Harmancı yaptığı açıklamada, ülkede yolsuzluk ve hukuksuzlukların siyasi destek gerekçesiyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını ileri sürdü. Erhan Arıklı’nın açıklamalarına da değinen Harmancı, hükümet içindeki birlikteliğin Türkiye’deki siyasi destek üzerinden şekillendirildiği yönünde mesajlar verildiğini iddia etti.
Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek Türk Telekom protokolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Harmancı, devletin önemli bir varlığının ihalesiz şekilde Türkiye merkezli özel bir şirkete 25 yıllığına devredileceğini öne sürdü. Protokolde rekabet ortamının bulunmadığını ve yerel firmaların süreç dışında bırakıldığını savunan Harmancı, yatırımcı şirkete geniş vergi muafiyetleri sağlandığını belirtti.
Devletin yalnızca gelirin yüzde 5’i oranında pay almasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Harmancı, kamu altyapısının tahsis edildiği ve uzun süreli işletme hakkı verilen bir modelde bu oranın kamu zararına yol açacağını söyledi.
Protokolde ücretlendirme modelinin 25 yıl boyunca sabit tutulmasının da eleştirilmesi gerektiğini kaydeden Harmancı, dünyada fiber altyapı maliyetleri ve internet hizmet fiyatlarının zamanla düştüğünü, bu nedenle söz konusu modelin ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini dile getirdi.
Teknik açıdan projenin bir yıl içinde tamamlanmasının gerçekçi olmadığını savunan Harmancı, altyapı maliyetinin yaklaşık 30 milyon dolar seviyesinde olmasına rağmen sürecin büyük bir rant mekanizmasına dönüştürüldüğünü iddia etti.
Protokolün hazırlanış sürecinin şeffaf olmadığını ileri süren Harmancı, Anayasa’ya aykırı unsurlar bulunduğunun yetkililer tarafından da kabul edildiğini öne sürdü.
Açıklamasının sonunda UBP içinde vicdan sahibi milletvekillerine çağrıda bulunan Harmancı, söz konusu protokolün durdurulmasının mümkün olduğunu belirtti.