Birlik tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu iddianın “hayretle” karşılandığı belirtilerek, içinde bulunulan hassas dönemde yetkili makamların çok daha sorumlu davranması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, ada üzerinde herhangi bir güvenlik tehdidi bulunması halinde gerekli istihbaratın Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından KKTC yetkilileriyle paylaşılacağı ve buna göre önlemler alınacağı ifade edildi.
“Hiçbir resmi makamın sahip olmadığı bir bilgiyi bir milletvekilinin bilmesi mümkün müdür?” sorusunun yöneltildiği açıklamada, söz konusu ifadelerin ülkeye ciddi zarar verdiği kaydedildi. Özellikle kırılgan yapıdaki ekonomi ve turizm sektörünün bu tür açıklamalardan olumsuz etkilendiğine dikkat çekildi.
Birlik, iddiaların sahibi olan Öztürk’ün bu bilgiyi hangi kaynaktan edindiğini kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirterek, aksi durumda yapılan açıklamaların “bilinçli şekilde ülkeye zarar verme girişimi” olarak değerlendirileceğini ifade etti.
Açıklamanın sonunda, tüm yetkililere bulundukları makamların sorumluluğunu taşıma çağrısı yapılırken, söz konusu açıklama “şiddetle kınandı.”
Açıklamanın tamamı şöyle:
“Ulusal Birlik Partisi İskele Milletvekili Yasemi Öztürk’ün “İran, Trodos Dağları’ndaki radar tesisini bombalayacak” iddiasını hayretler içerisinde okuduk.
İçerisinden geçmekte olduğumuz bu hassas dönemde, herkes sorumluluk sahibi olmalı, hele hele yetkili makamlarda olanlar sorumluluklarını bilmeli.
Ada üzerinde herhangi bir tehdit varsa, elbette bölgenin en güçlü ülkesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, gerekli istihbarat bilgilerini KKTC yetkilileri ile paylaşır, gerekli önlemler alınır, halka gerekli uyarılar yapılır.
Hiçbir yetkili devlet makamının bilmediğini, Yasemi öztürk’ün bilmesi mümkün mü? Maalesef, ülkemize ciddi zarar veren bu açıklamayı okumak zorunda kaldık.
Zaten kırılgan olan ülke ekonomisi ve turizmi bu açıklamalarla daha büyük zarar görüyor. Çözüm bulma ve tedbir alma makamlarında olanların daha sorumlu davranması gerekir. Kaldı ki bu iddiaların sahibi bir iktidar milletvekilidir.
Açıkçası, bu iddiaları ortaya atan sayın Öztürk’ün, Türkiye ve KKTC devlet makamlarının elinde olmayan bu istihbaratı kimden aldığını kamuoyuna açıklamasını bekleriz. Aksi, kör bir iddia ile, bilerek ve isteyerek bu ülkeye zarar verme girişimi içerisinde olduğunu düşüneceğiz.
Bir kez daha herkesi, bulundukları makamların sorumluluğunu taşımaya davet ederiz. Bilerek ya da bilmeyerek bu ülkeye büyük bir zarar veren bu açıklamayı şiddetle kınıyoruz.”