını gerçekleştiren 15 caninin isimlerinin teşhir edildiğini ve bunların büyük çoğunluğunun devlette çalıştığını belirttin. Hatta bir tanesinin de din adamı olduğunu yazdın. Bu nedenle senede bir defa onları anıp " Şehitler ölmez kalbimizdesiniz " söylemlerinin hiçbir anlam ifade etmediğini, hükümetin bu yaratıkların yargılanıp cezalandırılması için girişim başlatması gerektiğine vurgu yaptın. Sevgili Şener, sende takdir edersin ki, şu sıralar, genel kurullarda başkan seçimi var. Cruis füzesi gibi hızla yaklaşan erken seçim var. Koltuğa tekrar oturacakmıyım kaygısı var. Tamam, bu işler bitsin. Söz, çıkmaz ayın son haftasının, son Perşembe gününe rastlayan, 31 Şubat tarihinde gerekenler yapılacak.

**

Sn. Selim Gökbörü, son günlerde ihale yolsuzlukları ile söylemlere, Yönetim Kurulu Başkanı olarak cevap verirken, görevde bulunduğunuz yaklaşık 7 aylık sürede gerçekleştirilen ihaleleri titizlikle takip edildiğinizi belirttiniz. Sizin devrinizi tenzih ederek söylüyorum, geçmiş devrelerde yaşanan manas sayaçlarını, sonrasındaki akıllı sayaç ihalesinde yapılmak istenenleri, sokak lambaları ihalesini, Mahkemede iptal edilen bir ihale ile bazı otellere milyonlarca liralık indirimleri ve hurda ihalesini saymazsak, gerçekten Kıb-Tek’te yaşanan herhangi bir yolsuzluk olayının olmadığını söyleyebiliriz. Geçmiş dönemlerde, ihale atına binenler, mors alfabesi ile bir birlerine mesaj yazarken, Üsküdar’ı geçerek, Beykoz sırtlarında yol alırken görüntülemişti. Arkalarından bakarken atlarının kaldırdıkları toz genimizi yakmıştı. Hatta bazı yargıçlar genizleri yandığı için ihale iptaline bile gitmişti.

***

GÜNÜN FIKRASI

 

PAPAZIN KIZI

En önemli yerleşim birimlerinden birisindeki kilisenin Papazının çok güzel bir kızı varmış. Papazın kızını gören ona bakmaktan kendini alamıyormuş. Kızda gördüğü bu ilgiden oldukça memnun kırıttıkça kırıtıyor ve kalça sallayarak bel kıvırarak gezmekten de son derece keyif alıyormuş.

Bu durumu gören Papaz efendi kızını erkeklerden korumak için ona erkek düşmanlığı aşılayarak aman kızım erkekler şeytandır. Erkekler aklını çeldimi sana çok kötü şeyler yapar. Sakın onların süslü laflarına kanarak altına yatma sonra iş işten geçer diyormuş.

Papazın telkinleri ile erkek düşmanı olan Papazın kızı, birgün koşarak babasına gelmiş. Baba demiş müjdemi isterim diyerek avuç açmış. Papaz merakla ne oldu kızım diye sormuş. Papazın kızı büyük bir keyifle, baba demiş erkeklerden bugün intikamımızı aldım demiş. Papaz şaşkınlıkla o nasıl oldu kızım diye sormuş. Baba demiş bir erkeği sır üstü yatırdım. Bu defa ben üstüne çıktım. O alta ben üste o altta kaldığı için öyle bir intikam aldım ki baba sorma demiş. Papaz başını elleri arasına alırken kendisinin duyabileceği bir ses tonu ile ahhh kızım alt da bir üste de bir demiş

GÜNÜN SÖZÜ139734149_118654763450047_8634159363216536646_n.jpg

GÜNÜN FOTOSU

140338460_1086370951827343_7678116354378468234_n.jpg140468282_442118136962595_2924419050774101967_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler