Cumhurbaşkanı'ndan AB-İngiltere yorumu!

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararını yorumladı...

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararını yorumladığı açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının geleceğini Avrupa Birliği’nde görmeye devam etmesi gerektiği inancını vurguladı.

AB’nin kuşkusuz her şeyiyle mükemmel olmadığına işaret eden Akıncı, “Ancak bizim için AB’de toplumsal ve kurumsal haklarımızla yer almak demek, en başta uluslararası ve AB hukukunun bir parçası haline gelmek demektir” ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanlığı basın ve halkla ilişkiler bürosu aracılığıyla yazılı açıklama yapan Akıncı, Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılma kararı referandumda az farkla alınmış bir sonuç olsa da, halkın demokratik kararı olarak tarihteki yerini aldığını kaydetti.

Bu kararın siyasi, ekonomik, sosyal etkileri kuşkusuz ki geniş bir çevrede hissedileceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Akıncı, önümüzdeki dönemde olumsuz yansımaların en düşük seviyede olması için AB ve Birleşik Krallık’ın birlikte çalışmanın yolunu bulacaklarını belirtti.

“KIBRIS DA BÜTÜNÜYLE MUTLAKA ETKİLENECEK”

Cumhurbaşkanı Akıncı, karardan Kıbrıs’ın da bütünüyle etkileneceğini ifade ettiği açıklamasına şöyle devam etti:

“Birleşik Krallık’la uzun yıllara dayanan bir ilişkiye sahip bulunan Kıbrıs da, Kuzey’i ve Güney’i ile bir bütün olarak bu gelişmeden mutlaka etkilenecektir. KKTC olarak bu etkinin olumsuzluklarının özellikle ekonomik anlamda neler olabileceği ve bunun en iyi şekilde nasıl telafi edilebileceği üzerinde süratle çalışılması zorunludur.

“BELİRSİZLİK VE ENDİŞE HAKİM”

Bu karar AB’nin geleceği açısından ciddi bir yara almasına ve yeni ayrılıkların gündeme taşınmasına neden olabileceği gibi, Birleşik Krallık’ın kendi içinde de zaten var olan ayrılık eğilimlerinin daha da güçlenmesini tetikleyecektir. Zaten ilk günden bu durum açıklıkla kendini göstermiştir. Buna karşılık referandumda ortaya çıkan sonuç, bu sonucun yaratılmasında rol oynayanlar arasında bile kaygı yaratmaya ve yeni tartışmalara yol açmaya başlamıştır. Kısacası belirsizlik ve endişenin hakim olduğu bir ortam söz konusudur.

Bu çerçevede AB’nin de tüm kurumları ile durumuna bir daha dönüp bakması ve yanlışlarını objektif bir açıdan değerlendirmesi gerekecektir. Dünya savaşlarının yarattığı büyük yıkımların ardından ortaya çıkan, büyük idealler etrafında şekillenen Avrupa Birliği projesi bu referandumla yara alsa da elbette geçerliliğini yitirmiş değildir. Ancak süratle bu yaranın sarılması ve geleceğe dair umutların sarsılmaması gerekir.”

“GELECEĞİMİZİ AB’DE GÖRMEYE DEVAM…”

Akıncı, Cumhurbaşkanı olarak, Kıbrıs Türk halkının geleceğini Avrupa Birliği’nde görmeye devam etmesi gerektiği inancını ifade ederek “AB, kuşkusuz ki her şeyiyle mükemmel değildir. Ancak bizim için AB’de toplumsal ve kurumsal haklarımızla yer almak demek en başta uluslararası ve AB hukukunun bir parçası haline gelmek demektir” dedi.

AB’de yer almanın çağdaş kuralların geçerli olduğu, gıda güvenliğinden mezbahalardaki et kesimine; sağlık ve eğitim normlarından, çevre standartlarına kadar daha kaliteli bir yaşama adım atmak; insan haklarına dayalı demokratik hukuk devleti çerçevesinde çoğulculuk içinde bir düzen oluşturmak anlamına geldiğini kaydeden Mustafa Akıncı, şunları belirtti:

“Kuşkusuz ki böylesi bir yaşam kalitesine ulaşmak için AB’ye girmeyi beklemeden ve boşa zaman harcamadan çalışmak esastır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni çağdaş demokratik normların geçerli olduğu, insan hayatına değer veren bir yer haline getirmek için çaba harcamak gelecek kuşaklara karşı borcumuzdur.

Akıncı, bu anlayış çerçevesinde devam eden müzakere sürecinde BM parametrelerinin yanı sıra AB’nin iyi uygulamalarını esas alarak, yapamadıklarını da göz önünde bulundurarak, ama en başta Kıbrıs’ın kendine özgü koşullarını da dikkate alarak ilerleyeceklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, amaçlarının Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitlik, özgürlük ve güvenlik temelinde, uluslararası hukuk ve AB içerisinde hak ettiği yere ulaşması olduğunu yineledi.