BM’nin Kıbrıs Planında Yeni Formül: İki Kurucu Devletli Esnek Federasyon Modeli Gündemde

INDEPENDENT Gazetesi: BM, 52 yıllık çıkmazın ardından Kıbrıs krizini sona erdirmek için yeni bir plan hazırladı iddiası. Holguín, her iki tarafın da istediklerini elde ettiklerini iddia edebilecekleri kadar esnek bir anlaşma üzerinde çalışıyor.

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs sorununu 52 yıl sonra çözmek amacıyla üzerinde çalıştığı yeni çerçevenin ayrıntıları ortaya çıktı. Taslak modelin, Türkiye’nin savunduğu “iki devletli çözüm” talebine yaklaşan ancak uluslararası tanınırlık açısından federal yapıyı koruyan esnek bir formül olduğu belirtiliyor.

İngiliz Independent gazetesinde yer alan habere göre, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi María Ángela Holguín’in yürüttüğü temaslarda, klasik federasyon modelinden uzaklaşan ve Avrupa Birliği içinde daha esnek bir ortaklık yapısını öngören bir çözüm üzerinde duruluyor.

Haberde, önerilen yapının Rum tarafının “federasyon”, Türk tarafının ise “konfederasyon” olarak tanımlayabileceği bir “yapıcı belirsizlik” modeli üzerine kurulmasının hedeflendiği ifade edildi.

İki Kurucu Devlet, Sınırlı Merkezi Yapı

Taslak plana göre, siyasi eşitliğe sahip iki kurucu devlet oluşturulması ve merkezi yönetimin yetkilerinin ciddi şekilde sınırlandırılması öngörülüyor.

Günlük yönetimin büyük bölümünün iki ayrı kurucu devlet tarafından yürütülmesi, sadece ortak çıkar alanlarında küçük bir merkezi yapının devreye girmesi planlanıyor.

Ortak yetkiler kapsamında:

  • İki liderin yer aldığı dönüşümlü başkanlık konseyi,
  • Rum ve Türk Kıbrıslı temsilcilerden oluşan üst konsey,
  • Dışişleri, savunma, maliye, içişleri/vatandaşlık ve Avrupa ilişkilerinden sorumlu sınırlı sayıda ortak bakanlık,

gibi mekanizmaların oluşturulabileceği belirtiliyor.

Siyasi eşitliğin güvence altına alınması için Bakanlar Kurulu’nda en az bir Kıbrıs Türkü bakanın belirleyici oy hakkına sahip olması da gündemde.

Maraş ve Toprak Başlığı Masada

Haberde, KKTC’nin uluslararası tanınma ve daha geniş özerklik karşılığında bazı toprak düzenlemelerine gitmesinin beklendiği ifade edildi.

Bu kapsamda özellikle Maraş (Varosha) bölgesinin geleceği kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

BM’nin olası geçiş sürecinde:

  • Bazı bölgelerin iadesi,
  • Kıbrıs Türk tarafının “üç D” olarak adlandırdığı doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temasların aşamalı uygulanması,
  • Türk limanlarına erişim ve ekonomik kısıtlamaların azaltılması,

gibi adımların değerlendirildiği aktarıldı.

Güvenlik ve Garantiler İçin NATO Formülü

Kıbrıs sorununun en kritik başlıklarından biri olan güvenlik ve garantiler konusunda ise mevcut 1960 garanti sisteminin yerine NATO merkezli yeni bir mekanizma önerilebileceği iddia edildi.

Bu çerçevede Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin rolünün yerine çok uluslu küçük bir güvenlik gücünün oluşturulması seçeneği üzerinde durulduğu kaydedildi.

Rum tarafı Türk askerlerinin tamamen çekilmesini isterken, Kıbrıs Türk tarafı ise Türkiye’nin askeri varlığını güvenlik garantisi olarak görüyor.

Türkiye-AB İlişkileri ve Doğal Gaz Bağlantısı

Planın yalnızca Kıbrıs meselesiyle sınırlı olmadığı, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ve Doğu Akdeniz enerji kaynaklarıyla bağlantılı daha geniş bir paketin parçası olabileceği belirtiliyor.

Olası bir çözümle birlikte:

  • Doğu Akdeniz doğal gaz kaynaklarının değerlendirilmesi,
  • Türkiye-AB Gümrük Birliği sürecinin ilerletilmesi,
  • Bölgesel ekonomik iş birliğinin artırılması,

hedefleniyor.

Erhürman Daha Açık, Hristodulidis Temkinli

Haberde, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın böyle bir çerçeve üzerinde müzakereye daha hazır olduğu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Christodoulides’in ise iç siyasi baskılar nedeniyle daha temkinli hareket ettiği ileri sürüldü.

Erhürman daha önce yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin açık olduğunu belirterek BM Genel Sekreteri’nin çabalarına destek verdiklerini ifade etmişti.

Erhürman, ortaya atılanların henüz bir “plan” değil, bazı fikirler olduğunu vurgulayarak, önceliklerinin Kıbrıs Türk halkının:

  • hakları,
  • güvenliği,
  • eşitliği,
  • geleceği,
  • dünyayla temas imkanları

olduğunu belirtmişti.

Holguín: “Kıbrıs Bölgesel Bir Örnek Olabilir”

BM Özel Temsilcisi María Ángela Holguín ise yaptığı açıklamalarda, geçmiş müzakere süreçlerinin zorluklarına dikkat çekerek Kıbrıslıların ortak bir gelecek vizyonu oluşturabileceğine inandığını söyledi.

Holguín, Kıbrıs’ın farklılıklarına saygı gösteren, iş birliğine dayalı bir yapıyla Doğu Akdeniz’de bölgesel bir örnek olabileceğini ifade etti.

52 Yıllık Sorunda Yeni Sayfa mı?

Kıbrıs müzakereleri, 2004 Annan Planı ve 2017 Crans Montana süreci dahil olmak üzere birçok kez çözüme yaklaşmasına rağmen sonuçsuz kaldı.

Yeni BM yaklaşımının, klasik federasyon modelinden daha esnek bir yapıya yönelmesi nedeniyle, taraflar arasında yeni bir uzlaşı zemini oluşturup oluşturamayacağı önümüzdeki dönemde netleşecek.

Kıbrıs’ta 52 yıllık bölünmüşlüğü sona erdirmeyi hedefleyen bu yeni formül, hem Ankara’nın iki devlet talebine hem de uluslararası toplumun federal çözüm beklentisine aynı anda yanıt arayan bir “orta yol modeli” olarak değerlendiriliyor.