İsrail'in Batı Şeria'daki 'fiili ilhak' sürecine 20'ye yakın ülkeden kınama

Pazartesi günü yaklaşık 20 ülke, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik son hamlelerini kınadı ve bunları bölgeyi ilhak etme ve Filistin devletini zayıflatma girişimleri olarak nitelendirdi.

İsrail, Batı Şeria'daki arazileri "devlet mülkiyeti" olarak kaydetme sürecini başlattı ve İsraillilerin buradaki arazileri doğrudan satın almasına izin vermek de dahil bir dizi girişimi bu ay onayladı.

Çoğunluğu Avrupa veya Müslüman çoğunluklu nüfusa sahip 18 ülkeden yapılan ortak açıklamada, bu adımların "gerçekliği değiştirmeyi ve kabul edilemez fiili ilhakı ilerletmeyi amaçladığı" belirtildi.

"Bu tür eylemler, Filistin devletinin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün uygulanmasına yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıdır" denildi.

Bildiri, Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye, Katar, Ürdün ve Endonezya gibi ülkelerin yanı sıra Avrupa'dan Fransa, İspanya, İrlanda, Danimarka, İzlanda, Lüksemburg, Portekiz, Slovenya tarafından imzalandı.

Ayrıca Arap Devletleri Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreterleri ile Filistin Yönetimi de bildiriyi onayladı.

AFP'nin haberine göre Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin yanı sıra, 500.000'den fazla İsrailli, uluslararası hukuka göre yasadışı olan yerleşimlerde ve yaşıyor.

İsrail hükümeti, yerleşimlerin genişlemesini hızlandırarak 2025 yılında rekor sayıda 52 yerleşime onay verdi.

Ömer Çelik: 'Mekansal soykırım'

Daha önce de Türkiye ile birlikte sekiz ülke , İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın bazı bölümlerini kendi toprağı olarak tescil etmeye yönelik kararını kınama mesajı yayımlamıştı.

Mısır, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Ürdün ve Pakistan'ın da katıldığı açıklamada bu tür politikaların "bölgedeki gerilimleri ve istikrarsızlığı daha da yükselteceği" ifade edildi, kararın uluslararası hukukun "açık ihlali" olduğu vurgulandı.

Sekiz ülkenin dışişleri bakanları uluslararası topluma "sorumluluklarını alma ve bu ihlalleri durdurmak için kararlı adımlar atma" çağrısı yaptı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik kararla ilgili "mekansal soykırımdır" yorumu yapmıştı.

AB Dışişleri sözcüsü Anouar El Anouni, "İlhakın uluslararası hukuka göre yasadışı olduğunu bir kez daha vurguluyoruz" demişti.

İsrail'de bulunan yasadışı yerleşim karşıtı sivil toplum kuruluşu Peace Now, gelişmeyi "büyük bir toprak gaspı" olarak nitelendirdi.

'Fiili ilhak'

İsrail'in kararı, daha fazla yasadışı yerleşimin önünü açacak bir gelişme olarak görülüyor.

"Fiili ilhak" olarak görülen süreç 15 Şubat Pazar günü geç saatlerde resmen başlatılmıştı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, bu adımın, yasal anlaşmazlıkların çözümü için hakların şeffaf ve kapsamlı bir şekilde açıklığa kavuşturulmasını" sağlayacağını savunuyor.

Bakanlık, söz konusu adımı, Filistin Yönetimi kontrolündeki bölgelerde yasadışı arazi kayıtları yapıldığı iddiasına dayandırıyor.

Filistin Yönetimi ise "fiili ilhak sürecinin başlamasını ve Filistin devletinin temellerinin sarsılmasını" önlemek için uluslararası müdahale çağrısında bulundu.

Söz konusu adım, Batı Şeria'da mülkiyet hukuku, planlama, ruhsatlandırma ve uygulama açısından İsrail'in bölgede kontrolünü artırmasını amaçlıyor.

Yeni Yahudi yerleşimlerine olanak sağlayan adımın amacını, aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, "Filistin devleti fikrini öldürmeye devam edeceğiz" diyerek açıkladı.

Uluslararası hukuka göre tüm yerleşimler yasa dışı. Birleşmiş Milletler (BM), Batı Şeria'daki yerleşimlerin, izleme faaliyetlerinin başlamasından bu yana en hızlı şekilde genişlediğinin tespit edildiğini duyurdu.

Neler içeriyor?

Söz konusu adımlar arasında, Batı Şeria'daki arazilerin doğrudan Yahudilere satışına ilişkin on yıllardır uygulanan yasağın ve yerel tapu kayıtlarının gizliliğinin kaldırılması da var.

Şimdiye kadar yerleşimciler sadece İsrail hükümeti tarafından kontrol edilen arazilerdeki kayıtlı şirketlerden ev satın alabiliyordu.

