'Derin hayal kırıklığı'

Bosna Savaşı sırasında 11 ayrı suçtan yargılanan Sırp lider Radovan Karaciç hakkında verilen karar bazı kurban yakınlarını "hayal kırıklığına" uğrattı.

Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Bosna Savaşı sırasında 11 ayrı suçtan yargılanan Sırp lider Radovan Karaciç'i Srebrenitsa'da işlenen soykırımdan suçlu bulmuştu. 11 ayrı suçla yargılanan Karaciç, toplam 10 suçtan hüküm giymiş, 40 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi Bakir İzzetbegoviç, "Bosna-Hersek’teki kurbanlara az da olsa memnuniyet verecek bir ceza mevcut değil ancak bu kararla medeni dünya kurbanların acılarını anladığını, empati kurduğunu, adaletin ağır ama kısmen ulaşılabilir olduğunu göstermiştir" dedi.

"En üst dünya standartlarınca yürütülen ve altı yıl süren mahkeme sürecinin ardından Bosna-Hersek topraklarının yarısında tam bir etnik temizlik gerçekleştiren, bu amaç doğrultusunda halkı kitlesel göçlere zorlayan, siviller üzerinde kitlesel cinayetlerin ve suçların işlendiği toplama kamplarını organize eden, uzun bir dönem sivilleri bombalama ve keskin nişancılarla hedef alma kampanyası yürüten ve Srebrenitsa’daki soykırım eylemiyle (olanları) sonuçlandıran siyasi ve askeri güçlerin öncüsü hakkında karar verildi. Radovan Karaciç kararı, savaş suçları için verilen kararlar içerisinde Nürenberg’de Nazi liderlerine yönelik kararlardan sonra en önemlisi. Karaciç kararı, Nürnberg’de de konu olan suçların tüm unsurları ve ağırlığını taşımakta. Bazıları Bosna-Hersek’teki savaşla ilgili üç gerçeğin mevcut olduğunu düşünmekte ancak sadece birden fazla yarı gerçek olabilir çünkü gerçek tektir. Ve bu ideal olmayan dünyada gerçeğe en yakın olan Lahey’deki mahkemenin (ICTY) kararıdır. Bu karar da bir şekilde insanidir, siyasi çıkar ve değerlendirmeler de üzerinde etkili olmuştur. Bratunats, Foça, Klyuç Priyedor, Sanski Most, Vlasenitsa, Zvornik’te işlenen suçlar için soykırım kararı verilmedi. Daha önce Radovan Karaciç hakkındaki ara kararda da olduğu gibi Savcılık Konseyi’nin bu kez de bu haksızlığı düzelteceğine inanmakta ve umut etmekteyiz. Bu karar, kurbanlar, Bosna-Hersek, bölge ve tüm dünya açısından önemli. Bosna-Hersek’teki kurbanlara az da olsa memnuniyet verecek bir ceza mevcut değil ancak bu kararla medeni dünya (kurbanların) acılarını anladığını, empati kurduğunu, adaletin ağır ama kısmen ulaşılabilir olduğunu göstermiştir."

"Derin bir hayal kırıklığı hissediyorum"

Eski Yugoslavya bölgesinde işlenen savaş suçlarına dair gerçeklerin tespit edilmesi için kurulan Bölge Komisyonu Öncüsü Amir Kulyagiç ise karar için "hayal kırıklığı" ifadesini kullandı.

"Derin bir hayal kırıklığı hissediyorum. Sadece mahkeme kararı sebiyle değil, cezanın süresi konusunda da. Burada yaşayan bizler gerçeği biliyoruz. Bu karar soykırımı organize edenler açısından önemliydi. Geriye Savcılığın kaliteli bir itiraz hazırlayacağı ve Radovan Karaciç’in tüm suçlar için suçlu bulunacağına yönelik umut etmek kalıyor. Korkarım ki bununla soykırım işleyenlere, bunu yapmanın amaca değecek bir şey olduğu mesajı gönderildi. Biz bugün de soykırımın ve faillerinin kötülüğüyle yaşamaktayız. Barış ve karşılıklı güven ortamı, adalet yerine getirilmeden mümkün değildir. Bizi korkutan, bazı küçük veya büyük 'Karaciç’lerin' korku ve nefret yaymaya başlayabilecekleri ve bu da yeni kayıplara neden olabilir."

"Savcılık daha fazla kanıt ve argüman sunmalı"

Srebrenitsalı anne ve aynı zamanda Srebrenitsa ve Jepa Anneleri Derneği Başkanı Munira Subaşiç ise savcılığın daha fazla kanıt ve argüman sunması gerektiğini belirtti.

"40 yıllık cezaya çarptıırldı ama önemli olan süresi değil cezanın özü. Eserinin canlı kalmasından korkarım. Mahkeme tüm sunulanları birden kabul etmediği için üzgünüm çünkü çok fazla kanıt var ve iddianameyi okuduğumda daha çok kanıta ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Potoçari’de sadece genç erkekler değil, bebekler ve kadınlar da öldürüldü. İki binin üzerinde Potoçari’ye sığınan sivil öldürüldü, onları yakalamalarına bile gerek yoktu, aralarındaki en küçüklerinden biri de oğlumdu, eşim de oradaydı. Ve diğer öldürülen herkes masumdu. Savcılık daha fazla kanıt ve argüman sunmalı."