• BIST 1.441
  • Altın 501,444
  • Dolar 8,3566
  • Euro 10,1202
  • Lefkoşa 28 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 26 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar
Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Sn. Ersan Saner, UBP Başkanı olduktan sonra tüm yetkili organların seçiminde demokratik yolların izleneceğini ifade ettiniz. Genel Sekreterlik seçiminden sonra, Yasanın öngördüğü şekilde, Ekim ayında başkanlık seçimini gerçekleştireceğiz dediniz.  Sn. Saner, sizin demokratik yollar uzmanı olduğunuzu bilenlerdeniz. Genel Sekreterlik görevini sürdürürken, başkanlık görevini genel kurula kadar yapayım, seçilecek arkadaşa görevi devredeyim derken demokratik yollardan yola devam dediniz. Sonra Haziran ayında yapılacak denilen kurultayı, Sucuoğlu’nun, ipi göğüsleyeceği ayan beyan belli olduğu için demokratik yollardan, Ekim ayına ertelediniz. Milletvekilliği erken seçimi de Ekim ayında yapılacak derken, onu da 2022’ye havale ettiniz. Ayşaba bile ben böyle demokratikliği yerim derken, sanırım tünelin ucundaki ‘Golorambicik’ sönüyor. Işık Mafiş olacak. Sonuçta demokratik olarak yaktığınız ateşi, gözyaşlarınız demokratik olarak söndürecek.

**

Sn. Resmiye Canaltay, eğer bir ceza verilecekse, savcıda biziz, hâkimde biziz diyerek, yollarda deli gibi araba kullanan ve insanların hayatını tehlikeye atarak, hayatlarını kaybetme cezası verenlerin ehliyetlerinin iptal edileceğini belirttiniz. Vallahi bu karardan daha iyisi ‘Şam’da kayısıdır. Birde halkın, yılda maktu ücretle birlikte 63 Milyon ödediği, maktu ücretin yanı sıra, aydınlatma için milyonlar ödediği ancak kazaya davetiye çıkartan karanlık Anayollara el atsanız diyoruz. Vallahi bunu da başarırsanız, otopsi raporunda, ‘Kıskançlıktan’ öldü yazacak insanların yanısıra, benimle evlenirmisin denildikten sonra gurur çığlığı atan kızlar yerine, ayrılıyoruz denilince cinnet çığlığı atan kızlar gibi ‘Cinnet çığlığı’ atanları da görmüş olacaksınız.

**

Sn. Tufan Erhürman, son günlerde, kafes güreşlerinde, rakibini sürekli sallayan güreşçi gibi, yakasından tuttuğunuz hükümeti, titreyen şarkıcı Azer Bülbül’ün, şarkı söylerken, titreyerek sallandığı gibi sallıyorsunuz.  Erken seçim nutku attıktan sonra, güneş görmüş kar gibi erime hastalığına tutulanların, gelin erken seçimi yapalım dediğiniz anda, Asena gibi kıvırmaya başladıklarına tanık oluyoruz. Seçime giderse mezarını kazacağını bilen hükümetin, HP’den istifa eden 3 bağımsız vekilin, atamalarda oyuncağı olduğu, çözümü zor çok bilinmeyenli denklem olmaktan çıktı. Sevgili Tufan, Siyaset dünyası koca bir yalan ama gerçeği arar durur insan. Doğru siyaset en güzel nasihat iken, koltuktan hiç kalkmayacağını sanıyor yanlışa inanan.

**

Sn. Oğuzhan Hasipoğlu, KKTC siyasetinin ‘Amiral Gemisi’ UBP’nin 2’nci kaptanı konumundaki ‘Genel Sekreterliğine’ seçildiniz. UBP’nin karizmatik vekillerinden Özdemir Berova’yı yarış dışı bıraktınız. Üye,  Müzeyyen Senar dinlemek bahane, Oğuzhan’ı seçmek şahane diyerek sandıktan sizi çıkarttı. Sevgili Oğuzhan, Ayşaba Oğuzhan ovlucuğum gümüş vuruşunu yaptı. Sıra Altın vuruşa gelirken, zamanı gelince altın vuruşu, yapmayacaksa, gümüş vuruş neye yarar. Tren kalkmadan, düdüğünü öttürmeye başlamadan, ‘Altın vuruşu’ yapmayacaksa gümüş vuruş neye yarar dedi.

 **

Sn. Erhan Arıklı, YDP Kurultayına katılan, 4118 YDP üyesinin, % 53.6'sının (2179) oylarını alarak, oyların % 46.4'ünü (1891) alan Bertan Zaroğlu’nun önünde ipi göğüslediniz. Bir başka deyişle güven tazelediniz. Ancak rakamlara baktığımız zaman, size galibiyet getiren savaşın, Grek kolonisi, Tarentum Kralı Pirus’un, Roma ile yaptığı ‘Pirus Savaşına’ benziyor. Pirus, 50 filin desteklediği ordusunun tamamını kaybederken, Tanrım bana bir daha böyle galibiyet verme demişti. Bu nedenle YDP Pirus savaşı sonrasında, arayı düzelterek sevgi bağını güçlendirin. Ve onlara tutunarak koltuktan yere düşmemeye bakın. Çünkü yere düşenleri maalesef ne toprak nede sandık geri vermiyor.

**

Sn. Tahsin Ertuğruloğlu,  bizim Minik Kuşlar, Alanya’ya Fahri konsolos olarak atadığınız Ayla Çekiç ile ilgili dudak uçuklatan iddialar ortaya attı. Güya, bu hanımefendi, Antalya eski Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu, seçimde birbirine düşürmüş ve sonuçta AK Partinin Antalya Büyükşehir Belediyesini kaybetmesine neden olmuş diyorlar. Ayrıca size abi diye hitap eden ve Alanya’lı olan Çavuşoğlu’na, sırf yağ çekmek için Antalyalı olan bu hanımı, Alanya’ya Fahri Konsolos atadığınızı dile getiriyor. Sn. Ertuğruloğlu, minik kuşların dediğine baktıkça galiba Oyna GG ‘ demekten başka çaremiz kalmadı. Suyun değeri kuyu kuruyunca anlaşılırmış. Bizler kuyu ile birlikte kuruyan onur ve gururumuza baktıkça, konuşsak dilimiz yanar.  Sussak, kalbimiz. 

**

 Sn. Sıtkı Öztekin, dostumuz Serdinç Maypa, Haçanabir sayfasında,  AK Parti Kıbrıs Temsilcisi ve Kızılay Yönetim Kurulu üyeliğinin getirdiği torpil ile Türkiye'ye gidip gelirken, hiçbir karantina kuralına uymadığınızı ve halk arasında dolaştığınızın doğru olup olmadığını sordu. Ayrıca Kızılay binasında yemek yapan ve temizlik işleri ile uğraşan bir temizlik işçisinin temaslı olmasını da gizleyip gizlemediğinizi de sordu. Sn. Öztekin, dikkat edin çünkü hayat bizi dört işlem ile sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler. Sonrasında insanlıktan çıkartır ve kendini topla der. Toplamaz ve güce güvenirsen de gücü elinden aldıktan sonra posanı çöp tenekesine bırakır.

**

Sn. Hüseyin Köroğlu, Kıbrıslı bir oyuncu olarak, Bir zamanlar Kıbrıs dizisi için size  teklif geldiğini söylediniz. Ancak senaryoyu okuyunca önce üzüldüğünüzü, halkı kafalarına göre senaryo haline getirip, işlerine geldiği gibi anlatmalarına sinirlenip, teklifi kabul etmediğinizi dile getirdiniz. Damda gezer takyanoz, vur beline kazmayı havassu garayanni konumundakiler, Kıbrıs’ta yaşamadıkları ve buralara gelip halkla iç içe gözlem yapmadıkları için Kıbrıslı Türk’ün yaşam biçimini, kültürünü, gardaş, hadde be oraştan şeklindeki konuşmalarını bilmezler. Lise çağında askere gittiklerini, gördükleri eğitim sayesinde, Rum’a kan kusturduklarını öğrenmezler. Sizi biz kurtardık havasında Cüneyt Tarçın gibi bir piyade tüfeği ile tanklı tüfekli Rum ordusunu dağıttık filmleri yaparlar. TC’nin 1997-1998 dönemi, hükümetinde, Kıbrıs’tan Sorumlu Devlet Bakanı, Şükrü Sina Gürel’in bir koyduk beş alıyoruz açıklamasını görmezden geldikleri için bizlere ‘Besleme’ derler. Kalp kırdıktan sonra gelen özrün doyduktan sonra sofraya gelen tuz, tatlıdan sonra gelen salata gibi olduğundan, ihtiyaç kalmadığını bile bilmezler.

**

Sn. Eren Erçoban, KKTC olarak isimlendirdiğimiz coğrafyada, ortalıkta dörtnala dolaşan o kadar şaibe varken, sizin Karayollarında, lise mezunu statüsünde, muhasebe bölümünde çalışan memurken ve emekliliğinize bir yıl kalmışken,  İçişleri Bakanının dünürü olmanız nedeniyle Müdürlüğe atanmanıza tornistan yapıldı. Yani sonuçta sizde karnına vurulunca, ah arkam diyenler gibi auvv ah karnım yerine 7 desimetre şiddetinde ahh arkam dediniz. Sn. Erçoban boş verin tırıs gitsin. Akordu bozuk enstrüman ile şarkı söyleyen şarkıcının, detone olduğu gibi yansıma yapan bu atamaya kulaksız kalmamanız için kulak vermeyin. Onlara görmeyen, duymayan ve konuşmayan 3 maymunların yanı sıra bonus olarak eğilde gulle geçsin 4’ncü maymunu verin. Ki, bir yıl sonra çıkacağınız emeklilik ikramiyesi ile maaş 2 bilemedin 3 katına çıksın. Ayşaba kelimeler bazen cam kırıkları gibidir. Birçok insanda olduğu gibi benim de ağzıma doldu. Sussam acıtır. Konuşsam acıtır dedi.

**

Sn. Serdinç Maypa, Kıbrıs Türk'ünü, Kadına şiddet uygulayan, birisimi ‘Bir zamanlar Kıbrıs dizisinde’ anlatacak diye soruyorsun. Ve koskoca Türkiye’de adam kalmamış gibi, kadın dövdü diye omzu sıvazlanan alkışlanan birisine, böylesi önemli bir dizide adeta mükâfat verilir gibi bilinçli olarak rol verildiğinden dem vurdun. Kıbrıslı Türkün, kadın dövmeyi adamlık sayan, Kadına şiddet uygulayan, kadını öldüreni ödüllendiren zihniyetten uzak olduğundan, dizideki kahramanın kendisini temsil etmesinin rezillik olduğundan bahsettin. Sevgili Serdinç hayatın bazı püf noktaları vardır. Bizler bunlara dikkat etmedik ve ömrümüzün geri kalanını, ‘tüh’ noktalarında geçirmeye başladık. Çorak tarlada gönen olmaz. Sizi biz kurtardık. Kan döktük aldık. Sizi gidi beslemeler diyen ve ben istersem öper, istersem …. Diyen zihniyette yirmi beş kuruşa balık ekmek eskidendi. Geçti Bor’un pazarı, bugün pazartesi dememiz gerekir.

**

Sn. Güven Bengihan, Kamuda örgütlü altı sendika olarak, hayat pahalılığı ödeneğinin durdurulmasına yönelik,  Maliye Bakanı Dursun Oğuz’a yedi maddelik taleplerinizi içeren mektup verdiniz. 12 Nisan Pazartesi günü mesai bitimine kadar taleplerinize yanıt verilmemesi halinde 13 Nisan Salı gününden itibaren, Sivil Havacılık Dairesinde süresiz grev başlatarak, Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu göstereceğiniz uyarısında bulundunuz. Güven Başkan, 15-20 sene vekil yaparak, ellerimizle koltuklara oturttuklarımız, koltuklarda sadece kaba yerlerini büyüterek, Ülkeyi bir arpa boyu ileri taşıyamadı. Pandemi döneminde de, krizi fırsata çevirerek zenginliklerine zenginlik katan bazı para babalarınıı seyretti. Başkan, ağacın dalına konan kuş, dalın kırılmasından korkmaz. Çünkü onun güvendiği dal değil kendi kanatlarıdır. Halk olarak bizler, 2 kanat yerine 1 dala güvendiğimiz için pandemide üçün birini almakla yetindik. Keşkelerin yerini ‘Neyselere’ bıraktık. Keşke bırakmasaydık derken ama neyse dedik.

**

Sn. Derlan Özgeç Ruso, Türkiye’de, rekor üstüne rekor kıran Covid 19, KKTC’de de ürküten şekilde tırmanışa geçti. Meslektaşınız doktorlar, vaka sayılarındaki artışın “üçüncü dalga” olabileceğine işaret ederken, sizde tedbirler alınması konusunda halkı uyarmaya çalıştınız.  Aşı olanların bile bulaşa neden olabileceklerini söylerken, Göğüs Hastalıkları Uzmanı olarak, neler yapılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundunuz. Sn. Ruso, Cavit efendinin (Covit 19) tuttuğunu öptüğü, kaçanın bile öpülmekten kurtulamadığı bir zaman diliminde hükümetimiz, yaptığı icraatlar sonrasında ‘Sürü bağışıklığı’ politikası güttüğü izlenimi yaratıyor. Ve siz doktorların artan vakalar sonrasında elinin kolunun bağlanmasına neden oluyor.  Artan vakalara karşın, hükümetin yapmaya çalıştığı şeyler sonrasında akıl durdu. Kalp ise soğudu. Dilde susunca, geriye sadece acı acı gülmek kaldı. Bizlerde ağzımız ile küfür etmeyi bıraktık. Onun yerine bir yerlerimiz ile küfür edercesine kahkahalar ile gülmeye başladık.

***

GÜNÜN FIKRASI

BENİM ABİ DEVAM ET
Adamın biri yeni BMW siyle havalı havalı dolaşıyormuş.

Kırmızı ışıkta durmuş. Bir kaç saniye sonra kamyon

arkadan SHRANKKKKKK diye vurmuş. Adam dısarı çıkıp bakınca

kamyondan Temel inmiş ve başlamış yalvarmaya :
-Abi etme eyleme ben bu üç kuruş maaşla bu arabanın

aynasını alamam beni bağışla. Sen büyüksün abi yaptık

bi eşşeklik bağışla abi beni.
Adam acımış Temel'e.Tam arabayı tamire götürürken

yine bir kırmızı ışıkta durmuş. Yine arkadan kamyon geçirmiş buna.

Sinirli sinirli çıkmış adam tekrar. Bi bakmış yine Temel!
Camdan bağırmış :
-Benim abi ben, devam et!

GÜNÜN SÖZÜ

171051607_1442323902776515_4995335115043933951_n.jpg171201610_2512485885713650_2915727901470854664_n.jpgGÜNÜN FOTOSU

171334120_726463951378603_5610864010291345766_n.jpg171954276_384534702540496_1580885123419049587_n.jpg

Etiketler: , ,
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler