Tuncay, 2025 yılında tamamlanan ya da tamamlama aşamasına gelen çok sayıda proje olduğunu belirterek, bunlara; çalışmaları tamamlanan Gazimağusa’daki Aziz George Kilisesi ve Larnaka Tuzla Camisi koruma projelerini örnek gösterdi. Tuncay, Mormenekşe’deki tarihi taş evdeki restorasyon çalışmasının da bu yılın ilk çeyreğinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini aktardı.
Tuncay, bu yıl için planlanan çalışmalara ilişkin, beşi Baf, beşi de Larnaka bölgesinde 10 camide çalışma başlatmak için ihale açıldığını; Girne bölgesinde beş proje başlatmayı planlıklarını açıkladı.
Gazimağusa surlarının en yıpranmış bölümü olan Diamente Burcu için proje hazırlıklarının sürdüğünü belitten Tuncay, Lefke’de Acendu Kilisesi ve Belediye binası yakınındaki su kemerlerinde çalışma yapmayı planlıklarını da açıkladı.
Ali Tuncay, Lefkoşa surlarının halihazırda iki bölümünde surların çöktüğünü, çökme riski yüksek olan birkaç yerin de tespit edildiğini belirtti. Tuncay, surların korunması amacıyla eski Cumhurbaşkanlığındaki binalardan, İngiliz koloni döneminden kalma tarihi bina hariç sonradan yapılan tüm ek yapıların yıkılmasının da acil şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tuncay, “Biz Kültürel Miras Teknik Komitesi olarak elimizden geleni yapıyoruz, siyaset kurumunun ve sivil toplumun da benzer hassasiyeti ve ilgiyi göstermesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.
Kültürel Miras Teknik Komitesi Eş Başkanı Tuncay, komite tarafından 2025 yılında tamamlanan projeler ile 2026 yılında hayata geçirmeyi planlanan çalışmalar hakkında Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) açıklamalarda bulundu, ayrıca komite çalışmalarının önemine değindi.
- 17 yılda 180’in üzerinde kültürel miras eserde çalışma
Tuncay, Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin üretken bir yapısı olduğuna dikkat çekerek, “Komitenin başarısının adadaki her iki tarafın ortak bir sorumluluğu paylaşmasından kaynaklandığını” belirtti ve ekledi:
“Bizler, anıtları bir kimlik mücadelesinin değil, bu adanın paylaşılan hafızasının parçaları olarak görüyoruz. Bu depolitize yaklaşım çalışmalarımıza doğrudan yansıyor: herhangi bir yapıya ‘bizden–sizden’ diye bakmıyoruz ve karşılıklı bir suçlama oyununun parçası olarak görmüyoruz.”
Tuncay, projelerin önceliklendirilmesinde üç ana kriterleri olduğunu belirterek, bunları; yapının statik durumu ve acil müdahale gerektirip gerektirmediği, tarihsel, kültürel veya dini değeri ve insanlar için sembolik önemi olarak sıraladı.
Komitenin kurulduğu 2008 yılından bu yana önemli bir ilerleme kat ettiklerini belirten Tuncay, farklı fazlar altında yürütülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar 180’in üzerinde kültürel miras eserinde restorasyon, acil müdahale, konservasyon veya etüt çalışmalarının tamamlandığı söyledi.
Tuncay, 2010’den bu yana komite çalışmalarına 45 milyon euroyu aşan bir mali kaynak kullanıldığını, bu desteğin ana sağlayıcısının 35 milyon euroyu aşkın fon tahsis eden Avrupa Birliği (AB) olduğunu söyledi. Komitenin uygulama ortağının Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) olduğunu anımsatan Tuncay, Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi, yerel bağışlar, uluslararası ALIPH Vakıf ile elçiliklerin de zaman zaman finansal katkı sağladığını belirtti.
-2025’te tamamlanan projeler, 2026 yılı için planlanan çalışmalar
Tuncay, 2025 yılında tamamlanan ve tamamlanma aşamasına gelen çok sayıda proje olduğunu belirterek, bunlara bazı örnekler verdi. Gazimağusa’daki Latinlerin Aziz George Kilisesi ve Larnaka Tuzla Camisi’ndeki koruma çalışmalarının tamamlandığını belirten Tuncay ayrıca, Güney Kıbrıs’ta Dohni (Taşkent), Evdim (Düzkaya), Tera ve Alaminyo camilerindeki koruma çalışmalarının da sonuçlandırıldığını kaydetti.
Tuncay, 2026 yılında, Gilan ve Aytuma camilerinde koruma çalışmalarına başlayacaklarını; ayrıca beşi Baf, beşi de Larnaka bölgesinde 10 camide çalışma başlatmak için ihale açıldığını söyledi.
Kuzey’de de yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Tuncay, Kanakarya Manastırı, Akdoğan’da bulunan Panagia Kilisesi ve Girne’deki Chrypolitissa Kilisesi’ndeki koruma çalışmalarının tamamlandığını kaydetti. Apsinthonissa Manastırı koruma çalışması ve Apostolos Andreas Manastırı’ndaki ikinci aşama restorasyon çalışmasının devam ettiğini aktaran Tuncay, Girne bölgesinde beş proje başlatmayı planlıklarını açıkladı.
Dini olmayan yapılardaki çalışmaların da devam ettiğini aktaran Tuncay, Mormenekşe’deki tarihi taş evdeki restorasyon çalışmasının 2026’nin ilk çeyreğinde tamamlanacağını söyledi. Gazimağusa surlarının en yıpranmış bölümü olan Diamente Burcu için proje hazırlıklarının sürdüğünü belirten Tuncay, Lefke’de Acendu Kilisesi ve Belediye binası yakınındaki su kemerlerinde çalışma yapmayı planlıklarını da açıkladı.
- “Her iki taraf arasında denge gözetiyoruz”
Komitenin “her iki taraf arasında denge gözeten” bir anlayışla çalışmalarını yürüttüğünü vurgulayan Tuncay, şöyle konuştu:
“Her iki taraf arasında denge gözetiyoruz. Kıbrıs’ın her iki tarafındaki dini ibadet yerleri, hamamlar, çeşmeler, su değirmenleri, kale surları, arkeolojik alanlar ve mezarlıklar aynı çerçevede bir bütün olarak ele alınıyor. Bu iş birliği modeli bizi hem üretken hem de güven yaratan bir yapı haline getiriyor. Kuzey ve Güney’de benzer projeleri bir denge içerisinde yürütmek Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki güvenin yaratılması açısından hayati önemdedir.”
- Mağusa ve Lefkoşa surları ile Girne Kalesi’ndeki projelerin son durumu...
Tuncay, Mağusa ve Lefkoşa surları ile Girne Kalesi’ndeki projelerin son durumu hakkında da bilgi verdi. Mağusa surlarındaki projelerin hem yapısal karmaşıklığı hem de uzunluğu nedeniyle aşamalı bir şekilde yürütüldüğünü belirten Tuncay, Othello Kalesi, Akkule, Martinengo Tabyası ve Canbulat Burcu bölgesi gibi kritik noktaların tamamlandığını kaydetti. Tuncay, surların tamamı için çok yıllı bir stratejiye ihtiyaç olduğunu belirterek, bu çalışmanın devam edeceğini söyledi.
Lefkoşa surlarındaki sıkıntıların “çok büyük” olduğunu ifade eden Tuncay, “Yakın geçmişte Quirini Burcu’nda iki ayrı noktada meydana gelen çökmelere 2020 ve 2024 yıllarında acil müdahale yaptık. Yine Covid-19 salgınının en yoğun döneminde Zahra Sokak’ta çöken sur duvarlarını restore ettik. Buralarda çökme riskini ortadan kaldıran hızlı ama etkili bir koruma gerçekleştirdik.” dedi.
Girne Kalesi’nin Batık Gemisi Galerisi üzerinden komitenin çalışma alanına girdiğini aktaran Tuncay, batık gemiden çıkartılan tarihi objelerin korunmasına yönelik iyileştirmeler tamamlandığını, ayrıca kalenin bir parçası olan Batık Gemi Galerisi’nin çatısında tamir ve izolasyon çalışmaları yapıldığını aktardı.
- “Eski Cumhurbaşkanlığındaki tarihi bina hariç sonradan yapılan tüm ek yapıların yıkılması da acil şekilde değerlendirilmeli”
Tuncay, restore edilen eserlerin sürdürülebilir bakımının komite için en kritik konulardan biri olduğunu söyleyerek, “Büyük restorasyon projelerini tamamlamak tek başına yeterli değil; bu anıtların düzenli, yani sürdürülebilir bakımının da yapılması gerekiyor. Aksi takdirde büyük kaynaklar harcayarak korumaya çalıştığınız bu eserler birkaç yıl içerisinde yeniden kötü duruma gelebiliyor.” dedi.
Bu kapsamda, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi, Kıbrıs Vakıflar İdaresi ve belediyelerle iş birliği yaptıklarını belirten Tuncay, yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde önleyici bakım mekanizmasını hayata geçirdiklerini açıkladı ve şöyle konuştu:
“Gazimağusa Belediyesi tarafından oluşturulan teknik ekibe eğitimin yanı sıra çalışmalarında kullanacakları temel aletler ile malzemeyi sağladık. Şu an bu ekip çok başarılı bir şekilde hem eserlerdeki bitki temizliğini hem de basit tamir çalışmalarını yürütüyor. Benzer bir iş birliğini Lefkoşa Türk Belediyesi’yle de başlatma aşamasına geldik. Bu ekibe de benzer eğitim ve malzeme desteğini sağlayacağız. Öncelikle sur üzerinde ve yakın çevresinde bu tarihi yapıya zarar veren bitkilerin temizliğinin ve su kontrolünün yapılması gerekiyor. Lefkoşa surlarının halihazırda iki bölümünde surlar çökmüş durumdadır. Buna ilave olarak, çökme potansiyeli yüksek olan birkaç yerin daha bulunduğu uzmanlarımız tarafından dikkatimize getirildi. Ayrıca, surların korunması amacıyla eski Cumhurbaşkanlığındaki binalardan, İngiliz koloni döneminden kalma tarihi bina hariç sonradan yapılan tüm ek yapıların yıkılmasının da acil şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Biz Kültürel Miras Teknik Komitesi olarak elimizden geleni yapıyoruz, siyaset kurumunun ve sivil toplumun da benzer hassasiyeti ve ilgiyi göstermesi gerekiyor.”
-Mezarlıkların restorasyonu konusu
Mezarlıkların, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için son derece hassas bir konu olduğunu belirten Tuncay, 2 Nisan 2025’de liderlerin aldığı ortak karar doğrultusunda mezarlıkların restorasyonu konusunda sorumluluğun Komite’ye verildiğini anımsattı. Tuncay, ilk aşamada her iki tarafta da durum tespiti ve envanter çalışması başlattıklarını aktararak, şu bilgileri paylaştı:
“Her iki taraftaki durum pek de iç açıcı değil. Birçok mezarlık, türbe ve mezar taşı ya kötü durumda ya da yok olmuş. İlk aşamada, 15 Türk ve 15 Rum mezarlığında çalışma başlattık. Yapılan çalışma çerçevesinde çevre duvarlarının tamiri, mezarlık sınırlarının tellenmesi, bitki temizliği ve mevcut mezar taşlarının tamiri yapılmaktadır. İlk aşamayı oluşturan bu çalışmalar tamamlandıktan sonra isteyen kişiler kendileri finanse ederek ailelerinin mezarlarını yaptırma imkanına da sahip olacaktır. Şu an çalışma yapılan 30 mezarlığa, 15 Türk ve 15 Rum mezarlığından oluşan yeni bir listenin belirlenmesi amacıyla çalışma yapılmaktadır. Mezarlıklar yalnızca fiziki yapılar değil, insani bir konudur da. Bu nedenle bu projeleri çok yüksek bir etik hassasiyetle yürütüyoruz.”
- Othello Kalesi’ndeki 3D dijital ziyaret projesi
Tuncay, üç yıl önce hizmete giren Othello Kalesi’ndeki dijital çalışmanın, komitenin dijital miras alanındaki en başarılı çalışmalarından biri olduğunu ifade ederek, üç boyutlu tarama, sanal tur ile gençlere yönelik interaktif oyun tasarımlarının ilgi gördüğünü söyledi. Sayısal kullanıcı verilerinin UNDP tarafından takip edildiğini belirten Tuncay, “Şunu söyleyebilirim ki özellikle gençler ve öğrencilerden olağanüstü geri dönüşler aldık.” dedi. Tuncay, bu pilot proje sonrasında komite çerçevesinde yapılan tüm projeler için dijital model, panoramik tur ve çevrim içi erişim içeriği üretilme kararı alındığını açıkladı.
-Kültürel miras genç elçileri
Tuncay, eğitim konusuna da değinerek, “Kökeni ne olursa olsun ada üzerinde paylaşılan kültürel mirası sahiplenme ve koruma bilincini artırmak bizim en önemli misyonlarımızdan biridir.” dedi. 2024’te tamamlanan Eğitim Programı’nın daha erişilebilir olması için çalışmaların sürdüğünü belirten Tuncay, “Amacımız, gençlerin kültürel mirası bir çatışma konusu değil, paylaşılan ve korunması gereken bir değer olarak görmesini sağlamaktır. Kültürel miras elçisi olarak belirlediğimiz her iki taraftan gençlerin 2026 yılı içerisinde daha aktif olarak komitemizin tanıtımını ve görünürlüğünü artırması yönünde çalışmalarını da teşvik edeceğiz.” dedi.
- “Yaptığımız, yalnızca taşları onarmak değil…”
Tuncay, “Kıbrıs, üç kıtanın kesiştiği noktada, doğunun en batısında ve batının en doğusunda yer alan bir adadır. On bin yılı aşan tarihimiz boyunca adadan gelip geçen bütün medeniyetler bize aittir; hamurumuzda, dokumuzda onların izleri, gelenekleri ve adetleri vardır. Bizim yaptığımız, yalnızca taşları onarmak değildir; iş birliği ortamı içerisinde güven inşa etmek ve geleceğe karşılıklı saygıya dayanan, paylaşılan ve korunan bir kültürel zemin bırakmaktır.” dedi.
Tuncay, “Bu komitenin başarısı, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların eşitlik temelinde iş birliği yaparak her iki tarafın da yararına olacak çalışmaları gerçekleştirebileceğinin somut bir örneğidir” diye ekledi.
Tuncay, çalışmalarına katkı koyan Kültürel Miras Teknik Komitesi, Danışma Kurulu ve UNDP’deki tüm uzmanlara teşekkürlerini de iletti.