Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 107.700
  • Altın 143,961
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Lefkoşa 27 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 27 °C
  • Güzelyurt 26 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

Yasa tanımazlıkla ülke idare edilmez!

Yasa tanımazlıkla ülke idare edilmez!
Avukat Boysan Boyra, ne Yüksek İdare Mahkemesi, ne de Anayasa Mahkemesi’nin, yasama ve yürütmenin işine çok fazla karışmadığını, ancak bunun tam aksi olması gerektiğini belirtti.

Anayasa Mahkemesi ve Yüksek İdare Mahkemesi’nin  müdahil olma konusunda çekingen davrandığına dikkat çeken Boyra, “Yasama ve yürütmenin bu kadar hatalı kararları varsa başka çare yoktur hükümet ve parlamentonun aldığı kararlar yargı tarafından denetlenmelidir” diye konuştu

Boyra, “Eğer mahkeme hükümetin aldığı karar ve kanun hükmünde kararnameleri durduruyorsa, ortada açık bir şekilde anayasaya aykırılık durumu vardır” dedi

Hükümetin başından itibaren hedefinin belli olduğunu savunan Boyra,  “Hükümet yetkilerinin başından beri takındığı tavırdan  parlamentoyu By-Pas edecekleri  belliydi. Bu açıkça Anayasanın verdiği yetkiyi kötüye kullanmaktır” şeklinde konuştu

Eniz ORAKCIOĞLU

​Deneyimli avukatlardan Boysan Boyra,  UBP-DP hükümetinin aldığı yasa gücünde kararnamelerin yargıya takılmasını  Yeni Bakış’a değerlendirdi.

“Denetleme olmalı”

Avukat Boysan Boyra, ne Yüksek İdare Mahkemesinin, ne de Anayasa Mahkemesinin, yürütmenin ve yasamanın, yani hükümetin ve parlamentonun işlerine çok fazla karışmadığına değinerek, “Yüksek İdare Mahkemesinin ve Anayasa Mahkemesinin hükümetin ve parlamentonun işlerine daha fazla karışması gerektiğini düşünmekteyim. Çünkü bu bir denetimdir, yargı eğer yürütme ve yasamayı (yani parlamento ve hükümeti) denetlemezse, çıkacak olan kararların adil ve insan haklarına uygun olup olmadığı tartışmalı olur. Bu nedenle ben daha etkin bir denetleme olması gerektiğini iddia ediyorum” şeklinde konuştu.

“Anayasaya aykırılık söz konusudur”

Ne Yüksek İdare Mahkemesinin, ne de Anayasa Mahkemesinin hükümetin veya parlamentonun verdiği kararları, yaptığı yasaları kolay kolay durdurmayacağını vurgulayan Boyra, “Eğer mahkeme bu kararı durduruyorsa çok açıkça yasaya aykırılık vardır. Yani yasaya aykırılık konusu biraz olsun anlaşılamıyorsa mahkemeler yürütmeyi durdurma kararı vermez. Eğer bu kararı verdiyse ki bende aynı fikirdeyim açıkça Anayasaya aykırılık söz konusudur. Bu nedenle bu aykırılığı öncelikle temizlemek şarttır” dedi.

“Hükümet, parlamentonun yasa yapma yetkisini de elinden alıyor”

Boyra, sözlerine şu şekilde devam etti; “Neden Bakanlar Kurulu ve hükümet yasa yapmak yerine emirnamelerle uğraşıyor, neden konuyu parlamentoya konuşup yasa yapmıyor ve kanun gücünde kararname yapmayı tercih ediyor? Bu soruların cevabının başbakana sorulması gerektiğini düşünmekteyim. Bu demektir ki yürütme yani hükümet, yasamanın yani parlamentonun yetkisini de elinden almış oluyor. Çünkü parlamentonun yapması gerekeni hükümet yapıyor, hükümet bunu yaparken de Anayasanın ilgili maddesine dayanarak yaptığını iddia ediyor. Ama ilgili maddede yani Anayasa diyor ki bir kanun hükmünde kararname yapabilmek için, ortada ya ekonomik bir yön olmalı, ya da ivedilik olması gerekli.”

“İvedilik yoktur”

Seyrüsefer affından yola çıkarak, ilgili maddeyi tanımlayan Boyra, “Burada herhangi bir ekonomik durum söz konusu değil. İllaki seyrüsefer çıkaranlar bir para ödeyecektir, ama alınan karar Anayasanın bahsettiği ekonomik anlamda bir kanun gücünde kararname değildir. İlgili maddede geçen ivedilik gerekliliği de seyrüsefer affında veya muhaceret affında yoktur. Bu noktada da akla yine sorular geliyor hükümet neden bu konuları parlamentoya götürmüyor da kanun gücünde kararname yapma ihtiyacı duyuyor” diye konuştu.

“Bu kadar hatalı karar varsa yargı denetlemeli”

Yapısı gereği Anayasa Mahkemesi ve Yüksek İdare Mahkemesinin genelde müdahale etme konusunda çekingen olduklarına da dikkat çeken Boyra, “Çünkü yasama ve yürütmenin yetkisine müdahale etmemek için uzak durmaya çalışmaktadır. Ama yasama ve yürütmenin bu kadar hatalı kararları varsa başka çare yoktur yargı tarafından denetlenmelidir” şeklinde konuştu.

“Bağımsızlar hükümeti çok fazla desteklemiyor”

Boyra, sözlerine şu şekilde devam etti; “Neden bir hükümet belli bir konuda politika üretip de o politikalarını yasalaştırmak için parlamentoya gitmez ve parlamentoyu kullanmadan kendi yetkilerini kullanarak bu işi çözmeye çalışır? Bu da bize parlamentoda bir problem var mı diye düşündürüyor. Hükümet ya bu aldığı kararların parlamentoda ve kamuoyunda tartışılmasını istemiyor ki bu durumda basın ve halk bu kararları günlerce tartışıp yazacak, yasa tasarısı yapılacak bu yasa tasarısı komiteye gidecek orada tartışılacak, sonra halk ve medya yine bunu tartışacaktır. Ya da hükümeti destekleyen bağımsızlarda bir problem olduğundan dolayı hükümet kararlarının parlamentoda tartışılmasını istemiyor. Kısacası bu durumda ya bağımsızlar hükümeti çok fazla desteklemiyor, ya da kamuoyunun kararlarını tartışmasını istemedikleri için bu şekilde geçiştirmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

“Yasa gücünde yasacıklarla ülke idare edilmemeli”

Boyra, sözlerine şu şekilde son verdi; “Hükümet etmek ciddi bir iştir ve hiçbir kuvvet diğer kuvvetin yetkilerini gasp etmemelidir. Kısacası hükümet edenler, parlamentonun yetkilerini alıp da yasa gücünde yasacık yapıp ülkeyi bunlarla idare etmemeleri gerekir. Yapmak istedikleri bir şey varsa getirip kamuoyunda ve parlamentoda bu tartışılacak ve ondan sonra yasalaşacak. Bunun dışında hiçbir yasa gücünde kararname ülkeyi yönetmek için kullanılmamalıdır.”

 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351