Facebook'ta Gör
A-AA+
TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kanal T’de Nazar Erişkin ile Güne Dair programının canlı yayın konuğu oldu. Bugün Meclis’te görüşülen fiber optik protokolü hakkında eleştirilerde bulunan Denktaş, “Devlet olmanın gereği, böyle bir konu üzerinde sahiplik hakkınızın olmasıdır” dedi.
Hükümetin “Bu çok önemli ve stratejik bir yatırımdır” açıklamasına dikkat çeken Denktaş, tam da bu sebeple yatırımın KKTC devletinin sahipliğinde ve kontrolünde kalması gerektiğini vurguladı. Denktaş, “Türk Telekom’un yeniden bir başka yabancı ülkeye satılmayacağını bize kim garanti edebilir? Satılmaya kalkıldığı takdirde senin önlemin ne?” sorularını yöneltti. Güvenlik gerekçesiyle projenin yerel bir kuruluş eliyle ve devletin gözetim ve yönetiminde yürütülmesi gerektiğini belirten Denktaş, “Elektrik altyapısı, fiber optik gibi altyapılar devletin elinde olmalıdır. Bunlar devlet olmanın gerekliliğidir. Güçlü devlet olmanın da gereğidir. Fakat bunlarda böyle bir yaklaşım, böyle bir düşünce, böyle bir girişim yoktur” dedi.
Fiber optik altyapısının ülke için gerçekten önemli olduğunun altını çizen Denktaş, bu çalışmayı yapabilecek şirketlerin bulunduğunu belirterek, gerektiği takdirde yerli şirketlerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Denktaş, “İhaleni açarsın, şartlarını ortaya koyarsın, üstelik yerli şirketlere avantaj verirsin. Zaten kabloların değişiminde yer altından çıkacak bakır benzeri kaynaklardan elde edilecek gelir, bu projenin yatırım maliyetinin büyük bir kısmını karşılayacaktır” diye konuştu.
"NE İSTİKRARDAN NE EGEMENLİKTEN BAHSETMESİNLER"
Milletvekillerinin polis barikatı kurularak Meclis’e alınmamasıyla ilgili yaşanan olaya da değinen Denktaş, ömründe ilk defa böyle bir manzarayla karşılaştığını söyledi. Sendikaların eylem yapacağı gerekçesiyle Meclis’e girişlerin kapatılacağı bilgisinin, böylesi bir kaos yaşanmadan önce milletvekillerine bildirilmesi gerektiğini kaydeden Denktaş, “Böyle bir tedbir varsa dün akşamdan vekiller haberdar edilmeliydi. Bir diğer husus, başkanlık divanı kararı var mı bu konuda ve bu talimatı kim verdi? Bütün bu soruların cevabı şu: Siz kendinize güvenmiyorsunuz. Egemenliği dilinizden düşürmüyorsunuz ama egemen değilsiniz, iradeniz yok, kapasiteniz yok. Bunun sonucu ‘Yeter artık!’ cümlesidir. Her şey üst üste geliyor; istikrardan, millî birlikten bahsetmeyin” dedi.
Denktaş, asıl millî güvenlik sorununun iç huzursuzluk, pahalılık, istikrarsızlık ve giderek artan yoksullaşma olduğunu belirtti. “Yurttaş umutsuzluk içinde, hiçbir şeyi umursamıyor. Devletten uzaklaşıyor, soğuyor. En kötüsü de Türkiye’den uzaklaşıyor. Bunlar bizim geleceğimiz için önemli tehditlerdir. O yüzden kimse bana ‘istikrarlı hükümetimiz’ masalını okumasın” ifadelerini kullanan Denktaş, memleketin içinde bulunduğu ruh hâlinin derhal değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
“Biz TAM Parti olarak bu atmosferi değiştirmek niyetindeyiz. Toplumun tüm kesimlerinin, ayrılıklarına rağmen ortak bir zeminde buluşması gerekiyor” diyen Denktaş, TAM Parti’nin özünde böyle bir yapı olduğunu belirtti. Denktaş, “TAM Parti’de sağdan gelen de var, soldan gelen de var. Farklı kültürlerden gelen pek çok insanımız var. Bütün uğraşımız, bu farklılıkların ortak noktasını ortaya çıkarıp ülkemizin daha yaşanabilir bir hâle nasıl geleceğini halkımıza anlatabilmektir. Bunun uğraşını veriyoruz. Bütün meselemiz, hepimizin ortak hedeflerini ortaya koyup orada buluşabilmektir” dedi.
"ATANMIŞ BAKAN, SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANINA SALDIRIYOR"
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun düzenlediği basın toplantısını da eleştiren Denktaş, “Bizde Dışişleri Bakanlığı, görüşmeci cumhurbaşkanının evraklarını ve tutanaklarını hazırlar, cumhurbaşkanının taleplerini yerine getirir. Talimatlarını yurt dışında yaymaya çalışır. Dışişleri Bakanlığı böyle çalışır. Şimdi bir bakıyorsunuz ki bir basın toplantısıyla atanmış Dışişleri Bakanı, seçilmiş Cumhurbaşkanına saldırıyor. Böyle bir şey olamaz. Buna müsaade eden başbakanda da hata vardır. Normal koşullarda Dışişleri Bakanı’nın başbakan tarafından görevden alınması gerekir” dedi.