Politis gazetesi: “Schengen Yeşil Hattı Nasıl Değiştirecek? – Komisyon’un Beklenen Olumlu Değerlendirmesinin Akabinde Süreç İlerliyor” başlıkları altında manşet ve iç sayfalardan geniş yer verdiği haberinde, Güney Kıbrıs’ın “Schengen” bölgesine katılımı için gerekli teknik çalışmaların büyük bölümünün tamamlandığını kaydetti.
Gazete, elde ettiği bilgilere dayandırarak verdiği haberinde, Güney Kıbrıs’ın teknik anlamda hazır olduğuna ilişkin belgenin AB Komisyonu üyelerinde bulunduğunu ve şu ana kadar belgeye herhangi bir itiraz gelmediğini belirtti. Komisyonun bir düşünce organı gibi hareket ettiğini belirten gazete komiserlerin karar alınması gereken tüm konularda bilgi sahibi olduklarını vurguladı.
Nihai kararın Avrupa Konseyi’nde alınacağını ve ilgili sürecin cuma günü gerçekleştirilecek Avrupa Komisyonu Komiserler Kurulu toplantısında “kapanacağını” belirten gazete, AB Komisyonu Sözcüsü Marcus Lammert’in ise Rum Haber Ajansı KİPE’ye yaptığı açıklamada; “ilgili raporun eylül ayında Avrupa Konseyine sunulacağını” söylediğini aktardı.
Lammert ayrıca, “Kıbrıs’ın Schengen’e katılımının hem AB hem de Kıbrıs için önemli bir adım olacağını” vurguladı.
Söz konusu raporun nihai karar anlamına gelmediğini ifade eden Lammert, değerlendirme sürecinin devam edeceğini ve üye devletler düzeyinde siyasi adımlar gerektiğini sözlerine ekledi.
Raporun Avrupa Konseyi’ne gönderilmesinin Komisyonun olumlu görüşü anlamına geleceğini belirten gazete, Güney Kıbrıs’ın Schengen’e katılım için gerekli teknik unsurları tamamladığını vurguladı.
Yeşil Hat ve Kıbrıslı Türkler
Gazete haberinin devamında ise Yeşil Hattın durumunun soru işareti olduğunu belirterek Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un ise Yeşil Hattın bir dış sınıra dönüşmesinin söz konusu olmadığını, ilgili kanunun öngördüğü özel statüde kalmaya devam edeceğini dile getirdiğini hatırlattı.
Gazete, elde ettiği bilgilerin, Yeşil Hattaki sınır kapılarından geçişlerde mevcut kuralların uygulanmaya devam edeceği, sürecin; “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yetkili makamları tarafından sıkı kimlik ve giriş hakkı kontrolleri yapılması” şeklinde olacağı yönünde olduğunu kaydetti.
Habere göre Rum makamlar, geçiş yapan kişilerin AB topraklarında bulunma hakları olup olmadığına ilişkin kontrollerini sürdürecek ve Schengen sistemine bağlanmak da kontrolleri daha kesin hale getirecek.
Gazete, söz konusu sistemlerin yerleştirildiğini ve Rum polisi tarafından kullanılmaya hazır olduğunu da belirtirken KKTC üzerinde adaya gelenler ile Kıbrıslı Türklerle evli Türkiye vatandaşları ve karma evliliklerden doğan çocukların durumlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
KKTC üzerinden adaya gelen bir AB vatandaşı için Güney Kıbrıs’a geçişte bugün ne uygulanıyorsa aynısının uygulanacağını, yani AB toprağında buluma konusunda yasal hakka sahip olmaları nedeniyle geçiş yapabileceklerini ifade eden gazete, aynı şeyin Schengen vizesine sahip kişiler için de geçerli olacağını belirtti.
Kıbrıslı Türklerin durumu
Gazete haberinin devamında, cevap alınamayan ve belirsizliğini koruyan tek unsurun ise Kıbrıslı Türklerle evli üçüncü ülke vatandaşlarının ve bu evliliklerden olan çocukların durumu olduğunu yazdı.
Kıbrıslı Türklerle evli olan Türkiye ve diğer üçüncü ülke vatandaşları ile evliliklerden olan çocukların şu anda sınır kapılarından geçebildiklerini hatırlatan gazete “yetkili makamlardan elde ettiği bilgilerin, bu durumlarda Schengen kurallarının uygulanması konusunun belirsizliğini koruduğu yönünde olduğunu” vurguladı.
Gazete, kuralların tam uygulanması durumunda, “Türkiye vatandaşları gibi bir Kıbrıslı Türk’le evli olsa dahi KKTC’ye doğrudan seyahat ederek AB topraklarına yasal yollarla gelmeyen kişilerin barikatlardan geçiş hakkının olmayacağını” belirterek “bu belirsizlik durumunun, yasal ve idari statüleri yıllardır askıda bulunan Kıbrıslı Türkler arasında endişeye yol açtığı” yorumunda bulundu.
Özellikle ebeveynleri Kıbrıslı Türk ve Türkiyeli olan ve birçoğu “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşlığını almamış karma evlilik çocuklarında endişelerin daha güçlü olduğunu belirten gazete, “bu çocukların bazılarında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğum belgesi olduğunu bazılarının ise nüfusta kayıtlı bulunduklarını ancak Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartı veya pasaportuna sahip olmadıklarını” hatırlattı.
Gazete, bu çocukların geçişlerde KKTC’nin resmi evraklarını kullandıklarını belirterek bu çocukların temsilcilerinin, Rum makamlarının bugüne kadar net ve kamuoyu önünde açıklayıcı bir plan sunmadıklarını söylediklerini yazdı.
Haberinde “Karma Evlilik Sorunu Çözüm Hareketi” kurucusu Sude Doğan’ın bu konudaki açıklamalarına da yer veren gazete, “kriterleri sağlayanlara AB vatandaşının ailesi ikamet kağıdı veya Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğum belgelerinde veya nüfus kayıtlarında bulundurduğu verilerle ilişkili olan özel bir biyometrik seyahat belgesi veya laissez-passer (geçiş izni belgesi) verilmesinin öneriler arasında yer aldığını” aktardı.
Gazete ayrıca, karma evlilikten doğan Hasan Paralı isimli bir Kıbrıslı Türk’ün açıklamalarına da yer vererek Paralı’nın neredeyse 15 yıldır “Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı” almak için uğraştığını vurguladı.