İsrailli bakanlar bu değişikliği "şeffaflığı artıracak ve toprakların geri alınmasını kolaylaştıracak bir adım" olarak sundu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı daha sonra yaptığı açıklamada, "Yahudiye ve Samiriye'deki gayrimenkul alımlarında Yahudilere, Amerikalılara, Avrupalılara ve Arap olmayan herkese karşı ayrımcılık yapan ırkçı bir çarpıtmanın" düzeltilmiş olduğunu belirtti.

İsrail kabinesi ayrıca, herhangi bir gayrimenkul alımını tamamlamak için işlem iznine ilişkin yasal gerekliliği kaldırmaya karar verdi ve dolandırıcılığı önlemeye yönelik teftişleri azalttı.

Filistinliler, değişikliklerin bireyler üzerinde satış konusunda daha fazla baskıya, sahtecilik ve aldatma eylemlerine yol açmasından endişelendiklerini söyledi.

İsrail-Filistin sorunun merkezinde yer alan toprak hakları ile yerleşimcilere toprak satışı, genellikle aracıların dahil olduğu karanlık bir sektör.

Bu satışlar Filistin Yönetimi tarafından "vatana ihanet" olarak kabul ediliyor ve bu nedenle teknik olarak idamla cezalandırılabiliyor ancak hüküm giyen kişilere genellikle hapis cezası veriliyor.

İbrahimi Camii/Atalar Mağarası neden önemli?

Diğer tartışmalı adımlar arasında, El Halil kentindeki önemli bir dini alanın ve yakınındaki hassas bölgelere ait inşaat ruhsatlarının yalnızca İsrailli yetkililere devri konusu da car.

İbrahimi Camii ve Atalar Mağarası; Yahudiler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar tarafından İbrahim, İshak ve Yakup'un mezar yeri olarak saygı görüyor.

Burası Yahudiler için en kutsal ikinci, Müslümanlar için ise en kutsal dördüncü mekan.

İsrail kurumlarına ayrıca Filistin Yönetimi'nin idaresindeki bölgelerde çevre ve arkeoloji konularında denetim ve yaptırım yetkileri verilecek.

Bunun yanı sıra, İsrail devletinin Batı Şeria'da "proaktif" toprak alımları yapmasına izin verecek bir komite yeniden canlandırılacak.

İsrail bunu, "gelecek nesillere yönelik olarak yerleşim için toprak rezervlerini güvence altına almak üzere tasarlanmış bir adım" olarak yansıtacak.

İşgal altındaki bölgelerdeki İsrailli yerleşimciler

1993 Oslo Anlaşmaları'nın ardından, yeni kurulan Filistin Yönetimi'ne A Bölgesi olarak bilinen Filistin kentsel alanları (bölgenin yaklaşık yüzde 20'si) üzerinde tam kontrol verildi.

Benzer bir orana sahip olan B Bölgesi'nde ise Filistin Yönetimi sadece idari kontrolü elinde tuttu, İsrail bölgede güvenliği sağlamaya devam etti.

İsrail, C Bölgesi olarak bilinen yerleşimlerin bulunduğu Batı Şeria'nın yüzde 60'ında ise hem güvenliği sağlıyor hem de idari kontrolü elinde tutuyordu.

İsrail'in 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda Ürdün'den ele geçirdiği işgal altındaki Batı Şeria'da ve İsrail'e bağlı Doğu Kudüs'te 700 binden fazla İsrailli yerleşimci yaşıyor.

Filistinliler bu toprakları, Gazze Şeridi ile birlikte bağımsız bir devlet kurmak için istiyor.

Trump yönetimi İsrail'in Batı Şeria'yı ilhakını reddetti ancak İsrail'in hızlanan yerleşim inşaatlarını kontrol etmeye de çalışmadı.

Kendisi yerleşimci olan ve yerleşimciler yanlısı bir partinin de genel başkanı olan Smotrich, Batı Şeria'daki yerleşimci nüfusunu iki katına çıkarma sözü verdi.

İsrail kabinesi Aralık ayında 19 yeni yerleşim yeri inşası önerisini onayladı.

İsrail ayrıca Kudüs yakınlarında E1 olarak bilinen ve Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyini fiilen birbirinden ayıracak tartışmalı bir yerleşim projesinin inşasına başlamaya hazırlanıyor.

BM'ye göre sadece 2025 yılında rekor sayıda, 37 binden fazla, Filistinli yerinden edildi ve İsrailli yerleşimcilerin neden oldukları şiddet olayları da rekor düzeylere ulaştı.

Bu haber, BBC gazetecileri tarafından hazırlandı ve kontrol edildi. Bir pilot proje kapsamında çevirisinde yapay zekadan da faydalanıldı.