Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, NTV'den Deniz Kilislioğlu'nun sorularına yanıt verdi.
Guterres'in yanıtladığı sorular ve verdiği cevaplar şu şekilde:
Kıbrıs adası da İran’ın misillemelerinden etkileniyor. Adanın çevresinde savaş gemileri var, içerisi de silahlanıyor. Türk tarafının güvenliği konusunda ne söylersiniz?
"Kıbrıs sorununu çözmek için çok sıkı çalışıyoruz. Yakınız demezdim ancak ileriye olumlu açıda ilerledik. Yeniden başladık iletişimlere. Bizim tek amacımız adanın halkları modern dünyanın tüm imkanlarından yaralansın. İyimser ya da kötümser değilim ama kararlıyım. Görev süremin son gününe kadar Kıbrıs sorununun çözülmesi için elimden gelen her şeyi yapacağım."
BM SİSTEMİ ÇÖKÜŞÜ MÜ YAŞIYOR?
"Sistem çökmez. Sistem çökmeyecek ama tabii ki büyük belirsizliklerle karşı karşıya olmaya devam ediyor.
Şu anda gerçekten çok büyük bir belirsizlik içinde yaşıyoruz. Çatışmaların katlanarak arttığını görüyoruz ve bence bu noktada en dramatik boyutu uluslararası hukukun artık uygulanmaması. Bunu uygulama sorumluluğuna sahip olan BM Güvenlik Konseyi üyelerince bile hayata geçirilmediğini görüyoruz.
BM Genel Sekreteri'nin biz uluslararası hukukun koruyucusu olacağız demesi çok önemli ve dünyaya bu tarz durumların devam edemeyeceğini söylemesi çok önemli.
“ULUSLARARASI HUKUK GALİP GELMELİ”
Evet kontrolden çıkıyor gibi görünüyor ancak geriye dönmeli. Uluslararası hukukun üstünlüğünün ve hukukun gücünün, gücün üstünlüğüne galip geldiği bir dünyaya geri dönmemiz gerekiyor.
Uluslararası kurumların hem saygı gördüğü hem de ellerinden gelen her şeyi yaparak ve bütün imkanlarını kullanarak barış için gerekli koşulların oluşturulmasını sağlaması gerekiyor. Yeniden tesis edilmesini mevcut ve mümkün kılmaları gerekiyor. Adaletin uluslararası ilişkilerde galip gelmesi gerekiyor.
Sorun sistemde değil ülkelerde mi diyorsunuz?
"Prensipler çerçevesinde herkesin oyunun kurallarını kabul ettiği, uluslararası hukuku kabul ettiği bir çerçeve ile kurulmuştu sistem. Yani buradaki sorun kanunlarda değil. Buradaki ülkelerin kuralları, kanunları ihlal edip hem de veto güçleriyle BMGK'da oturup bu barış ve gücenliği garanti edecek kurumun çalışmasına izin vermemelerinden kaynaklanıyor."
Peki bu ülkelerin uluslararası hukuka uymalarını nasıl sağlayacaksınız? Bunun formülü ne olacak?
“Mümkün olduğunca fazla baskı kurmamız gerekiyor. Dünyadaki güç dengeleri ve ilişkileri değişiyor. Gelecek için benim umudum şu şekilde. Bugün baktığınızda birçok etkisini artıran gelişmekte olan ekonomiler görüyorsunuz. Geçmişin süper güçleri geçmişte kaldı. Baktığınız zaman Hindistan, Türkiye, Çin, Brezilya ve Endonezya gibi ülkeleri görüyorsunuz. Yeni bir dengelenme var. Dünya değişiyor ve bununla birlikte Güvenlik Konseyi başta olmak üzere reforma ihtiyacımız var. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulmuş kurumların mevcut dünyaya adapte olması gerekiyor.”
Peki sizin yeniden şekillendirme için formülünüz ne? BMGK'nın yeniden şekillendirilmesi konusunda kurumun başındaki isim olarak buradaki planınız nedir?
"Dünyada güç ilişkileri değişiyor. Yeni ortaya çıkan ekonomilerin uluslararası ilişkilere etkileri de artıyor. Bugün Türkiye'nin çok etkili bir ülke olduğunu görüyoruz. Gerçekler her zaman kazanacaktır ve biz de tabii ki hala kurumların temel güçlerinin dünyadaki gerçek gücüne ulaşması için reformlar gerçekleştirmemiz gerekiyor.
