• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • Lefkoşa 23 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 20 °C
  • Güzelyurt 25 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 14 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Ersin Tatar, bizim Minik Kuşlar, yarın (Cumartesi), bakanlar ile birlikte Erenköy’e fidan ekmeye gideceğinizi söylüyor. Helikopter ve gemi ile yapılacak gezide boy göstertmek ve cismi ile bende buradayım mesajı vermek isteyen, (Doğru dürüstleri tenzih ediyorum)  birçok yağlama ve grasolama takımının da Erenköy’e akın edeceğini öğrendik. Cavit amca (Covit 19) ellerini ovuşturarak köşede sizleri bekliyormuş. Abdülmutallip Amca, ma ne be ama, diğer zamanları çuvala mı tıktılar? Zaman toplu gezi zamanı mı diyor. Sn. Tatar, bu pandemi zamanında boş verin  mirasını almayalım.  Malum bu Cavit amcanın (Covit 19) sütünden dilimiz yandı. Şimdi önümüze koyacağınız boş verin bize bir şey olmaz yoğurdunu, üfleyerek yiyeceğimiz için isterseniz buzdolabından çıkartmayalım. Çünkü soğuk yoğurt midede hazımsızlık yaratacağı için acıdan gözyaşlarımıza boğulabiliriz. Ancak yapılacak hataları o gözyaşlarımız bile silemeyeceği için hepimize yazık olacak. 

**

Sn. Oğuzhan Hasipoğlu, vatandaşı fena tepen, cebine darı ekip, yaşam kalitesinin önüne androş (Takoz) koyan elektrik faturalarının ucuzlatılması gerektiğini, bunun da yolunun yatırımdan ve ekmek kadayıfının üzerine dondurma koyarak mideye indiren Aksa’nın, sözleşmesinin iptal edilmesinden geçtiğini söylediniz. Da, İlkay Burhan, parti başkanını bile sormadan seçemeyen politikacılar bunu nasıl yapacak. Özbolayır Yusuf gücünüz yeterse yapın. Süleyman Ant, bu efendinin partisi hükümettedir. Reklam yerine yapsın diyor. Sevgili Oğuzhan, seni tenzih ederek söylüyorum, bazı siyasiler, paşalar gibi girdiği yüreklerimizden, verdikleri boş vaatler sonrasında soytarı gibi çıkıyorlar. Onlar yaptıkları ile gönül almak yerine, gönül yıkıyorlar.

**

Sn. Ünal Üstel, Sağlık Bakanlığı görevini üstlendikten sonra, lastiği patlayacak ve tomofili tumba edecek diyenlerin aksine işi sıkı tutarak değil tumba etmek monobadilerde bile arabayı düzgün sürüyorsunuz. Koltuğa oturur oturmaz sendikaları, sağlık ile ilgili kurum ve kuruluşları toplayarak bilgi alış verişinde bulundunuz. Aşı ile ilgili yeni program üzerinde çalışarak dijital bir sistem geçiş yapılacağını belirttiniz. Sn. Üstel, Ayşaba, bu ülkede un var. Şekerde var. Kaliteli irmikte var. Ama bol bademli helva yapacak usta yok. Veya usta helvayı tam kıvamında pişirirken ayağının altına kaydırak koyuluyor. Bu defa helvayı kıvamında pişirecek usta bulundu. Bol bademli helvayı tam kıvamında pişirmeye başlarken, inşallah bu defa ayağının altına kaydırak koymazlar diyor.

**

Sn. Tahsin Ertuğruloğlu, insan sağlığıymış, Covit’den ölmeleriymiş gibi şeylere karnımız tok imasında bulunarak, bizim AB’den Rum üzerinden gelecek aşılara ihtiyacımız yok dediniz. Ve bunun iki egemen devlet eşitliği politikasına uymadığını belirtiniz. Vallahi bu konuda çok haklısınız. Yarın, Vatan, Millet, Sakarya, Nurlu Ufuklar kitabını birlikte yazdığınız, omuzdaşın Zorlu Töre ile ‘Ceddin deden, neslin baban’ marşını söyleyerek,  Covit 19’dan ölenlerin cenazelerini kaldırırsınız. Ayşaba, aşı eksikliğinin yarattığı sağlık sorunları ile ölümler canımızı yakıyor. Ama sabrediyoruz. Ancak canı yanan sabrederken, can yakanlarda canlarının yanacağı günü beklesin dedi.

**

Sn. Aziz Kaya, CMC’nin yarattığı çevre felaketinin yaraları henüz kapanmazken, belediye olarak sizler ve Lefke Çevre Örgütleri yeşil dokuyu yeniden Lefke’ye kazandırma uğraşı veriyorsunuz. CMC felaketinin yaralarını sarmaya çalışırken, Lefke’yi ağzında bal olan arı gibi görenler, o arının kuyruğunda iğnesi de olduğunu unutmuş olacak ki, yeni maden ruhsatı vermeye çalışıyor.  Ruhsat, Lefke’ye hançer sokulmasını geçtik, bugüne kadar sizlerin bu uğurdaki mücadelesine büyük zarar verecektir. Başkan, normal şartlarda bile bu zeka ile hayatta kalmaları bile mucize olanlarca sınanıyorsunuz. Sınıfı geçemiyorlarsa fazla zorlamayın. Bazıları yüzlerine tükürülmeyi, sevilmekten daha çok hak ediyor.

