Schengen üyeliği Kıbrıs için ne anlama gelebilir?

Kıbrıs’ın Schengen Üyeliği İçin Kritik Süreç: Gözler AB Konseyi’nde. Schengen'in dış sınır kuralları ile yeni dijital sınır sistemlerinin adadaki geçiş noktalarında nasıl uygulanacağı konusu, sürecin en hassas başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Nikos Christodoulides’in, Cuma günü Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Kıbrıs’ın Schengen Bölgesi’ne katılımı yeniden Avrupa Birliği gündeminin önemli başlıklarından biri haline geldi.

Christodoulides, Kıbrıs’ın Schengen’e tam üyelik konusunda “arzusunu ve hazır oluşunu” ortaya koyduklarını belirterek, siyasi kararın “en kısa sürede” alınmasını umduklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Christodoulides, Avrupa Komisyonu’nun Temmuz ayında Kıbrıs’ın Schengen üyeliğine yönelik hazırlık düzeyini olumlu değerlendirdiğini ve sürecin ilerletilmesi yönünde görüş bildirdiğini söyledi. Nihai siyasi kararın ise AB üye ülkeleri tarafından Adalet ve İçişleri Konseyi düzeyinde alınması bekleniyor.

 

Kıbrıs, Schengen dışında kalan iki AB ülkesinden biri

Kıbrıs, İrlanda ile birlikte halen Schengen Bölgesi'ne tam olarak dahil olmayan iki Avrupa Birliği üyesi ülkeden biri konumunda bulunuyor. Bulgaristan ve Romanya'nın 2025'in başında Schengen Bölgesi'ne tam katılım sağlamasının ardından Kıbrıs, üyelik sürecini sürdüren tek AB üyesi ülke olarak kaldı.

Kıbrıs'ın Schengen'e katılması halinde diğer Schengen ülkeleriyle gerçekleştirilen seyahatlerde rutin iç sınır kontrollerinin kaldırılması bekleniyor. Bu durum, ada ile Avrupa'nın büyük bölümü arasındaki seyahatleri önemli ölçüde kolaylaştırabilir.

 

Turizm ve yatırımlara katkı sağlayabilir

Schengen üyeliğinin Kıbrıs açısından en önemli ekonomik etkilerinden birinin turizm sektöründe görülmesi bekleniyor.

Avrupa'dan gelen ziyaretçilerin ada ile diğer Avrupa destinasyonları arasında daha kolay seyahat edebilmesi, Kıbrıs'ı çok ülkeli Avrupa turlarına dahil etmek isteyen turistler açısından daha cazip hale getirebilir.

Seyahat prosedürlerinin kolaylaşması; oteller, restoranlar, perakende sektörü, ulaşım şirketleri ve diğer turizm işletmeleri açısından da olumlu sonuçlar doğurabilir.

Schengen üyeliğinin etkisinin turizmle sınırlı kalması beklenmiyor. Kıbrıs'ın finans, profesyonel hizmetler, teknoloji ve uluslararası iş alanlarında bölgesel merkez olma hedefi açısından da üyelik önemli bir avantaj sağlayabilir.

İş insanları, yöneticiler, girişimciler ve profesyonellerin Schengen ülkeleri arasında daha kolay hareket edebilmesi, Kıbrıs merkezli şirketlerin Avrupa'daki müşterileri ve iş ortaklarıyla ilişkilerini geliştirmesini kolaylaştırabilir.

 

Gayrimenkul ve eğitim sektörleri de etkilenebilir

Schengen üyeliğinin Kıbrıs'ın yabancı yatırımcılar açısından cazibesini artırması da bekleniyor.

Özellikle uluslararası yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği bölgelerde gayrimenkul piyasasının üyelikten olumlu etkilenebileceği değerlendiriliyor. Ancak artan talebin konut fiyatlarını yükseltmesi ve yerel alıcıların konut edinmesini zorlaştırması ihtimali de bulunuyor.

Eğitim sektöründe ise daha kolay seyahat imkanlarının Kıbrıs'ı uluslararası öğrenciler açısından daha cazip hale getirebileceği belirtiliyor. Aynı şekilde teknoloji şirketleri ve girişimler de Avrupa'daki yatırımcılara, yeteneklere ve potansiyel müşterilere erişim konusunda avantaj sağlayabilir.

