Alzheimer tedavisinde yeni dönem

UKÜ’lü Akademisyen Doç. Dr. Kerem Teralı, Alzheimer’in tedavisinde yeni bir ilacın Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nden onay aldığını açıkladı

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Alzheimer Derneği Denetleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Kerem Teralı günümüzde geçmişe oranla daha fazla insanın daha uzun yaşamasına bağlı olarak Alzheimer hastalığının görülme sıklığının arttığını belirterek, Alzheimer hastalığı ile diğer demansların dünyadaki başlıca ölüm nedenleri arasında 7. sıraya yerleştiğini ifade etti.  

21 Eylül Dünya Alzheimer günü dolayısı ile bir açıklama yapan Teralı, halk arasında bunama olarak da bilinen demansın en yaygın şekli olan Alzheimer hastalığının hafıza ve diğer bilişsel işlevlerde (Ör: Konuşma, yüz tanıma, yer-yön bulma, hesap yapma, vs.) ilerleyici kayba neden olan nörodejeneratif bir bozukluk olduğunu kaydetti.

Doç. Dr. Teralı, hastalığın temelinde sinir hücrelerinin arasında ve içinde yanlış işlenmiş bazı proteinlerin yığılması olduğunu aktararak, bu durumun sinir hücresi kayıplarına neden olduğunu dile getirdi.

Hastalığın yalnızca dörtte bir oranında ailesel olduğunu ve genlerle kuşaktan kuşağa aktarıldığını da belirten Teralı, geriye kalan Alzheimer olgularında ise sosyodemografik, davranışsal, psikolojik ve tıbbi risk faktörlerinin etkisinin büyük olduğunun altını çizdi.

Doç. Dr. Teralı, 2022 yılına kadar hafif-orta şiddetli Alzheimer hastalığının erken dönemdeki semptomatik tedavisinde kolinesteraz inhibitörleri diye bilinen sınırlı sayıda ilaçtan faydalanıldığını anımsatarak, bu sayede sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurmak için kullandıkları asetilkolin adlı bir mesajcı molekülün daha uzun süre beyindeki varlığını sürdürdüğünü ve bilişsel gerilemenin baskılandığını aktardı.

Yeni bir ilacın 2022 yılında Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nden onay aldığına dikkat çeken Teralı, söz konusu ilacın ise beyinde biriken protein yığınlarını temizleyebilme özelliğine sahip olduğunu kaydetti.

Doç. Dr. Teralı son olarak Alzheimer hastalığının çok yönlü ve karmaşık bir hastalık olmasından dolayı yeni ilaç keşif ve geliştirme süreçlerinin yavaş ilerlediğini dile getirerek, “Unutulmamalıdır ki hastalığın önlenmesinde veya geciktirilmesinde esas olan kişilerin genç yaşlardan itibaren sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeleridir” tavsiyesinde bulundu.