DAÜ-SEN’in bugün yaptığı açıklamadaki 29 kişilik liste, kullanıcının özellikle dikkat çektiği 23 kişilik grubu da içeriyor: Sendika, 29 kişinin 2024 sonrasında münhal ilan edilmeden istihdam edildiğini; bunlardan 23’ünün hiç ders vermediği halde ders yükü tanımlanarak ödeme aldığını, 6 kişinin ise hem ders verip hem idari görev yaptığını ileri sürüyor. Ayrıca Recai Ergün, 7 Ekim 2026 itibarıyla DAÜ VYK Başkanlığına atandı.
DAÜ’de 23 kişilik istihdam iddiası: Yeni VYK’nın önündeki kritik dosya
Münhalsiz istihdam, ders vermeden maaş ve protokol tartışması: “Bu kişilerin yeniden istihdamına kim imza atacak?”
Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) münhalsiz istihdam ve ders vermeden ödeme yapıldığı yönündeki iddialar, yeni Vakıf Yöneticiler Kurulu’nun (VYK) önündeki en kritik dosyalardan biri haline geldi.
DAÜ-SEN, 2024 yılından sonra münhal ilan edilmeden istihdam edildiğini ileri sürdüğü 29 kişilik listeyi Eğitim Bakanlığı ile DAÜ VYK’ya ilettiğini açıkladı. Sendikanın iddiasına göre listedeki 23 kişi hiç ders vermediği halde idari görevlerde bulundu ve kendilerine ders yükü tanımlanarak ödeme yapıldı. Diğer 6 kişinin ise hem ders verdiği hem de idari görev yürüttüğü, dersleri için ayrıca kredi tanımlandığı öne sürüldü.
Şimdi gözler yeni VYK’da
DAÜ VYK Başkanlığına Recai Ergün’ün atanmasının ardından, tartışmanın odağı yeni yönetime çevrildi.
Kamuoyunun yanıt beklediği soru şu:
Münhalsiz istihdam edildiği ve ders vermediği halde ders yükü üzerinden ödeme aldığı ileri sürülen bu kişiler için bundan sonraki süreç nasıl işletilecek?
Yeni VYK, söz konusu isimlerin durumunu inceleyecek mi?
Daha önce yapılan işlemler hukuka, üniversitenin iç mevzuatına ve DAÜ-SEN ile imzalanan protokole uygunluk açısından denetlenecek mi?
Ve daha da önemlisi;
Bu kişilerin yeniden istihdam edilmesi veya mevcut statülerinin devam ettirilmesi gündeme gelirse, VYK Başkanı Recai Ergün ve yeni VYK üyeleri bu kararlara imza atacak mı?
“Bu istihdamlar nasıl yapıldı?”
DAÜ-SEN, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, protokolün imzalanmasından bu yana DAÜ’de herhangi bir istihdam yapılmadığını söylediğini hatırlatarak, kendi hazırladığı 29 kişilik listenin bu açıklamayla çeliştiğini savunuyor. Sendika, söz konusu istihdamların nasıl ve kimlerin bilgisi ve onayıyla gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istiyor.
DAÜ-SEN ayrıca daha önce, 17 Eylül toplantısının Bakanlık tarafından dağıtılan gündeminde “münhal taleplerinin görüşülmesi” ve “Uluslararası Tanıtım Ofisine bir istihdam talebi” maddelerinin bulunduğunu, daha sonraki gündemde bu maddelerin çıkarıldığını açıklamıştı.
YÖDAK’a hangi kadro bildirildi?
Dosyanın bir diğer önemli boyutu ise akademik kadro bildirimi.
DAÜ-SEN’in hazırladığı listeyle ilgili kamuoyunun yanıt beklediği sorulardan biri de şu:
Ders vermediği ileri sürülen bu 23 kişi YÖDAK’a öğretim kadrosunda gösterildi mi?
Eğer gösterildiyse, hangi akademik unvan veya statüyle bildirildiler?
Ders yükleri hangi gerekçeyle tanımlandı?
Bu ders yükleri fiilen gerçekleştirildi mi?
Ödemeler hangi karar ve belgeler temelinde yapıldı?
“İstihdamları kim yaptı?”
Tartışmanın siyasi boyutundan bağımsız olarak yanıtlanması gereken temel soru ise işlemlerin idari sorumluluğuna ilişkin.
Münhal ilan edilmeden yapılan bu istihdamlarda karar mekanizması kimdi?
Rektörlük mü?
VYK mı?
Başka bir idari makam mı?
Ve eğer DAÜ-SEN’in iddiaları doğrulanırsa, ders vermeyen kişilere ders yükü tanımlanarak ödeme yapılmasına hangi makam veya yetkili onay verdi?
“İsimler UBP’ye yakın mı?”
Dosyanın kamuoyunda siyasi tartışmaya dönüşen bir başka başlığı ise istihdam edilen kişilerle ilgili siyasi bağlantı iddiaları.
“Bu isimler UBP’ye yakın veya UBP mensubu mu?” sorusu da gündeme taşınıyor.
Ancak bu konuda isim isim doğrulanmış siyasi üyelik veya parti bağlantısı ortaya konulmadan herhangi bir kişiyi bir siyasi partiyle ilişkilendirmek doğru olmayacaktır. Bu nedenle söz konusu listenin kamuoyuna açıklanması halinde her bir isim için görev, istihdam tarihi, ilan/münhal durumu, kadro statüsü, ders yükü ve varsa resmi kararların ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor.
Yeni VYK için ilk ciddi sınav
DAÜ’de yönetim değişikliğinin hemen ardından gündeme gelen 29 kişilik liste, yeni VYK açısından önemli bir şeffaflık ve hesap verebilirlik dosyası oluşturuyor.
Kamuoyu şimdi şu soruların yanıtını bekliyor:
23 kişi gerçekten hiç ders vermedi mi?
Ders vermeyen kişilere hangi gerekçeyle ders yükü tanımlandı?
Bu ödemeleri kim onayladı?
Münhalsiz istihdamlar hangi makamın kararıyla yapıldı?
İsimler YÖDAK’a öğretim kadrosunda bildirildi mi?
İstihdamlar 2024 protokolüne uygun muydu?
Ve yeni VYK, bu işlemleri inceleyip sorumluları ortaya çıkaracak mı?
DAÜ-SEN’in gündeme getirdiği iddiaların bundan sonraki aşamada belge, kayıt ve resmi kararlarla açıklığa kavuşturulması bekleniyor.