 

Schengen üyeliği gümrük birliği anlamına gelmiyor

Schengen üyeliğinin önemli bir ayrıntısı ise bunun gümrük kontrollerinin kaldırılması anlamına gelmemesi.

Schengen sistemi, esas olarak kişilerin sınırlar arasındaki hareketini kolaylaştırıyor. Gümrük birliği ise ayrı bir AB düzenlemesi. Bu nedenle Kıbrıs açısından ekonomik kazancın özellikle insanların hareketliliğinin artması, iş seyahatlerinin kolaylaşması ve idari engellerin azalması üzerinden gerçekleşmesi bekleniyor.

Kıbrıs'ın Schengen'e dahil olması ayrıca uluslararası konferanslar, fuarlar ve kurumsal etkinlikler açısından da adanın rekabet gücünü artırabilir.

 

Yeşil Hat konusunda yeni soru işaretleri

Ancak Kıbrıs'ın Schengen üyeliği beraberinde bazı önemli siyasi ve teknik sorunları da gündeme getirecek.

Bunların başında, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kontrolündeki bölgeler ile Kıbrıs'ın kuzeyi arasındaki Yeşil Hat geliyor.

Schengen'in dış sınır kuralları ile yeni dijital sınır sistemlerinin adadaki geçiş noktalarında nasıl uygulanacağı konusu, sürecin en hassas başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman da daha önce yaptığı açıklamalarda, Kıbrıs Türk tarafının Schengen üyeliği sürecinde yer almasının “son derece önemli” olduğunu belirtmişti. Erhürman, özellikle Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olmayan Kıbrıslı Türkler açısından yeni düzenlemelerin serbest dolaşım konusunda çeşitli sorunlar yaratabileceği uyarısında bulunmuştu.

Bu nedenle Kıbrıs açısından temel mesele yalnızca Schengen'in teknik şartlarını yerine getirmek değil; üyeliğin ada genelindeki geçişleri zorlaştırmadan ve mevcut siyasi dengeleri etkilemeden nasıl uygulanacağı olacak.

 

Güvenlik ve dijital sistemler

Schengen üyeliğinin bir diğer önemli boyutunu güvenlik oluşturuyor.

Schengen ülkeleri; aranan veya kayıp kişiler, düzensiz göçmenler ve kayıp ya da çalıntı eşyalar gibi çeşitli kategorilerde bilgilerin paylaşılmasını sağlayan Schengen Bilgi Sistemi üzerinden iş birliği yapıyor.

Sistem son yıllarda biyometrik veriler ve yeni bilgi paylaşım mekanizmalarıyla güçlendirilirken, Giriş/Çıkış Sistemi ve ETIAS gibi yeni dijital araçlar da Avrupa'nın sınır yönetim sistemine dahil ediliyor.

Avrupa Komisyonu, Schengen Bölgesi'ni Avrupa Birliği'nin en önemli kazanımlarından biri ve tek pazarın temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyor. Yaklaşık 450 milyon kişinin yaşadığı Schengen Bölgesi'nde her gün milyonlarca kişinin iş, eğitim ve aile ziyaretleri nedeniyle iç sınırları geçtiği belirtiliyor.

 

Son karar AB Konseyi’nde

Avrupa Komisyonu'nun Kıbrıs'ın hazırlık durumuna ilişkin olumlu değerlendirmesinin ardından süreç artık büyük ölçüde siyasi aşamaya taşınmış durumda.

Kıbrıs'ın Schengen Bölgesi'ne tam katılım sağlayabilmesi için AB Konseyi'nin mevcut Schengen üyeleri arasında gerekli siyasi mutabakatın sağlanması gerekiyor.

Christodoulides'in Antonio Costa ile gerçekleştirdiği görüşme de bu nedenle kritik bir döneme denk geliyor.

Kıbrıs hükümeti, teknik hazırlıkların tamamlandığını savunurken, şimdi gözler AB Konseyi'nin vereceği siyasi karara çevrilmiş durumda.

Schengen üyeliğinin gerçekleşmesi halinde karar, Kıbrıs'ın yalnızca seyahat düzenini değil; turizmden yatırımlara, iş dünyasından eğitime kadar Avrupa ile ekonomik ve sosyal bağlantılarını da önemli ölçüde etkileyebilecek bir gelişme olacak.