“Şu seçimler bir an önce yapılsın bitsin artık” diyorum… Artık kelimenin tam anlamıyla haber kirliliği yaşıyoruz… Her gün onlarca seçim haberi… Falanca aday filanca yere gitmiş, falancaları ziyaret etmiş… Yanlarında mümkün olduğunca partilerinin “büyük topları”… Hele bir de iktidardaysanız, Başbakanlar, yardımcıları, bakanlar… Adayları allayıp pullayıp övgüler düzüyor, partilerinin yerel yönetim politikalarının ne kadar başarılı, ne kadar ilerici, ne kadar Avrupalı olduğunu ballandıra ballandıra anlatıp duruyorlar… “Gençlere öncelik verilecek” “Yaşlılara öncelik verilecek”, “Kadınlara öncelik verilecek” “Engelli vatandaşlarımıza öncelik verilecek”, “Spora öncelik verilecek” “Spor kulüplerimiz desteklenecek” Gidilen yere, görüşülen kitlerle göre komprime mesajlar hazır… Tabi ki “yollar yapılacak”, tabi ki “insan odaklı çalışmalarla yerleşkeler çağdaş yaşam düzeyine kavuşturulacak”… Ağaçlar, çiçekler ekilecek, memleket cennete dönecek… İnanılmaz paralar harcanıyor her seferinde… Broşürler, pankartlar, devasa bilboardlar… Hepsi de günün sonunda yırtılıp parçalanıp çöpe gidecek malzemeler… “milli servet zayiatı” kısaca… Broşürler, pankartlar, bilboardlar dedim ya… Çevre temizliği, güzelliği, estetiği en fazla da belediyelerin sorumluluğunda olan konulardan değil mi? Peki, şöyle çevrenize bir bakın… Daha geçtiğimiz günlerde adayların hemen hepsi, “Let’s Do It” kampanyasında boy göstermişlerdi… Kampanya günü tüm partilerden yağmur gibi “adaylar ve let’s Do It” haberleri yağdı… Peki sonra? Bırakın görevde ve aday olan belediyelerin sorumluluk alanındaki poşetlenmiş çöplerin hala kaldırılmayı beklemelerini, Sokaklar, “kentleri temizlemeye” aday adayların dağıttıkları broşürlerle kaplanmış adeta… Her apartman, her düz duvara gelişigüzel asılan aday posterleri, çevre güzelliği değil ama kirletilmiş ve çirkinleştirilmiş çevreye büyük katkıda bulunuyor doğrusu… Bir yandan bol keseden atılan “çevrecilik, duyarlılık, çağdaşlık” söylemleri… Diğer yandan gözlerimizin önüne serilen çevre düşmanlığı, duyarsızlık, geri kalmış düşüncenin yansımalarından örnekler… Daha da kötüsü var üstelik… Sadece çevre katledilmiyor, sadece duyarsızlık örnekleri sergilenmiyor… Bir de çamur atma faaliyetleri var ki hepsinden beter… Gün geçmiyor ki adayların el altından rakiplerini karalayan haberleri sızdırılmasın… Hemen her aday bu kampanyalardan kendine düşen payı fazlasıyla alıyor… Öyle ki hepsini toparlayıp baktığınızda, önünüze öyle bir tablo çıkıyor ki, dudaklarınız uçukluyor… “Eğer söyleneler doğruysa, o zaman tüm adaylar çıkarcı, kayırıcı, üçkâğıtçı, ve hatta rüşvetçi mi yani?” diye söylenmekten alamıyorsunuz kendinizi… Her cepheden üstümüze yağan bu kirlilik içinde sandıklara gideceğiz… Hadi bize kolay gelsin!