Girne Amerikan Üniversitesi geçtiğimiz gün “Abbas Güçlü ile Genç Bakış” adlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı… Ancak sosyal medyada konuk katılımcıların söyledikleri, anlattıklarından çok, bir öğrencinin konuştukları dolaştı, üzerinden inanılmaz bir nefret söylemi geliştirildi… Trabzonlu öğrenci aldı mikrofonu ve söze “Kıbrıs’ta ne aşk olur ne sanat” diye başladı… Daha sonra sözü fahiş bulduğu ev kiralarına getirdi… Belli ki yüksek, özellikle de sterlin bazındaki, kiralardan canı fena yanmıştı… Tonu gittikçe yükselmeye başladı ve ardından yetkililer önlem almazsa, “Kıbrıs’ı Kıbrıslıların başına yıkmaya” kadar götürdü işi… Ardından çoğumuzun da izlediği gibi sosyal medyada bir patlama yaşandı… Trabzonlu öğrenciye yönelik eleştiriler saldırıya, en ağırından küfre, hatta tehdide kadar vardı… Doğru muydu gencin konuşma tarzı? Değildi… “Kıbrıs’ı Kıbrıslıların başına yıkmak” gibi bir ifade özellikle bir üniversite öğrencisine yakışmamıştı… Ancak kiralar konusundaki şikâyeti haklıydı. Sadece öğrenciler mi? Kirada oturmak zorunda olan Kıbrıslıların da bu konuda dertleri yok mu? Hele öğrenciye kiralanan konutlarda 1+1 konutlarda bile rayicin 500 sterlinden başladığını bilmeyen yok mu? Öğrencileri geçim kapısı, sağılacak inek gibi görmek doğru bir davranış mı? Kira derdinden heyecanlanıp dert anlatmak isterken terbiyesini bozduğu doğru ama bizlerden gelen tepkilerin de doğru tepkiler olduğunu düşünenlerle aynı görüşte olduğumu söyleyemem… Bu tür tepkiler bizleri nerelere kadar götürebilir hiç düşündünüz mü? Tek bir kişinin yanlış davranışı sosyal medyada genellendi, Trabzon, Karadeniz sınırlarını aştı, tüm Türkiye, Türkiyelileri kapsadı… Tek bir kişinin üzerinden Türkiyeli-Kıbrıslı kavgası başlatıldı. Neredeyse bizler de Türkiye’yi Türkiyelilerin başına yıkmaya giriştik… Oysa o gence söyleminin doğru olmadığını ancak sıkıntısını anladığımızı anlatmanın yolları da olmalı. Anlayışlı, bağışlayıcı bir yaklaşım onun da hatasını anlamasına yardımcı olurdu. Oysa başlatılan nefret söylemi başka öğrencilerin de tepkisine neden oldu. Haklı olarak bir kişinin hatasını bir topluma mal edip küfürler yağdıranlara karşı çıktılar. Kiminde sitemkâr, kırgın bir ifade, kiminde savunma kiminde ise saldırganlığa aynen karşılık vardı… Herkesin düşüncesi kendine tabi. Buradaki görüşlerim sadece ve sadece beni bağlıyor… Ama şuna inanıyorum ki nefretten sevgi, anlayış değil, sadece nefret doğar…