Mağusa’da seçimlere kısa süre kala Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) yaşanan gelişmeler siyasi kulislerin de gündemine oturdu.
Yaklaşık 7 ay önce Erdal Özcenk’in görevden alınmasının ardından bu kez VYK Başkanı Şemi Bora’nın görevden alınmasının gündeme gelmesi, UBP içerisinde DAÜ üzerinden yeni bir tartışma başlattı.
Mağusa’da seçim atmosferi giderek hareketlenirken, DAÜ’de son aylarda yaşanan yönetim değişiklikleri dikkat çekmeye devam ediyor.
Şubat 2026’da DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Dr. Erdal Özcenk ile kurulun 8 üyesi görevden alınmış, Özcenk’in yerine Şemi Bora atanmıştı. Dönemin görevden alma gerekçesi olarak ise üniversitenin içinde bulunduğu mali ve ekonomik sorunlara karşı yeterli tedbirlerin alınmaması gösterilmişti.
Aradan yaklaşık 7 ay geçmesinin ardından bu kez Şemi Bora’nın görevden alınması için Bakanlar Kurulu tarafından Cumhurbaşkanı’na öneri sunuldu. Resmi Gazete’de yayımlanan kararda Bora’nın görevden alınmasına gerekçe olarak VYK’nın çalışma işleyişi, düzeni, iş birliği ve koordinasyonunda yaşandığı belirtilen aksaklıklar gösterildi. Bora’nın yerine Anıl İmre’nin atanması önerildi.
DAÜ’de “7 ayda iki başkan” tartışması
DAÜ’de kısa süre içerisinde iki VYK başkanının görevden alınmasının gündeme gelmesi, üniversitenin yönetimi kadar siyasi boyutuyla da tartışılmaya başlandı.
Özellikle seçimlere kısa bir süre kala yaşanan son gelişme, DAÜ’nün Mağusa’daki siyasi dengeler açısından yeniden mercek altına alınmasına neden oldu.
DAÜ-SEN ise Bora’nın görevden alınması girişimine ilişkin yaptığı açıklamalarda, kararın seçim yasaklarının başlamasına kısa süre kala gündeme gelmesine dikkat çekerek, DAÜ’de seçim öncesi münhal ve istihdam taleplerinin önündeki engellerin kaldırılmasının amaçlanıp amaçlanmadığını sordu.
Sendika ayrıca, Bora’nın bazı istihdam taleplerine ve DAÜ’ye ait bazı taşınmazlarla ilgili iddialara karşı çıktığını öne sürdü.
UBP içerisinde DAÜ çatlağı mı?
DAÜ’deki gelişmelerin siyasi kulislere yansımasıyla birlikte UBP içerisinde de farklı yaklaşımların ortaya çıktığı konuşuluyor.
Kulislerde, DAÜ konusunda hükümetin tutumunu destekleyen UBP'liler ile Özcenk ve sonrasında Bora dönemindeki gelişmelere farklı yaklaşan UBP'liler arasında belirgin bir görüş ayrılığı bulunduğu iddia ediliyor.
Bu durum bazı siyasi çevrelerde, “UBP’liler DAÜ nedeniyle ikiye bölündü” yorumlarına neden oluyor.
Kulislerde tartışmanın bir diğer boyutunda ise UBP içerisinde kimlerin “muteber UBP’li” kabul edildiği üzerinden yeni bir siyasi ayrışma yaşandığı öne sürülüyor.
Şemi Bora cephesinde ise farklı bir tablo var
Görevden alınması gündeme gelen Şemi Bora’nın DAÜ içerisindeki gelişmelere ilişkin personele yönelik bir bilgilendirme mesajı hazırladığı, ancak mesajın gönderilmesinin engellendiği ortaya çıktı. Konuyla ilgili haberlerde, Bora’nın VYK’daki karar alma sürecinde yaşanan tıkanıklığın arka planını ve görevden alınma sürecine ilişkin değerlendirmelerini aktarmak istediği belirtildi.
DAÜ’deki yönetim krizi böylece yalnızca üniversitenin idari yapısını değil, Mağusa’daki seçim öncesi siyasi dengeleri de etkileyen bir başlık haline geldi.
Önümüzdeki günlerde Bora’nın görevden alınmasına ilişkin sürecin nasıl sonuçlanacağı ve DAÜ’de yapılacak yeni atamaların Mağusa’daki siyasi tabloya nasıl yansıyacağı merak ediliyor.