• BIST 99.292
  • Altın 238,471
  • Dolar 6,1720
  • Euro 7,2662
  • Lefkoşa 30 °C
  • Mağusa 30 °C
  • Girne 29 °C
  • Güzelyurt 28 °C
  • İskele 30 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 22 °C

Türkiye ve ülkedeki gelişmeler yakın takipte

Rum gazeteleri Türkiye ile ABD arasında gerilen ilişkilerin, Türkiye’nin Rusya, Çin ve İran’la yakınlaşmalarının Kıbrıs sorununa etkilerini mercek altına aldı.
Türkiye ve ülkedeki gelişmeler yakın takipte

Fileleftheros, Rum Yönetimi’nin ana önceliğinin her zaman, Kıbrıs sorununun çözüm çabalarında dünya güçlerinin katkısı, dünya güçlerinin desteğini almak olduğunu yazdı.

Gazete, Rum Yönetimi’nin bir yandan, ABD, Rusya ve diğer Güvenlik Konseyi daimi üyeleri gibi güçlü ülkelerin, Kıbrıs konusundaki tezlerine desteğini kazanmayı, diğer yandan da Türkiye’ye bazı mesajlar vermelerini hedeflediğini, dış politikasını bu ülkelerin Kıbrıs sorununda aktör olmalarını başarmaya dayandırdığını ifade etti. 
 

Gazeteye göre, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin kötüleşmesinin, her iki ülkenin de ortak gündemindeki, Kıbrıs sorunu gibi başka konulara olumsuz etkileri olacağını değerlendiren Rum Yönetimi, ABD’nin Kıbrıs sorununda Türkiye yönünde bir harekette bulunmasının beklenemeyeceği kanaatinde.

Öte yandan Türkiye-Rusya ilişkilerindeki iyileşmenin, Washington-Ankara arasındaki bu “savaş” yakın gelecekte sona ermezse daha da iyileşeceğini ifade eden Rum Yönetimi, Türkiye’deki gelişmeleri mercek altına aldı, yakından takip ediyor ve şekillenen durumu günlük olarak değerlendiriyor.
 

Alithia Rum tarafında var olan değerlendirmelerden birinin de Türkiye’nin içerisinde bulunduğu ekonomik durum daha da kötüleşirse daha kırılgan olacağı ve ekonomik başta olmak üzere diğer karşılıklara karşılık Kıbrıs sorununda “şarabına su katacağı” şeklinde olduğunu kaydetti. Bunun, ABD ile ilişkileri bozulmasa ve ekonomik sorunlarını çözmek için Uluslararası Para Fonu’nda (IMF) çıkış yolu arasa veya en azından ABD’nin veya Avrupa’nın mali yardım veya desteğini istese mümkün olabileceğine işaret eden gazete, ilk göstergelerin, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi destek ve yardımı Rusya, Çin ve İran gibi ülkelerden isteyecek gibi göründüğüne dikkat çekti. 
 

Gazete, hal böyle olunca Türkiye’nin Kıbrıs sorununu intikam almak için, ya müzakerelerin devam etmesine katkı koymayarak ya da yeni bir konferansı, torpillemek ve yakın zamana kadar müttefiklerinin sinirleriyle oynayıp yeni bir uluslar arası başarısızlığa sürüklemek için giderek çok daha uzlaşmaz görünebileceğini yazdı.
 

Türkiye-ABD ilişkilerinin geldiği durumun kendilerini sevindirmediğini aksine kaygılandırdığını yazan gazete “yaralı bir ayı her zamankinden daha tehlikeli olur” deyişini hatırlatarak, özetle şunları aktardı:
“Türkiye’nin Rusya ve İran’la daha çok kucaklaşmasından kaygı duymalıyız çünkü bu ülkeler Kıbrıs sorununun çözümünü öncelik olarak görmek şöyle dursun aksine, çözümsüzlüğün ve Kıbrıs’taki bugünkü fiili durumun idamesinin kendi jeostratejik çıkarlarına daha çok hizmet ettiğine inanıyor. Yunanistan ile Rusya arasındaki ilişkilerin gerilmiş olması da Kıbrıs sorunu açısından hiç yardımcı olmayan bir gelişme. Özellikle Dışişleri Bakanı Nikos Kocias’ın Türkiye ile tamamen örtüştüğü şeklinde Rusya’yı doğrudan hedef alan suçlaması ile Moskova’yı Erdoğan’a, dolayısıyla da Kıbrıs sorunundaki Türk yaklaşımlarına daha da yaklaştırıyor ve Erdoğan’ın Güvenlik Konseyi içerisinde beklenmedik bir müttefik bulması tehlikesini de büyütüyor.”

 


 

Rum Sözcü Prodromos Prodromu da, Türkiye-ABD ilişkilerinin Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri etkileyip etkileyemeyeceğini değerlendirirken Kıbrıs sorunundaki unsurları ve aktörleri etkileyen uluslararası gelişmeleri yakından izlediklerini söyledi.
 

Prodromu “Şu anda bizim dikkatimiz, siyasi açıdan, Başkan Anastasiadis’in Kıbrıs sorununda diyaloğun yeniden başlamasına verdiği olumlu yanıta ve BM Genel Sekreteri’nin inisiyatifine odaklanmış durumda ve Antonio Guterres’in Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un yapmakta olduğu zemin tespitindeki gelişmeyi bekliyoruz” dedi.
 

Kıbrıs müzakerelerinin kesin çökmesi halinde Türkiye ve KKTC’nin, Maraş’ın açılmasının provası olarak Gürpınar’ın açılması planı üzerinde çalıştığı yolunda Rum basınına yansıyan iddiaları yorumlamak istemeyen Prodromu “bizim planımız Kıbrıs sorununun çözülmesi, işgale son verilmesi, garantörler, yabancı askerler olmayan, kurtulmuş Kıbrıs’ın yeniden birleşmesidir” dedi. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler