Vicdanımız rahat mı?

Oya GÜREL

Bu nasıl bir iştir anlayamadım ben? 70 yaşında bir adam. 8 ay önce açık kalp ameliyatı olmuş… Kalpte ritim bozukluğu var… İnsanı elden ayaktan kesen sağlık sorunları bunlar… Bir de uzun zamandır mücadele ettiği prostat kanseri… Öte yandan iki adet polis… En azından adamın yarı yaşında olmalılar… Polis olduğuna göre sağlıklı da olması gerekiyor… Ama o hasta, güçsüz adam, bir dirsek darbesiyle polisleri – dikkatinizi çekiyorum polisi değil- “etkisiz hale getirip”, polis basın subaylığının tabiriyle “kendisini merdiven boşluğuna bırakıveriyor. Her şey çok ama çok pis kokular saçıyor bu olayda… Açıklamada kelime oyunu var sanki… “Merdiven boşluğuna” atlamak ve kendini merdiven boşluğuna bırakmak” arasındaki ince ayrımı görebiliyor musunuz? Bir insanın kendini boşluğa bırakabilmesi için, önünde engel olmaması gerekir. Yani merdivenlerin korkuluğunun bulunmaması gerekir. Öyle mi peki? Polis karakolunun merdivenleri korkuluksuz mu? Yoksa 70’lik hasta adam iki polisi etkisiz hale getirdikten sonra kedi çevikliğiyle o korkulukların da mı üzerinden atlayacak gücü bulabildi kendinde… Geçen gün polis karakolunda intihar eden cinayet zanlısından söz ettiğimi tabi ki biliyorsunuz… Adamın gerçekten suçlu olup olmadığı bile ortaya çıkmadan olay kapatılacak gibi sanki. Zanlının “bir arazide bulunan” kanlı giysilerindeki DNA maktulün kanıyla uyuşmuş. Yapılan analiz sonuçları böyle diyor. Şimdi zanlıyı savunuyor gibi görebilirsiniz beni ama öyle değil. Savunma değil, ama bir insanı suçlu ilan etmeden önce her şeyin soruşturulması, araştırılması gerekmez mi? Olmaz ya… Ama farz edin ki birini öldürdünüz… Üzerinizdeki giysilere öldürdüğünüz insanın kanı bulaştı. Ne yaparsınız kurtulmak için? Herkesin bulabileceği açık bir araziye mi bırakırsınız, yoksa yok etmenin yollarını mı ararsınız? Mesela, yakmak, parçalayıp bir çöplüğe gömmek gibi yollar. Polis bu giysilerdeki DNA uyuşmasının “cinayeti çözdüğünü düşünüyormuş” Olay kapandı yani. Yorgan gitti kavga bitti gibi, zanlı öldü dava çözüldü. Öyle mi? İşin daha da garip yanı, intihar eden zanlının bir yakınının iyi niyetle polise bir süre önce, zanlının sağlık durumu ile ilgili kaygılarını iletirken, “intihara meyilli olduğunu” söylemiş olması… Bu dava burada kapanacak gibi görünüyor. Sizleri, polisi, yargıyı bilemem ama benim kafamda bu konuyla ilgili yüzlerce yanıtlanmamış soru var. Ne maktulü tanırdım, ne de ölen zanlıyı… Ama toplum vicdanı diye bir şey var… Eğer içimiz rahatsa, söylenecek bir şey de yok demektir.