Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin geleneğidir basınla ilişkilerini her düzeyde sıcak tutmak. Bu gelenek özellikle seçim dönemlerinde daha yakın, samimi ilişkilerle sürdürülür. Basın mensuplarıyla kahvaltılarda, yemeklerde bir araya gelinir sohbet edilir. Önceki akşam da geleneğini bozmadı Cumhuriyetçi Türk Partisi ve Genel Sekreteriyle Merkez Yönetim Kurulu üyeleri iki gazetenin yönetici ve yazarlarıyla yemekte buluştu. Ne konuşulur böyle ortamlarda? Kıbrıs sorunu, siyasi dedikodular, belediyeler, seçimler vizyonlar falan… Önceki akşam da öyle oldu… Her ne kadar yemek yerel yönetim seçimleri nedeniyle verilmiş olsa da başlarda Kıbrıs sorunu önlere geçti… CTP Genel Sekreteri Kutlay Erk, görüşmelerin gidişatı ile ilgili düşüncelerini; Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile ilgili eleştirilerini; nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiğiyle ilgili önerilerini anlattı bizlere… Her müzakere döneminde olduğu gibi yeşeren çözüm umutlarından söz edildi. Tam da burada Türkiye’de gelişen ve değişen siyasi iklim çerçevesinde, bu umutların hala var olup olmadığı sorusu atıldı ortaya… Erk, umutlu olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyon sahibi biri olduğunu, AB üyeliği için Kıbrıs sorununu ortadan kaldırması gerektiğinin bilinci içerisinde olduğunu söyledi ve ekledi: “Erdoğan’ın vizyonuna ihtiyacımız var” Daha önce 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’tan da duymuştum aynı görüşü ve şimdi CTP-BG Genel Sekreteri yineliyordu bunu… Kendine “sol”, “sosyalist”, “barış yanlısı” diyen bir partinin Genel Sekreteri. Erdoğan kim? Ülkesini savaş alanına çeviren, kaos ortamına sürükleyen, Bölüp parçalayan, gençlerini, çocuklarını öldürüp yaşamlar söndüren, Suriye’ye savaş açmak için planlar yapan, Kendi halkıyla ise çoktan savaş içine giren biri… Bir diktatör, bir tiran… Ve Kuzey Kıbrıs’ın “sol”, “sosyalist”, “barışçı” partisi böyle birinin vizyonuna ihtiyacımız olduğunu söylüyor. “Kıbrıs sorununu çözecek” diyor… Erdoğan’ın gözünün artık AB’yi görmediği bir yana, AB Erdoğan Türkiye’sini ister mi arasında artık… Gözü daha yükseklerde Erdoğan’ın, umurunda mı Kıbrıs sorunu… Diyelim ki umurunda… Diyelim ki “vizyon sahibi” Sayın Erk’in iddia ettiği gibi… Öyle birinin vizyonuna bel bağlamak yakıştı mı “sol”, “sosyalist”, “barışçı” partiye? Şeytan’la dans etmekten beter… Eğer buysa soldan,sosyalizmden, barışçılıktan anladığınız… Kusura bakmayın ama istemem sizin olsun!