• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Lefkoşa 9 °C
  • Mağusa 9 °C
  • Girne 9 °C
  • Güzelyurt 8 °C
  • İskele 9 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara -3 °C

Uzmanlar uyardı..."TL kazanıp döviz borçlanmayın"

Uzmanlar uyardı..."TL kazanıp döviz borçlanmayın"
Ekonomist Şafaklı: Vatandaşlar ve iş insanları hangi para birimini kazanıyorsa o para birimi ile borçlansın. Aktif ve pasif durumlarını dengeli tutsunlar

Özlem Çimendal

Ekonomist Okan Veli Şafaklı, dövizdeki tehlikeli dalgalanma, Türkiye’de yaşanan gelişmeleri, Güney ve Kuzey liderlerinin İsviçre zirvesi ve ABD seçimlerinin ekonomiye etkilerini Yeni Bakış’a değerlendirdi.

“Ekonomi uçmak yerine, yerin en dibine çakılabilir”

Türkiye’de yaşanan olaylara paralel olarak ateşi yükselen dövizin, ödemelerin hemen hemen hepsinin döviz üzerinden yapıldığı Kıbrıs’a etkilerini de anlatan Şafaklı, liderlerin Kıbrıs’ta bir çözüme hiç olmadığı kadar yaklaşmalarını da ele aldı. Olası barış durumunda ülkenin en önemli eksik enstrümanlarından birbirinin rekabet edebilirlikteki eksiklik olduğunu dile getiren Şafaklı, “Bazı çevrelerin dediği gibi ekonomi uçmayacak, hatta yerin en dibine çakılacak” dedi. 

“Yatırımcı Türkiye’ye riskli bölge olarak bakıyor”

Şafaklı, Türkiye’de son yaşanan olayların, AB’nin Türkiye demokrasisine ve hukuk sistemine karşı eleştirilerinin yabancı yatırımcı açısından olumsuz geriye dönüşlere neden olduğunu ifade etti. Yaşananların Türkiye’yi yabancı yatırımcının gözünde yatırım yapılacak en riskli yer konumuna getirdiğini ifade eden Şafaklı, “Türkiye’nin kredi notu da düştü. Bu da Türkiye’nin yabancı yatırım bakımından riskini artıran bir durumdur” dedi.

“Bankalara psikolojik baskı yapılıyor”

Son günlerde Türkiye’de bankalarla müzakerelerin yapılarak indirim yapılan faizlerin daha da indirilmesi için psikolojik baskı yapıldığını da söyleyen Şafaklı, “Türkiye cari açığı yüksek olan bir ülke. Cari açığı sıcak para ile portföy giriş ile finanse eden bir ülke. Bu gelişmelerin hepsi sıcak paranın kaçışına neden olduğu için TL’nin değer kaybına neden oluyor” şeklinde konuştu.

“Asayiş ve güvenlik konuları ekonomiyi direkt etkiler”

Kıbrıs’ı yakından ilgilendiren Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyen ikinci faktörün ise terör olayları olduğunu ifade eden Şafaklı, “Şu anda HDP’lilerin tutuklanmasının ardından PKK ve diğer terör örgütleri nasıl bir tavır belirleyecekler? Türkiye’de gelecekte ülkede nasıl bir asayiş ve güvenlik sorunu yaşayacağına dair beklenti ve öngörülerin tamamı ekonomiyi derinden etkileyecektir” ifadelerini kullandı.

ABD seçimleri dövizde belirleyici oldu

Doların global olarak yükseldiğine dikkat çeken Şafaklı, TL’nin değer kaybettiğinin altını çizdi. Doların global olarak yükseldiğini bunda ABD’deki seçimlerin de etkisinin olduğunu anlatan Şafaklı, ABD seçimlerinde Hillary Clinton’un kazanmasının beklenirkenDonald Trump’ın kazanması neticesinde piyasalarda sert düşüş ve çıkışlar yaşandığına işaret etti.

“Trump’ın kazanması TL’nin toparlanmasına katkı sağlar”

Trump’ın kazanmasının doların değer kaybına ve TL’nin toparlanmasına katkı sağladığını dile getiren Şafaklı, “Türkiye’nin şu an içinde bulunduğu durum ve yapısal, hukuki, FETÖ olayları TL’nin değer kaybına neden olacağı ihtimallerini önümüze koyuyor” şeklinde konuştu.

“Vatandaş, kullandığı para birimiyle borçlansın”

Şafaklı, “Piyasalarda oldukça dikkatli olunması lazım. Vatandaşlar ve iş insanları hangi para birimini kazanıyorsa o para birimi ile borçlansın. Aktif ve pasif durumlarını dengeli tutsunlar. Borçlanmayı döndüremeyecek kadar yapmasınlar. Dövizin ve aşırı yükselmenin kişiler üzerinde yarattığı tahribatı frenleyecek enstrümanlar bizim ülkemizde maalesef yok. Aktif, pasif durumumuzu dengeli tutmamız gerekiyor. Döviz kurunun da artması noktasında ihtiyatlı davranmalıyız” dedi.

“Herkes kendi önlemini kendi almalı, cebini dengeli tutmalı”

Vatandaşın kendi durumunu ve kendi cebini dengeli tutmaması durumunda, “devlet nerede”, “kuru sabitlesin” gibi ekonomik olarak mümkün olmayan bir beklenti içerisine girilebilme ihtimalini de dile getiren Şafaklı, “Türkiye kaynaklı yükselen dövizi sabitleyerek, ateşini alması için KKTC devletinin bir kaynağa ihtiyacı vardır. Biz bu kaynaklarımız yok. Kaynağımız zaten maaşlara yetmez. Devletin müdahale etmesi demek;  dövizden kaynaklanan maliyetin, iş adamlarına, kendisine yansıtması demektir ve bu da bizim ülkemizde mümkün değildir. Vatandaş kendi önlemlerini kendi almalıdır” şeklinde konuştu.

Olası çözümde KKTC verici konumda

Liderlerin İsviçre zirvesi değerlendirmesini de yapan Şafaklı, “Liderler olumlu ilerleme kaydetti. Özellikle Yönetim ve Güç paylaşımında. Bir çözüm olacaksa bileceğiz ki bazı bedeller ödenecek. KKTC’nin pozisyonu verici durumda olacaktır. Mülkiyet rejiminden dolayı etkilenecek durumda olacağız. Büyük bedelleri ödemeye hazır olan taraf olabiliriz” dedi.

“Ekonomi uçmak yerine, çakılabilir”

Olası bir çözümle  birlikte gerek AB’ye uyum gerek ise geçiş dönemi KKTC’nin büyük risk altında olacağına değinen Şafaklı, ekonominin uçmak yerine ciddi şekilde çakılabileceğine ve darmadağın olabileceğine vurgu yaptı. Şafaklı, “Bu sürece en iyi hazırlamamız gerek, çözümün gerektiği bedeli çok iyi hesaplayarak en düşük tahribatla atlatmanın yollarını bulmamız lazım” dedi.

“Emniyet sübablarının hazırlanması gerekir”

Şafaklı, sadece liderlerin anlaşarak attıkları bir imza ile bu işin bitmesinin mümkün olmadığı gerçeğinin çevrelerce kabul edilmesi gerekliliğine değinerek, emniyet süpablarının hazır edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Şafaklı, “İdari, mali ve kurumsal yapılarda hazırlıklar yapılmalıdır. Bu süreci ancak en düşük tahribatla atlatabilir. Aksi takdirde Kıbrıs’ta bir facianın eşiğine gelinebilir” şeklinde konuştu.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351