Maviş, artan gerilimin yalnızca bölgeyi değil Kıbrıs’ı da doğrudan etkileyebilecek bir risk haline geldiğini belirterek, adanın tarafı olmadığı bir savaşın parçası haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Başka ülkelerin yarattığı güvenlik krizlerinin bedelini Kıbrıslıların ödemesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Maviş, düşük teknolojiyle üretildiği iddia edilen bir SİHA’nın tüm güvenlik katmanlarını aşabilmesinin, “güvenlik” adı altında kurulan yapının kırılganlığını ortaya koyduğunu savundu.
Kıbrıs’taki askeri üsler ve artan askeri hareketliliğe dikkat çeken Maviş, adanın hiçbir ülkenin operasyon üssü olmadığını ve olmaması gerektiğini kaydetti. Üslerin varlığı ve konumunun açık biçimde tartışılması gerektiğini ifade eden Maviş, askersizleşme ve tarafsızlığın gerçek güvenliğin temeli olarak ele alınması çağrısında bulundu.
Kuzeyde toplumu suç, uyuşturucu, silahlanma ve kayıt dışılıktan koruyamayan bir yapının dış tehditlere karşı güvenlik iddiasının inandırıcı olmadığını ileri süren Maviş, iç güvenlik zafiyetinin derinleştiğini belirtti.
Maviş açıklamasında, Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar ve adada yaşayan tüm halkların küresel güç mücadelelerinin hedefi haline getirilemeyeceğini vurgulayarak, Kıbrıs’ın savaşın ileri karakolu değil; barışın, tarafsızlığın ve üslerden arındırılmış bir geleceğin zemini olması gerektiğini ifade etti.