Yapay olan sonunda biter. Gelecek için iyimserim. Gelecekte daha fazla reform baskısı olacaktır. Adaleti tesis etmek için ve eşitsizliği azaltmak için daha fazla baskı olacaktır. Hukukun üstünlüğünü ve saygı görmesini sağlamak için daha fazla baskı olacaktır."
ABD-İSRAİL-İRAN SAVAŞI
Son savaşın 13. günündeyiz. ABD, İran'a saldırdı. ABD Başkanı Donald Trump'ın bu saldırıyı ilk başlattığını öğrendiğinizde aklınızdan ne geçti? ABD bu savaşı niçin çıkardı? Amaçları nedir?
"Açık konuşmak gerekirse amaçları net değil. Aslında bu İsrail'in her zaman istediği savaştı ve ABD'yi her zaman içine çıkmak istediği savaştı. ABD'nin mevcut amacı nedir, oyun sonu hedefi nedir net değil şu anda. Bu savaşın en kısa sürede sona ermesi çok önemli. Çünkü artık bu sadece ABD ve İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği bir saldırı olmanın ötesine geçti. İran'ın bölgedeki birçok ülkeye saldırdığı bir durumdayız.
BMGK tarafından da bu saldırılar güçlü bir şekilde kınandı. Bu da öylesine bir ortam oluşturuyor ki küresel ekonomi çok büyük bir sıkıntı içerisinde. Özellikle enerji arzı, gübre arzı, gıda gibi arz zincirlerinin sıkıntıya girdiğini ve enflasyonun dünya çapında artma eğiliminde olduğunu görüyoruz. En hassas ülkeler ve nüfuslar daha doğrudan etkilenecek ve bu kesinlikle adil değil. Tabi ki bu savaş en kısa sürede sona ermeli."
BM olarak Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının olası sonuçlarıyla ilgili bir rapor yayınladınız.
"Kesinlikle uluslararası hukuk galip gelmeli. Denizcilik hukuku açıktır, seyrüsefer özgürlüğü olmalıdır. Hiçbir şekilde Hürmüz Boğazı'nın kapatılması kabul edilemez. Navigasyon için, seyrüfeser içiçn açık olması gerekir. Buradan gelecek ürünlere tüm dünyanın ihtiyacı var."
İsrail Lübnan'a saldırdı. Lübnan’daki barış gücünüz UNIFIL’in gözlem noktaları ateş hattında kaldı. BM neden hala barış güçlerini bölgede tutuyor? Canlı kalkan oluyorlar, barışı beklemek için barış gerekir, oradaki gözlemciler çekilsin eleştirileri var. Neden çekmiyorsunuz?
"Lübnan halkına soracak olursanız BM'nin oradaki varlığını istiyorlar. Lübnan'daki durum dayanılacak gibi değil. Savaş ve bazı saldırılar burada 700 bin kişinin yerinden edilmesine neden oldu çok sayıda insan öldü ve yaralandı. Çok sayıda insan acı çekiyor. Derhal sona ermeli ve ateşkes ilan edilmeli. Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmeli. Silahlı tek güç Lübnan devleti olmalı."
İsrail hep bu savaşı istiyor dediniz. ABD bu savaştan çekilirse İsrail savaşmaya devam eder mi?
"ABD savaşı bitirmek isterse savaş biter."
Görev süreniz bu yılın sonunda bitiyor. Sizin dünyaya mesajınız ne olacak? BM Genel Sekreteri olmak için zor bir zamandı diyecek misiniz?
"Karşılaştırma yapmak istemem ama son derece zor bir dönemdi. Çok dramatik süreçler ve durumlarla karşı karşıya kaldık. Körfez'de ve Ukrayna'da savaş var. Pek çok bölgede savaşlarla uğraşıyoruz. İnanılmaz bir eşitsizlik, adaletsizlik, açlık ve yoksulluk var. İklim kaosuyla karşı karşıyayız ve bunun insanlar için varoluşsal bir tehdit olduğu bir noktadayız. Bazı teknolojiler kontrolden çıkma tehlikesiyle karşı karşıya. Dünya bir araya gelmeli. İnsanlar anlamalı ki bizi ayıran her neyse çok daha önemsiz çünkü hepimizin dünyayı doğru raya oturtması gerekiyor."
Kaynak: NTV