• BIST 1.441
  • Altın 485,056
  • Dolar 8,2228
  • Euro 9,9825
  • Lefkoşa 21 °C
  • Mağusa 20 °C
  • Girne 22 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 20 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 16 °C

KTEZO:Yeniden bir mücadele için toplanma çağrısı yapıyoruz.

K.T. Esnaf ve Zanaatkarlar Odası bir açıklama yayınlayarak toplanma çağrısı yaptı
KTEZO:Yeniden bir mücadele için toplanma çağrısı yapıyoruz.

K.T. Esnaf ve Zanaatkarlar Odası bir açıklama yayınlayarak toplanma çağrısı yaptı:

Yeniden bir mücadele için toplanma çağrısı yapıyoruz.

Özeleştiri yapmamız gereken bir noktadayız… Acımasız olacak ancak çok açıktır ki “Ne ektiysek onu biçiyoruz” … Minnet etmenin, avuç açmanın sonu her zaman gelir. Nitekim de geldiğimiz noktanın özeti bundan başka bir şey değildir…

Ülkemizde önce siyaset çözüldü. Türkiye’de her gelen iktidarın arkasından sürüklendik… Giden ağam, gelen paşam oldu… Sonu gelmeyen Anavatan, şükran hamaseti ile “parayı biz alırız, bizi seçin” çığırtkanlıkları ile hükümet olmayı başarı saydık.

Başarısız da olmadık hani… Devlete işçi alımı, devlete memur istihdamı olarak geri döndü bu siyaset. On yılda emekliliğin, bolca ikramiyelerin olduğu bir düzen inşa ettik. Cevizcinin çuvalından oynadıkça oynadık.

Tatlı mı tatlı çevremizi, partililimizi, seçmenimizi ihya etmenin siyasetini yaptık.

“Devlet malı deniz, yemeyen domuz” du artık… Yürüdük, kimsenin bizleri tutamayacağı bir yolda. İşe alırken, terfi yaparken, prensip, kural, liyakat da neyin nesiymiş elimizin tersiyle hepsini bir kenara attık.

Bunları yaparken üretimi, hizmeti, katma değeri, insana saygıyı yaşamımızdan çıkardık. Ürettiğimiz kadar tüketmemiz gerektiğini ayıp saydık…

Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceği, dönemeyeceğini unuttuk.

Bir toplumun, bir halkın kapasitesinin ancak yönetmekle, sorumlulukla, kurumlara sahip çıkarak, akıl ve hukukla kurulabileceğini aklımıza bile getirmek istemedik.

Kişiliksizliği, kimliksizliği, biat etmeyi öyle bir benimsedik ki yanı başımızdakini bile göremez olduk.

On yıllar içinde öyle bir düzen, öyle bir yapı yarattık ki sıkıştıkça, sarsıldıkça ders almak yerine tarlaya, arsaya, ranta dayandık. Ne plana razı olduk ne de programa…Sadece ağzımızda geveledik.

O kadar hızlı yol aldık ki sahilleri, dağları parsel, parsel tükettik, dağıttık, kirlettik.

Ne turizm diyebileceğimiz bir turizm ne de çok övündüğümüz, eğitim adını verebileceğimiz eğitim bıraktık.

Her gelen krizde ve salgın süresince de yaşadığımız gibi ne dayanışma ne de paylaşmaya razı olduk. Yarattığımız statüko, düzen toplumun yarısını kapı dışarı ederken dahi aklımıza  düşürmek istemedik.

Soru şudur: Her zaman yaptığımız gibi elimiz yıkayıp kirlilikten kurtulabilecek miyiz?

O kadar ki değerli yalnızlığını yaşıyor, her çevre, her zümre, her birey, Bu kadar mı diyeceksiniz, evet bu kadar.

Bu statüko, bu düzen devam etmez.

Temel meselemiz insanın, insana saygısı temelinde ezmeyen, tüketmeyen, üretken bir ülke, barış içinde bir Kıbrıs, bir dünya için mücadele etmek; çoğalmayı, çoğaltmayı başarabilmektir.

Yarın Peyak önünde yeni ve yeniden bir mücadele için toplanma çağrısı yapıyoruz.

Onurlu bir yaşam için, kimsenin aç kalmadığı, işsiz ve yalnız kalmadığı, özgürlüklerin yaşandığı bir toplum için, dayanışma ve adalet için sesimizi yükseltmeye, birarada olmaya davet ediyoruz.

Yeni ve yeniden başlamak için…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler