Yüzünüz kömür karası!

Oya GÜREL

Sömürdünüz… Lanet olası seçim rüşvetleriniz için yerin yedi kat altında üç kuruş paraya çalıştırdınız… Yetmedi mi? Ezdiniz… Yüzlerini karaya buladınız… Ciğerlerini kömür karasıyla doldurdunuz… Yetmedi mi? Zehirlediniz… Genç yaşta hasta ettiniz… Ellerinden tutmadınız… Yetmedi mi? Evlerine üç kuruş ekmek parası için, güneşe hasret bıraktınız… Yetmedi mi? Açgözlü patronların insafına terk ettiniz… 130 dolarlık kömürü 32 dolara mal ettim diye övünen patronların ağzına verdiniz… Yetmedi mi? Ceplerine daha fazla para girsin diye onların güvenliğini hiçe sayanlara ‘eyvallah’ dediniz… Yetmedi mi? Öldürdünüz… Yetmedi mi? Başbakanınız yumrukladı, Müşaviriniz tekmeledi… Yetmedi mi? Şimdi de kuşatmışsınız Soma’yı… Ne giriş ne çıkış… 301 can gitmiş… 301 eve ateş düşmüş… İsyandan patlayacak yürekler… Acıdan lime lime olmuş canlar… İsyan! İsyanlarına bile ambargo koymuşsunuz, Acılarına yasak getirmişsiniz… Soma’da madenciler, aileleri yollara dökülmüş, Hesabını sormak için yiten canların… Ve o canavar ruhluların uşakları, plastik mermiler sıkmış acıdan ezilmiş canların üzerine… Tomalar su fışkırtmış madende yiten canların kardeşlerinin, ana baba bacılarının üzerine… Yetmedi mi? Bu nasıl bir vicdandır? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Hangi yüzle ‘insanım’ diyebiliyorsunuz hala… Hangi yüzle çıkıp konuşuyorsunuz? Dünyanın dört bir yanında insanlar Soma’da aç patronların hırsı yüzünden yitip giden o güzel canlara ağlarken, Siz nasıl ‘olağan’ diyebiliyorsunuz? Madenin dibine gömdünüz yüzlerce canı, yüzleri, derileri kömür karası, Bahtları kömür karası… Ama siz… Siz var ya siz… Sizin yüreğiniz, sizin vicdanınız… O güzelim yüzlere bulaşmış kömürden bile kara… Kapkara!