TELSEN Başkanı Hakan Üredi, KIB-TEK çalışanı Arif Özkıraç’ın ağır yaralandığı iş kazasının ardından hükümetin iş güvenliği ve liyakat politikalarına tepki gösterdi. Kamu kurumlarındaki çağ dışı araç filosunu, yetersiz teknik ekipmanları ve liyakatsiz görevlendirmeleri eleştiren Üredi, Bakanlar Kurulu’nun EL-SEN grevini erteleme kararına da karşı çıktı. Üredi, iş güvenliği eksiklikleri giderilmeden grevlerin durdurulmaya çalışılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, emekçilerin mücadelesine koşulsuz destek vereceklerini vurguladı.
TELSEN Başkanı Hakan Üredi, Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası’nın (EL-SEN) KIB-TEK önünde gerçekleştirdiği grev ve eyleme katılarak çalışanların iş güvenliği, liyakat ve sendikal haklarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Arif Özkıraç’ın ağır yaralanmasıyla sonuçlanan iş kazasının kamu kurumlarındaki güvenlik eksikliklerini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Üredi, yıllardır yapılan uyarıların dikkate alınmadığını savundu.
“BİR AMPUL DEĞİŞTİRİRKEN BİLE SİGORTAYI KAPATIYORUZ”
Özkıraç’ın üçüncü derece yanıklarla hastanede tedavi gördüğünü belirten Üredi, can kaybı yaşanmamasının tek teselli olduğunu söyledi.
İş güvenliği konusunda gerekli önlemleri almayan yönetim anlayışını eleştiren Üredi, “Siz evinizde bir ampulü bile değiştirirken elektrik akımını kesiyorsunuz. Peki böylesine riskli bir işte çalışan emekçinin güvenliği nasıl sağlanmaz? Nasıl bir liyakatsizliktir ki sorumluluk makamında bulunanlar çalışanlara güvenli olmayan koşullarda görev yaptırabilir?” diye sordu.
Üredi, liyakatin işin ehli olan insanlara sorumluluk verilmesi anlamına geldiğini belirterek, teknik kurumlarda siyasi tercihler yerine bilimsel bilgi ve mesleki yeterliliğin esas alınması gerektiğini vurguladı.
“ÇAĞ DIŞI ARAÇLARLA ÇAĞDAŞ HİZMET BEKLENEMEZ”
TELSEN olarak yıllardır kamu kurumlarındaki iş güvenliği eksikliklerine dikkat çektiklerini belirten Üredi, özellikle telekomünikasyon çalışanlarının eski araçlarla, yetersiz teknik ekipmanlarla ve ağır koşullarda görev yaptığını söyledi.
Kurumların araç filosunun çağın gereklerinin gerisinde kaldığını savunan Üredi, direklerde, yer altında, elektrik hatlarının yakınında ve yoğun trafik içerisinde çalışan emekçilerin can güvenliğinin riske atılamayacağını kaydetti.
Üredi, “Çalışanların fedakârlığı yönetimlerin eksikliklerini örten bir perde haline getirilemez. Çağ dışı araç filosuyla, eski ekipmanlarla çağdaş hizmet beklemek kabul edilemez. Bir çalışanın eve sağ salim dönmesi şansa bırakılamaz” dedi.
Araç filosunun yenilenmesi, koruyucu ekipman eksikliklerinin giderilmesi ve risk analizlerinin bilimsel kriterlere göre yapılması çağrısında bulunan Üredi, kamu kaynaklarının öncelikle çalışanların güvenliği için kullanılması gerektiğini vurguladı.
“GREVİ ERTELEMEK SORUNLARI ÇÖZMEZ”
Bakanlar Kurulu’nun EL-SEN grevini 60 gün süreyle erteleme kararına da tepki gösteren Üredi, hükümetin grevleri durdurmak için gösterdiği kararlılığı iş güvenliği sorunlarının çözümünde göstermesi gerektiğini ifade etti.
EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu’nun, grev erteleme kararının gelecekte alınacak bütün grev kararlarını kapsamayacağı yönündeki hukuki değerlendirmesine dikkat çeken Üredi, sendikanın iş sağlığı ve güvenliği gerekçesiyle 8 Ekim saat 00.00 itibarıyla bir günlük yeni grev kararı aldığını hatırlattı.
Üredi, grev erteleme kararlarının çalışanların yaşadığı sorunları ortadan kaldırmadığını belirterek, sendikal hakları etkisizleştirmeye ve grevi kırmaya yönelik anlayışa karşı ortak mücadele verilmesi gerektiğini vurguladı.
İş güvenliği taleplerinin görmezden gelinemeyeceğini belirten Üredi, emekçilerin yaşam hakkının hiçbir siyasi veya ekonomik hesabın gerisine bırakılamayacağını kaydetti.
“EL-SEN’İN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Diğer sendikaların grev ve eylem sürecine katılıp katılmayacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Üredi, Sendikal Platform bünyesinde alınacak her ortak kararın destekçisi olacaklarını açıkladı.
“Platform olarak üretilecek her kararın altına imzamızı atıyoruz. Destekçisi olmaya da hazırız. Böyle bir karar üretildiği anda bütün gücümüzle sahada, burada, nerede isterlerse yanlarında olacağız” diyen Üredi, EL-SEN ve TELSEN çalışanlarının benzer riskli koşullarda hizmet ürettiğini vurguladı.
“BU ÜLKE ARTIK KAHIR ADASI OLMAKTAN ÇIKMALI”
Ağır yaralanan Arif Özkıraç’ın ailesinin yaşadığı acıya da değinen Üredi, “Arif kardeşime acil şifalar diliyorum. Ailesinin halini düşündükçe üzülüyorum. Hele ki çocuğunu düşündükçe içimiz parçalanıyor. Hepimiz bir anneyiz, bir babayız. Hepimizin evlatları var” ifadelerini kullandı.
Ülkede her gün yeni bir acı yaşandığını savunan Üredi, “Artık huzur adası olmak istiyoruz. Gün geçmiyor ki kahır adası olmaktan çıkamadık. Her gün bir acı, her gün bir keder. Yorulduk. Halk olarak da, insanlar olarak da, çalışanlar olarak da yorulduk” dedi.
Vatandaşlara seçimlerde yaşananları göz önünde bulundurma çağrısı yapan Üredi, kamu kurumlarının liyakat, bilim ve insan hayatını önceleyen bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini belirtti.
Üredi, açıklamasını şu mesajla tamamladı:
“İş güvenliği lütuf değildir, haktır. Liyakat tercih değildir, kurumsal zorunluluktur. İnsan hayatı hiçbir makamın, hiçbir hesabın ve hiçbir bütçenin gerisine bırakılamaz.”