**

Sn. Emine Pilli, teşbihte hata olmasın, sanırım bir defa daha tarih tekerrür ederek, eşeğini dövemeyen semerini, eşek sudan gelinceye kadar dövdü. Ali Pilli’nin görevden alınmasından sonra, fol yok yumurta yokken, üstüne üstlük, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğü görevinizi layığı ile yaparken, görevinizden alınmanız tepkiye neden oldu. Emine hanım, eşiniz Ali Pilli’nin her şeye eyvallah dememesi sonrasında fatura ona kesilirken, faturanın alt tarafındaki ikinci nüshası da size kesildi. Ayşaba, Emine gızıma selam söyleyin. Ona yaşatılanlara aldırmasın. Çünkü aslan ve kaplan güç ve gösteriş bakımından Kurt’tan bir adım önde olabilir. Ancak bir kurdun sirkte gösteri yaptığına hiç kimse tanık olmadı dedi. Bilmem anlatabildim mi?

**

Sn. Elif Pekri, Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Emirali Çobanoğlu’nun görevden alınması sonrasında bu göreve getirildiğiniz açıklandı. Bence bu atama sonrasında, kapınızı çalan şans size ‘Merhaba’ dedi. Çünkü boğazımızda düğümlenen ve ne öksürsek, nede aksırsak bir türlü kurtulamadığımız hıçkırık gibi olan bazı bakanların aksine, dünyalar iyisi, şeker gibi bir Fikri Ataoğlu ile çalışmak sanırım şanstan öte bir şeydir. Sn. Pekri, inanın en büyük servet, gülen bir arkadaş. Zor zamanlarınızda iyi hissettiren bir dost ve vücudunuzdaki sıhhatin yanı sıra, size çalışma aşkı aşılayan bir bakandır. 

 **

Sn. Bertan Zaroğlu, YDP kurultayı yaklaştıkta, havada yağmur bulutları griden siyaha dönüşmeye başladı. Yağmur, doluya dönüşürken, çatıdaki kiremitleri de kırmaya başladığı imasında bulundunuz. Deniz rengini gökyüzünden alır, ama herkes denize hayran düşüncesi ile sizin gökyüzü olmanıza karşın, o itibarı görmemeniz sanırım sizi biraz kırdı. Vefa duygusunun ve yol arkadaşlığının önemli olduğuna vurgu yaparken, ben bilirim ben yaparım mantığı ile hareket eden ve bölünme korkusu yaratan başkan ile bu konuda farklı bakış açılarınızın olduğundan yol ayırımına geldiğinizi belirttiniz. Sevgili Bertan, sanırım bu noktada, ben Hatay’ın toprağında büyüdüm. Ovalarında, sokaklarında lingiri (çelik çomak) ve pirili oynadım. Neron Roma’yı yakmış. Ben o lingiri ve Pirili için muhabbet bağları ile vefa duygularını yakarım demek istediniz. 

**

RES-BİR hükümet hemen hemen tüm işletmeler için pür nur o mevki CD’sini çalarken, karanlıklar içinde bıraktığı sizin bölge için Mozart’ın ‘Ölüm Marşı’ olarak da nitelendirilen 9’ncu Senfonisini çalmayı tercih ediyor. Büyük marketlerin sıcak yemek satışına, ‘FAGO’ gözlük ile bakmasına rağmen göremeyenler, son olarak Berber ve Güzellik Salonlarına ‘Yes be Annem’ derken, nedense size ‘Sorry be annem’ demeyi tercih etti. Doğal olarak çoğunuzun kankamız dediği ve dost olarak gördüğü hükümet bireylerinin yaptıkları sanırım sizde hazımsızlığın yarattığı için ince sızılara neden oldu. Beyler, aşk kalpten, dost sırttan vurur derler. Kalp iyileşir ama sırt hep kambur kalır. Dostlarımız dedikleriniz bizi sırttan vurunca, o kamburun nasıl iyileşeceğini doğrusu sizin gibi bizlerde merak ediyoruz.    

**

Sn. Ali Pilli, son günlerde yaptığın açıklamalarda, UBP’de bazı kişilere karşı savaş açtığınızı gözlemledik. Parti marti dinlemem çıkıp açıklarım derken, gölgem Ersan Saner’in üzerinde olacak dedin. Ayşaba senin açıklamalarını okuyunca, uuvv gavolem bataryası full çeken Pilli’nin elini tutan mı var diyor. Sn. Pilli unutmayın, her şeyin zamanı yaşadığın o andır. Gölgen ile Ersan Saner’in güneşini keseceksen, parti marti dinlemeyip yacakta gucakta saklanan şeyleri açığa çıkartacaksan, canımızın istediği zaman ölemeyeceğimize göre mutlu olacağımız o anı ertelememiz gerekir. Çıkın ortaya size Brütüs desinler. Acemi ve İntikamcı desinler. Ama korkaktı. Korkusundan siyasi mevta oldu rahmetli demesinler.

