Bir Diş Masalı…

Mesut GÜNSEV

Dişlerim hep sorun oldu benim…Daha ilk okul dörtte iken diş koruma ya “orta” vermişti öğretmenim rahmetli Muammer Diren..Oysa fırçalıyordum da..Ama bazı dişlerin yapısal sarılığı da olurmuş,şimdiki bakım ,bilgi ve teknoloji de yok o zaman …ee tabii şekerleme de seviyoruz…O karnedeki “orta” beni profosyonel askerliğimde de bu sefer dayanılmaz ağrılarla yakaladı..O zaman görev yaptığımız TCG Erkin bizim ana gemimiz…İkinci dünya savaşında Amerikan donanmasında hastane gemisi görevi de yaptığından diş kamarası var ..ama doktoru yok..Bir dönem bir yedek subay asteğmen atandı…O da yeni açılan bir özel okul mezunu ,öğrenciliği sırasında diş çekip –çekmediğinden bile emin değilim…Ama kısıtlı imkanları ile –hatta adını da orada öğrendiğim fotöy denilen hasta koltuğu hurdaya çıktığından berberhaneden bir berber koltuğu getirip monte etmişti kamaraya-bizlere deva olmaya gayret ediyor…Bize ve gemimiz ile birlikte dolaştığımız dört yüz askerimize de bakıyordu ,sağ olsun.Bu arada da ömründe yakalayamayacağı pratiği de yapmış oluyordu tabii.. ..Hatta bir keresinde diş çekimi yaptığı askerin çenesi çıkmıştı ..”lak “diye çıktı diye anlatmıştı..Allahtan Mersin de limandaydık…Üssün revirinin” Diş Tabibi” aynı zamanda “Baştabibi” Dinçer Güler Üsteğmen maharetle yerine takmıştı çeneyi…..Daha sonra mesleğinde çok ilerleyen Dinçer doktorumuz bana uzun yıllar giden bir köprü de yapmıştı ..O zaman İstanbul’daydık..”Ama hocama da bir sorayım” demişti ihtisasını yaparken ..”Hocam” demiş “bu köprüyü size de danışmak istiyorum ..Bu aşamaya geldin sen karar veremiyor musun? diye belki de bana kızacaksınız “ Hocanın cevabı benim de aklıma mıh gibi yerleşmiş…”Dinçer Yüzbaşım, tecrübe arttıkça..korku da artar!…”-Bu arada da altı ayda bir gemimiz Erkin le Kıbrıs’a gelip değiştirme birliğini getirip götürüyor ,ve o heyecanı da yaşıyoruz.1974 öncesi yıllar…Bizim asteğmen de Benim de ağrıyan dişlerimi tek ,tek söküyor…Sonra gelsin protezler… Allahtan yıllar yıllar sonra Kıbrıs’ a yerleşince doktorum Sevim Bektaş, uzun yıllar giden sabit protez uygulaması ile beni yıllarca rahatlattı …Bugüne kadar da geldik ama zaten doktorumun da söylediği gibi 20 yaş dişleri bir gün gelecek ve bunları taşıyamayacaktı…O günler maalesef geldi..Yeni protezleri taşıyacak diş te kalmadığı için bildiğim –duyduğum ve 25 yıldır da doktorum olan sevgili Dt. Sevim Bektaş’ ın yönlendirmesi, implant uygulaması istemi ile sevgili Dr.Filiz Besim’ e başvurdum..Kalp damarlarında stend olanlara ayrı bir prosüdür ve hazırlık uygulanıyor ..Onu da sevgili Prof.Dr.Barış Ökçün hoca düzenledi.-Bu arada bir anıyı ve Arif Hasan Tahsin Hocamızı hatırladım..Dt.Sevim Bektaş ikimizin de doktoru ..Bizi tedavi ediyor..Hocanın tedavisi ve uygulamalarını bitirmiş..Sevim hanım; “hocam isterseniz ödemeleri taksitlendirelim” diyor. ..Hoca,”yook doktorun ölürüm ,mölürüm … Borçlu kalmak istemem “diyerek ödemesini yapıyor..Onu da rahmetle ve sevgiyle hatırlayıp aynı öneriyi ben de Filiz Doktoruma yaptım!- Şimdi dört implant çene kemiğime gömülmüş durumda…Yeni dişlerime kavuşmanın heyecanı ile bekliyorum…Gerçi artık hayatımıza girmiş ,usta ellerde olursa oldukça da kolaylaşmış ve ızdırabı çok hafiflemiş bu yeni sayılan uygulamanın tarihçesini- biraz da gazeteci merakı ile -doktorum Çene Cerrahı sevgili Filiz Besim’e sordum…Sağ olsun hekimliğinin yanı sıra araştırmacı –yazar kimliği ile bana çok güzel bir açıklama gönderdi..Bu hafta onu paylaşıyorum sizlerle…