Politis gazetesinde yayınlanan “Sayın Başkanın ucuz kabadayılıkları” başlıklı köşe yazısında, Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’e eleştiriler yönelterek “Sayın Başkan, boş lafları bir kenara bırak ve çözüme ve yeniden birleşmeye odaklan” ifadeleri kullanıldı.
Theodoros Theodoru imzalı yazıda, Hristodulidis’in aksi yöndeki açıklamalarına rağmen, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yeni inisiyatifini, Güney Kıbrıs’ın AB Konseyi dönem başkanlığı ve 24 Mayıs’ta yapılacak genel seçimlerin ardından, Temmuz ayında hayata geçirmeyi planladığı hatırlatıldı.
"BM GENEL SEKRETERİ SAF DEĞİL, EN HAFİF İFADEYLE SAF OLAN BİZİZ"
“BM Genel Sekreteri saf değil. En hafif ifadeyle saf olan biziz.” ifadelerini kullanan Theodoru, yeni inisiyatifin olumlu sonuçlanmasının iki toplum arasında ve Türkiye ile iyi bir atmosferin bulunmasına bağlı olduğunu vurguladı.
“Tufan Erhürman gibi sağduyulu bir Kıbrıslı Türk liderle bu mümkün olabilirdi. Kıbrıs konusunda tansiyonu düşürmüş bir Türkiye ile bile olumlu bir perspektife sahip yeni bir girişim derhal başlayabilirdi.” diyen Theodoru, yazısını şöyle sürdürdü:
"OLUMLU ATMOSFER, HRİSTODULİDİS'İN 'UCUZ KABADAYI' TAVIRLARIYLA HER GÜN SABOTE EDİLİYOR"
“Ancak ne yazık ki bu olumlu atmosfer, Başkan Nikos Hristodulidis’in 'Ucuz kabadayı' tavırlarıyla her gün sabote ediliyor. Bizim tarafta daha önce de çözüme karşı liderler oldu ama ölçüyü kaçırmıyorlardı. Şimdiki liderimiz ise çözüme karşı olmakla birlikte beceriksiz ve kışkırtıcı. Kibri, Kıbrıs sorunundaki her olumlu unsuru yok ediyor.
Başkanın, çözüme yönelik herhangi bir girişimi baltalama çabaları sadece karşı tarafa değil, BM’ye de yönelik. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'a yönelik eleştirilerden sonra şimdi de BM Barış Gücü’ne (UNFICYP) eleştiriler başladı. İş, Savunma Bakanı Vasilis Palmas’ın BM’ye parmak sallayıp nasihat vermesine kadar geldi. Artık yeter? Sayın Palmas, UNFICYP’in performansından memnun değilseniz onları neden kovmuyorsunuz? Ara bölgedeki ihlaller konusunda BM Genel Sekreteri’nin raporlarına bakmanız isabetli; orada her iki tarafın da ihlallerinden söz edildiğini göreceksiniz.”
"ERHÜRMAN'I PROVOKE ETMEK İSTİYORLAR; HRİSTODULİDİS'İN HEM KIBRIS CUMHURİYETİ'Nİ HEM DE RUM TOPLUMU LİDERİ OLARAK OTURDUĞUNU İDDİA ETMESİ BUNA ÖRNEK"
Theodoros Theodoru, Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis’in, yaptığı açıklamalarla Tufan Erhürman’ı provoke etmek istediğini de kaydetti ve Rum Sözcünün “Hristodulidis’in müzakere masasında hem Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı hem de Rum toplumunun lideri olarak oturduğunu iddia etmesini” örnek gösterdi.
Theodouru, Hristodulidis’in AB dönem başkanlığını ve Güney Kıbrıs’ta gerçekleşen AB zirvesini Türkiye’yi rahatsız edecek mesajlar vermek için kullanmakla da eleştirdi.
Enerji konusunda da Hristodulidis’in oldu-bittiler peşinde koştuğu belirtilen yazıda, örnek olarak Mısır ile yapılan anlaşma gösterildi. “BM Genel Sekreteri tüm raporlarında, enerji konusunda hangi taraftan gelirse gelsin her türlü girişimin gerilim yarattığını belirtiyor” denilen yazıda, Tufan Erhürman’ın Hristodulidis’in tek taraflı adımlarını eleştirmesine hak verildi.
"KIBRISLI TÜRKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK BU ADADA BİR ÇÖZÜMÜN MÜMKÜN OLDUĞUNA GERÇEKTEN İNANAN VAR MI?"
Thedoru yazısını şöyle sürdürdü:
“Gerçekler acıdır. Ama bunu bize karşı taraf söylediğinde daha da acı oluyor. Kıbrıslı Türk lider ‘Kıbrıslı Türkleri görmezden gelerek bu adada bir çözümün mümkün olduğuna gerçekten inanan var mı?’ sorusunu yöneltti.”
24 Mayıs’ta yapılacak milletvekili seçimlerinin Kıbrıs sorununu etkileyip etkilemediği meselesinde de yine Erhürman ve Holguin’in haklı çıktığına işaret edilen yazıda, “Ne yazık ki yabancıların söylediklerimizi ve yaptıklarımızı takip etmediğini sanıyoruz” denildi.
Köşe yazısında, seçim kampanyasıyla birlikte çözüm yanlılarının da ortadan kaybolduğuna dikkat çekildi. Theoduru, “AKEL milli davaya ve hedeflenen çözüm şekline değiniyor olabilir ama düşük profilli davranıyor. DİSİ’nin bu konudaki suskunluğu ise skandala dönüştü. Son aylarda iki bölgeli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı federasyondan söz eden tek bir resmi açıklama göstersinler. Bunun yerine şimdi savunma harcamalarına ve askeri ittifaklara odaklanmış durumdalar. Artık bir açıklamanın ELAM’dan mı yoksa DİSİ’den mi geldiğini ayırt etmek zor.” İfadelerini kullandı.
Theodoru, yazısını şöyle sonlandırdı:
“Dolayısıyla Sayın Başkan, bu ucuz kabadayılıkları bir kenara bırakın ve çözüme, yeniden birleşmeye odaklanın. Kıbrıs Cumhuriyeti AB üyesi bir devlettir, BM üyesi bir devlettir ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin uluslararası statüsünü ortaya koyan, zorlukları ele alan anlaşmalar imzalamaya devam edecektir.
İşte Başkanın kibri tüm ihtişamıyla burada ortaya çıkıyor. Sayın Başkan, onları apaçık gerçekleri anlamaya çağırıyorsunuz. Peki siz acı gerçeklerin farkında mısınız? Yarım bir vatanın, sınırlı egemenliğe sahip bir devletin Başkanı olduğunuz gerçeğini göz ardı ederek sanki güçlü bir başrol oyuncusuymuşsunuz gibi konuşuyorsunuz.”