**

Sn. Fikret Civisilli, Covit ve yeteneksizler ordusunun idaresinde, yanıp küle dönen ormanlık araziye dönüşen ve yaşanan sıkıntı ve sorunlar nedeniyle aman aman güzelliği de kalmayan ükemizi, Fransa ile karşılaştırdın. Fransa’da, eski Cumhurbaşkanın 2012 tarihinde, bir iş adamından seçim kampanyası için aldığı paraya atıfta bulunarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığın belirttin. Ah be hocam, onlar işini bilmeyen ahmaklarsa ne yapalım? Halbuki bizdeki gibi iş adamlarından alenen 300’er bin toplayabilirlerdi. Örtülü ödeneğin dibine darı ektikten sonra suçu yükledikleri bürokratı İngiltere’ye kaçırarak ellerini yıkayabilirlerdi. Ne bileyim, milyonlarca lirayı cebelezzi yapan vekilimiz gibi bir başka ülkede milyonlar harcayarak eşine doğum günü partisi de yapabilirdi. Hocam, hayat üç buçuk ile dört arasındadır. Bazıları KKTC Bol Kepçe Lokantasında, çukur tabaklarını hınça hınç doldurarak hayatı dört dörtlük yaşarken, onları seyredenlerin, ay başını getirmek için bir yerleri üç buçuk atıyor.    

**

Sn. Sıla Usar İncirli, meclis kürsüsünde yaptığınız konuşmada, salgında yeni bir dalga beklentisi olduğunu dile getirdiniz. Covid pandemisinde bir yıl geride kalırken öncelikli krizin sağlık krizi olduğunu ve tek bir aşıya bile ihtiyaç olduğunu belirttiniz. Sıla hanım yalnız burada durup bir yol soluk almamız gerekir. Şimdi siz nerden gelirse gelsin hatta Güney’den gelirse onu da mı kabul edelim demek istiyorsunuz. Yoooo babam öyle diyo cümlesini geçtim. Ama Dışişleri Bakanımız Tahsin Ertuğruloğlu öyle demiyor.  Güney’den tek bir aşı bile gelse kabulümüz değil. Bunu kabul edeceğimize iyisi mi, omuzdaşım Zorlu Töre ile Mehteran Takımı eşliğinde  ‘Ceddin deden, neslin baban’ marşını söyleyerek, Covit’ten ölenleri uğurlarız diyor. Sn. İncirli,  akıl, dünyayı yerinden oynatmaya yarayan bir kaldıraçtır. Ama kullanmasını bilene. Bilmeyenler ise bir çakıl taşını bile yerinden oynatamadığı gibi ülkeyi ve insanlarını o çakıl taşı gibi yuvarlana yuvarlana uçurumun dibine gönderir.

**

GÜNÜN FIKRASI

Politika nedir?

çocuk babasına sorar: "baba politika nedir?"

Baba söyle der: bak oğlum, ben eve para getiriyorum, öyleyse ben kapitalistim. Annen parayı yönetir, öyleyse o hükümettir. Deden paranın doğru idare edilip edilmediğine dikkat eder, öyleyse o da sendikadır. Hizmetçi kız ise isçi sınıfıdır. Bizlerin ise tek hedefi vardır, senin rahatlığın. Dolayısıyla sen de halksın. Ve altında bezi ile yatan küçük kardeşin ise gelecektir. Söyle bakalım anlayabildin mi?"

Çocuk düşünür ve o gece babasının anlattıklarını düşüneceğini söyler.

Gece yarısı çocuk uyanır. Çünkü küçük kardeşi altını pisletmiştir ve ağlamaktadır. ne yapacağını bilemeyen çocuk anne ve babasının yatak odasına gider. Annesi yalnız ve derin bir şekilde uyumaktadır, öyle ki onu uyandıramaz. Hizmetçi kızın odasına gider. Bakar ki >babası hizmetçi kızla yatmaktadır. Dedesi de pencereden gizlice onları izlemektedir. Hepsi öyle meşguldürler ki çocuğun orada olduğunu fark etmezler bile. Çocuk hiçbir şey yapamadan yatağına geri döner.

Ertesi sabah baba çocuğa kendince politikanın ne olduğunu anlatmasını ister. "evet" der çocuk, "kapitalizm" isçi sınıfını kötüye kullanıyor... Sendika bunu seyrediyor... Bu arada hükümet uyuyor... Halk ise dikkate alınmıyor... ve  gelecek. Okun içinde yatıyor! İste politika budur...

GÜNÜN FOTOSU

156800715_141320357856047_5448215803010559763_n.jpg

GÜNÜN SÖZÜ

156726537_904605213669631_7976735595614515730_n.jpg156821495_432171991447297_358465000779688250_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler