• BIST 94.887
  • Altın 246,588
  • Dolar 6,3495
  • Euro 7,4057
  • Lefkoşa 22 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 26 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

“Yediğimiz Tuzun Büyük Bir Kısmı Satın Aldığımız Hazır Gıdaların İçinde Gizlidir”

Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Buğan; “Yediğimiz Tuzun Büyük Bir Kısmı Satın Aldığımız Hazır Gıdaların İçinde Gizlidir”
“Yediğimiz Tuzun Büyük Bir Kısmı Satın Aldığımız Hazır Gıdaların İçinde Gizlidir”

Sağlıklı beslenmenin en önemli parçalarından birinin tuz tüketimine dikkat etmek olduğuna dikkat çeken Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Barış Buğan, fazla tuz tüketiminin yüksek tansiyon, kalp hastalıkları başta olmak üzere böbrek hastalıkları, şişmanlık, şeker hastalığı ve bazı kanser türleri gibi önemli halk sağlığı sorunlarına neden olduğunu kaydetti. 

Doç. Dr. Barış Buğan, “12-18 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası” dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Dünya Sağlık Örgütü; hastalıklardan korunmak amacıyla tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram (tepeleme bir çay kaşığı veya silme bir tatlı kaşığı) olarak önermektedir. Türk toplumunda tuz tüketimi önceki yıllarda çok daha fazla iken yapılan bilinçlendirme çalışmaları ile tüketim miktarının giderek azalmakta olduğu görülmektedir. Buna rağmen, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nin gerçekleştirdiği çalışmalar günlük tuz tüketimi miktarının hala daha hastalıklardan korunmak için önerilen miktarın çok üzerinde olduğunu ortaya koymaktadır.
Unutmayalım ki başta yüksek tansiyon hastalığı olmak üzere aşırı tuz tüketiminin yol açtığı birçok hastalığı olan ve bu nedenle ilaç kullanan hastalarda ilaç direncinin en başta gelen nedeni yine aşırı tuzlu beslenmedir. Tuz tüketimi konusunda toplumun yanlış bildiği bir diğer kritik nokta ise sadece sofrada yemeğe tuz atmamak ile yeterli kısıtlama yapılamayacağıdır. Başta hazır gıdalar olmak üzere tuz içeriği yüksek gıdalar ile yapılan yemekler ile beslendiğimiz sürece yemeğe sofrada tuz atmasak bile yüksek oranda tuz tüketmiş oluruz.

Gıdaların Etiketlerini Kontrol Edin!
Bu nedenle fazla tuz tüketiminin sağlık üzerine olumsuz etkilerine yönelik kamuda farkındalık oluşturulması ve bilgilendirme yapılması daha da önem kazanmaktadır ve aşırı tuz tüketiminin azaltılması amacıyla her yıl “Tuza Dikkat Haftası” etkinlikleri yapılmaktadır.  Her yıl belirlenen bir tarihte gerçekleştirilen  “Tuza Dikkat Haftası” bu yıl 12-18 Mart 2018 tarihleri arasında olacaktır.  Toplumumuza ulaştırmamız gereken mesaj "UNUTULAN TEHLİKE: Yediğimiz tuzun büyük bir kısmı satın aldığımız hazır gıdaların içinde gizlidir. Gıdaların etiketlerini kontrol edin ve daha az tuz tüketimi için tercihlerinizi değiştirin” olmalıdır.

Tuz Tüketimini Azaltmak İçin  Ne Yapalım?
Tuz tüketimi günlük olarak 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) geçmemelidir. Bunu sağlayabilmek için aşağıdaki önlemlere dikkat edilmelidir;
1.Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin bileşiminde sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir.
2. Sofrada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve sofradan tuzluk kaldırılmalıdır.
3. Besin sanayisinde kullanılan ve genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan mono sodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu bileşiklerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır.
4. Hazır soslar (soya sosu, ketçap sos, barbekü sos, tartar sos, salsa sos, hardal, makarna sosu gibi), atıştırmalık ürünler (cips, tahıl bazlı bar, meyve bazlı bar, ekstrüde ürünler, patlamış mısır gibi), tuzlanmış kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz, badem, leblebi, kavurga, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, her türlü çekirdek içi vb.), turşu ve salamura (siyah ve yeşil zeytin, sebze turşuları), balık konserveleri, tuzlanmış, tütsülenmiş ve/veya salamura edilmiş et ve balık ürünleri ile aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan mineralli içecekler yüksek miktarda tuz içermeleri nedeniyle az tüketilmelidir.
5. Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, kurut, yaprak salamurası vb. yiyeceklerin tuz içeriği fazladır. Bu nedenle daha az tüketilmeli ve hazırlarken yüksek miktarda tuz kullanımından kaçınılmalıdır.
6. Salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir.
7. Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz yada tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir.
8. Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir.
9. Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmelidir.
10. Tuz yerine doğal lezzet arttırıcılar (soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber vb.) kullanılmalıdır.
11. Tuz tüketiminin azaltılması konusunda bir süre ısrarlı davranıldığında, kişinin tuzu azaltılmış beslenme biçimine alışabileceği unutulmamalıdır.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler