Çocuklar olası bir hastalık belirtisinde okula gönderilmemeli!

TÜSAD Çocuk Göğüs Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, kış aylarının yaklaşmasının yanı sıra okulların açılmasıyla da endişeleri artan anne-babalara önemli tavsiyelerde bulundu.

Tüm dünya genelinde ve ülkemizde de COVID-19 hastalığı, giderek artan hasta sayılarıyla toplum sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturmaya devam ediyor. Bu ortamda açılan okullar ise ebeveynler, öğretmenler ve okul yönetimi açısından ekstra önlemler almayı gerektiriyor. Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) bu dönemde çocukların sağlığına her zamankinden çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurgularken, etkin bir tedavi yöntemi ya da aşı geliştirilene kadar uyulması gereken kuralları hatırlattı. TÜSAD Çocuk Göğüs Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, pandemi konusunda çocukları bilgilendirmenin önemini anlatırken, olası bir hastalık belirtisi görüldüğünde okula gönderilmemeleri gerektiğini vurguladı.

ÇOCUKLARA EVDE MUTLAKA PANDEMİ EĞİTİMİ VERİLMELİ

Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, velilerin evlerinde çocuklarına maske, mesafe ve hijyen ile ilgili eğitim vermeleri gerekliliğini belirtirken, ebeveynlere şu önemli hatırlatmaları yaptı:

  • Anne-babalara en az öğretmenler kadar çok iş düşüyor. Pandeminin başlangıcından bu yana evlerinde aynı zamanda öğretmen gibi destek veren anne-babalar, çocuklarının COVID-19’dan korunma eğitmeni gibi de görev yapacaklar. Çocukların ellerini en az 20 saniye sabunla yıkamaları ve el dezenfektanın kullanımı ile ilgili bilgiyi vermiş olmalılar. Ellerini yüz, göz, kulak ve çenelerine dokundurmamaları konusunda bilgilendirilmeliler.
  • Okul eşyaları, bardak, su şişesi gibi özel eşyalarını başkaları ile paylaşmamaları öğretilmeli. Yine çocukların ders sırasında olduğu gibi ders aralarında da mesafe kuralına dikkat etmeleri yönünde uyarıda bulunmaları gerekli.
  • Ateş, öksürük, burun akıntısı gibi bulguları olan çocuklarını ve olası ya da kesinleşmiş COVID teması olan çocukların okula gönderilmemeleri gerekir.
  • Çocukların öksürme hapşırma sırasında mendil kullanmaları ya da dirsek iç yüzüne hapşırmaları öğretilmeli.
  • Hijyenin okul dönüşünde de ayrı bir önemi var. Okuldan dönen çocuklar, eve gelince ellerini yıkamalı ve hemen kıyafetlerini değiştirmeli. Kıyafetlerin güzelce yıkanması gerekiyor. Ev içinde de hijyen koşullarına önem verilmeli, tuvalet ve klozetlerin dezenfeksiyonuna özen gösterilmeli.

OKUL YÖNETİMİ VE ÖĞRETMENLERE BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR

Çocukların, evde ve okulda verilen maske, mesafe ve hijyen eğitimine rağmen bunları unutabileceklerini dile getiren Aslan, okul yönetimi ve öğretmenler için de şu bilgileri paylaştı:

  • Okul yönetimine, öğretmenlere de çok büyük işler düşüyor. Yıllarca eğitim idealiyle görev yaptılar, şimdi de pandemiden dolayı hijyen konularında da rehberlik etmeleri gerekiyor.
  • Biliniyor ki COVID-19 bulaşını önlemek için okul çocuklarının maske kullanması gerekiyor. Çocukların uygun dille uyarılmaları, eksik maske ve dezenfektanı olan öğrencilere temin edilmesi önemli. Maskelerin ara ara değiştirilmesi, yere düşen ya da kirli maskelerin değiştirilmesi için öğrenciler yönlendirilmeli.
  • Sınıfta maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulması, eşya ve yiyecek alışverişi yapılmaması, sınıfların sık sık havalandırılması ve öğrencilerin en az bir metre mesafe olacak şekilde sınıfta yerleştirilmesinin önemi zaten biliniyor.
  • Sosyal mesafe, öğrenci ve çalışanların maske kullanımları ve bunlara uyum konusunda ayrıntılı bilgilendirme ve tekrarlayan eğitimler yapılması gerekiyor.
  • Gözlem pandemi döneminde önemli bir davranış. Hastalık bulgusu olan çocuklar hızlıca değerlendirilip, revir ya da sağlık kuruluşuna yönlendirilmeli.

COVID-19UN KALKANI GÜÇLÜ BİR BAĞIŞIKLIK

Çocuklarda COVID-19 hastalık sıklığının erişkinlerden daha az olduğu ve daha hafif seyrettiği bildirildiğini aktaran Aslan, “Bununla birlikte çocuklar birbirinden enfekte olarak başta okul çalışanları; öğretmenler, diğer okul personeli olmak üzere evdeki anne, baba ve diğer aile büyükleri için ciddi bir enfeksiyon kaynağı olma potansiyeline sahip. İleri yaş öğretmenler ve okul çalışanları ile altta yatan hastalığı olanlar COVID-19 açısından daha fazla risk altında” dedi.

COVID-19’a kalkan görevi yapabilmesi için güçlü bir bağışıklığın ilk şartlardan biri olduğunu vurgulayan Aslan sözlerine şöyle devam etti: “Çocukların sağlıklı beslenme için uygun oranda protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin içeren uygun beslenme sağlanmalıdır. Ek bir takviyeye ihtiyaç yoktur. Pandemi öncesi dönemde olduğu gibi bu dönemde de vitamin ve mineral eksiklikleri saptanır ise onlara yönelik destek verilebilir.

Aslan ayrıca, bölgesel COVID-19 yaygınlığı, çocukların okula erişim yolları, çocukların altta yatan hastalık durumları yanı sıra evde birlikte yaşadıkları aile fertlerinin yaş ve altta yatan hastalık durumları, devam ettikleri okulların fiziksel kapasiteleri, sosyal mesafe kurallarına uyumun sağlanabilmesi” gibi çok sayıda etkenin göz önünde tutulması gerektiğini de dikkat çekti.