İç hizmetler döner sermaye personelinin yasal bir satüye kavuşması için yapılan çalışma ve zaruri ihtiyaç halinde açılması gereken münhaller ve benzer konuları uzun süre bekletip gündeme almayan Sn. Bora nın bugün bu ve benzeri konuları seçim yasakları ile ilişkilendirmesi son derece düşündürücüdür.
İşte açıklamanın tamamı;
Değerli DAÜ Ailesi,
Vakıf Yöneticiler Kurulu’nda yaşanan tıkanıklık artık DAÜ’nün karar alma mekanizmalarını, çalışanların haklarını ve kurumun itibarını doğrudan etkileyen ciddi bir yönetim krizine dönüşmüştür.
Sorunların çözümünün kurum içerisinde aranması yerine, Kamuoyu önünde yürütülen karşılıklı suçlamalar, ağır ithamlar ve asılsız iddialar, DAÜ’nün sorunlarına çözüm üretmediği gibi kurumumuzun itibarına da açıkça zarar vermektedir. Siyasi ve kitlesel menfaatler uğruna yapılan açıklamalar, belirli mecralara verilen taraflı röportajlar ve sosyal medyada haber sitesi maskesi altında belli çıkarlar karşılığında tetikçilik yapan bazı platformların ortaya attığı asılsız iddialar, adeta "DAÜ’ye kim daha fazla zarar verecek?" yarışına dönüşmüştür.
VYK Başkanı Sn. Şemi Bora, 25 Eylül Cuma günü bir kez daha kamoyuna bir açıklama yapmıştır. Gündeme getirdiği iddiaların bir çoğu bundan önceki açıklamalarında olduğu gibi gerçekleri yansıtmadığını gibi DAÜ’deki mevcut krizi daha da büyütmektedir.
4 Nisan 2024 tarihinde tüm taraflarca imzalanan, DAÜ’nün sürdürülebilir bir mali yapıya kavuşması ile ilgili protokolde ve aynı zamanda Toplu iş sözleşmelerinde yer alan maddelerden olan, kesintilerin geri ödenmesi, İç hizmetler döner sermaye personelinin yasal bir satüye kavuşması için yapılan çalışma ve zaruri ihtiyaç halinde açılması gereken münhaller ve benzer konuları uzun süre bekletip gündeme almayan Sn. Bora nın bugün bu ve benzeri konuları seçim yasakları ile ilişkilendirmesi son derece düşündürücüdür.
VYK Başkanlığı makamı, kişisel açıklamalarla tarafların birbirini suçladığı bir alan değil, Üniversitenin kurumsal yapısının, hukukun ve ortak aklın işletilmesi gereken bir makamdır. VYK gündem ve karar süreçlerinin belirli kişi veya kişilerin istekleri doğrultusunda şekillendirilmesi ise kurum açısından son derece ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.
Bakanlar Kurulu’nun 16 Eylül 2026 tarihli kararıyla Sn. Şemi Bora’nın görevden alınmasının Cumhurbaşkanı’na önerilmiş olması da mevcut yönetim yapısına ilişkin ciddi bir değerlendirme yapıldığını göstermektedir.
Sendikamızın talebi nettir;
Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin daha fazla kurumsal ve idari zarar görmemesi adına, VYK Başkanı Sn. Şemi Bora’yı bir an önce görevinden istifa etmeye davet ediyoruz.
CUMHURBAŞKANI Sn. TUFAN ERHÜRMAN’a açık çağrımızdır,
Önünüzde onay bekleyen Sn. Şemi Bora’nın görevden alınmasına ilişkin öneriyi, DAÜ’de yaşanan yönetim krizinin daha fazla derinleşmesine izin vermeden değerlendirmenizi ve süreci daha fazla uzatmamanızı bekliyoruz. DAÜ’nün içerisinde bulunduğu bu kritik süreçte, çeşitli çevrelerden farklı yönde baskılar ve telkinler gelebileceğinin farkındayız. Sn. Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda bir DAÜ’lü olarak, kişisel veya siyasi değerlendirmelerin ötesinde DAÜ’nün kurumsal geleceğini, çalışanlarını, öğrencilerini ve Üniversitenin kamu yararını gözeterek karar vereceğine inanıyoruz.
DAÜ bizim ortak değerimizdir.
DAÜ’nün itibarını, kurumsal yapısını ve geleceğini korumak hepimizin ortak ve kaçınılmaz sorumluluğudur.
Saygılarımızla,
DAÜ Per-Sen Yönetim Kurulu