Erhürman, popülist radikal sağın ve yabancı düşmanlığının önce sözler ve sloganlarla topluma “kötü tohumlar” ektiğini, ardından bu tohumların zaman içerisinde yeşertildiğini ifade etti.
Kuzey Kıbrıs’ın nüfus politikasına da dikkat çeken Erhürman, nüfusun dahi bilinmediğini, plansız ve programsız göçün hem göç alan hem de göç veren bir yapı oluşturduğunu belirterek, bu durumun eğitim, sağlık ve güvenlik alanlarında sorunlara yol açtığını kaydetti.
Ancak yaşanan sorunların hiçbir şekilde insanları etnik kökenleri, doğum yerleri veya kimlikleri üzerinden ayırmayı ve ırkçılığı meşrulaştıramayacağını vurgulayan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının tarihinden süzülen kültürün bugüne kadar toplumu bu tür yaklaşımlardan koruduğunu ifade etti.
Erhürman, nüfusun sayılması ve kapsamlı bir nüfus politikası geliştirilmesinin yanı sıra eğitim, sağlık ve güvenlik alanlarındaki olumsuzlukların giderilmesi için programların hayata geçirileceğini belirtti.
Siyasetin ve medyanın yalnızca siyasetçi ve gazetecilerin sorumluluğunda olmadığını dile getiren Erhürman, toplumun tamamının nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı mücadele etmesi gerektiğini söyledi.
Erhürman, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Öfkeyle, kinle, nefretle değil... Sevgiyle. İnsan sevgisiyle. Çünkü bir çocuğu, bir insanı, nerede doğduğundan, etnik kökeninden, diğer tüm özelliklerinden bağımsız olarak sevmekle başlar her şey.”
Erhürman, sözlerini “Bu topraklarda, bölünmeyi, parçalanmayı, öfkeyi, kini, nefreti değil, sevgiyi, medeniyeti, insaniyeti besleyeceğiz” ifadeleriyle tamamladı.