Yılmaz, arama-kurtarma çalışmalarının hassasiyetle sürdüğünü, kazanın gerçek oluş nedeninin ise Erhan Arıklı’nın daveti üzerine Türkiye’den gelen Kaza Kırım Ekibi ile yerli uzmanlar tarafından araştırıldığını belirtti.
“Soruşturma sonuçlanmadan Arıklı sorumlu ilan edildi”
Kazanın ilk anlarından itibaren bazı sivil toplum örgütleri, basın-yayın kuruluşları, meslek örgütleri ve siyasi çevreler tarafından, soruşturma sonuçları ortaya çıkmadan kazanın tek sorumlusunun Erhan Arıklı olduğu yönünde algı oluşturulduğunu ileri süren Yılmaz, acılı kayıp yakınlarının feryatlarının da bu algıya malzeme yapılmasının kendilerini derinden yaraladığını ifade etti.
Yılmaz, Arıklı’nın kazanın hemen ertesi günü kamuoyunu doğru ve kapsamlı bilgilendirmek amacıyla ekibiyle birlikte basın toplantısı düzenlemek istediğini, ancak bu toplantının Başbakan tarafından engellendiğini iddia etti.
Bu nedenle kamuoyunun günler boyunca resmi bilgiler yerine çeşitli iddia, yorum ve doğruluğu tartışmalı bilgi ve belgelerle baş başa kaldığını savundu.
Görevden alma kararının zamanlamasına dikkat çekti
Yılmaz, Arıklı’nın soruşturmanın selameti açısından Limanlar Dairesi’nin Başbakanlığa bağlanmasını ve kendi dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis’e başvuracağını açıkladığını belirtti.
Bu açıklamadan yalnızca 1,5 saat sonra Başbakan tarafından “soruşturmanın selameti” gerekçesiyle görevden alındığını savunan Yılmaz, bunun siyasi etik ve teamüller açısından kamuoyunun takdirine bırakıldığını kaydetti.
Yılmaz, Bakanlık Müsteşarı Enver Öztürk’ün de istifasını sunduktan yaklaşık bir saat sonra kamuoyuna görevden alındığının açıklandığını ifade etti.
“Siyasi rant ve hesaplaşmaya dönüştürülmek isteniyor”
KKTC siyasi tarihinde yaşanan birçok kaza, skandal ve kriz döneminde siyasi sorumluluk gereği herhangi bir bakanın istifa etmediğini veya görevden alınmadığını savunan Yılmaz, henüz soruşturma sonuçlanmadan Erhan Arıklı’nın istifasının “koro halinde” istenmesinin ve Başbakan’ın da bu yönde hareket etmesinin gerçek nedenini kamuoyunun ve YDP tabanının takdirine bıraktıklarını belirtti.
Yılmaz, Güney Kıbrıs’ta yaşayan eski AKEL Avrupa Parlamentosu Milletvekili Niyazi Kızılyürek’in 4 Eylül’de yaptığı açıklamada Erhan Arıklı’nın tutuklanarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne iade edilmesi gerektiğini savunduğunu, ülkede bir sendika başkanının da benzer şekilde Arıklı’nın bu topraklarda yaşamaya hakkı olmadığını ileri sürdüğünü iddia etti.
Aralarında UBP’nin de bulunduğunu öne sürdüğü Arıklı ve YDP karşıtı çevrelerin, soruşturma sonuçlanmadan Erhan Arıklı’yı ve YDP’yi facianın sorumlusu ilan etmeye çalıştığını savunan Yılmaz, yaşanan acının siyasi rant ve hesaplaşmaya dönüştürülmek istendiğini söyledi.
Yılmaz, yaklaşan seçimler öncesinde bu olay üzerinden siyasi rant elde edilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, YDP tabanının yaşananların farkında olduğunu kaydetti.
YDP Genel Sekreteri Erşah Sabit Yılmaz, bugün önceliklerinin siyaset yapmak değil, kayıpların bulunması olduğunu vurgulayarak, arama-kurtarma çalışmaları tamamlandıktan sonra ellerindeki bilgi ve belgeler ışığında kamuoyu önünde daha kapsamlı konuşacaklarını ifade etti.