Devlet Kimya Labaratuvarı!

Arif Alasya
Devlet mekanizmamız içinde çok çok önemli bir yer işgal eden ve hiçbir zaman ön planda olmadan sağlık alanında topluma en önemli hizmetleri veren bir kuruluşumuzdur.
1960’lı yıllarda hocamız Ayşe Coşar’ın öncülüğünde Kuru çeşmedeki Evkaf apartmanlarının bir bölümü Dahiliye ve Eczane bölümü iken onların yanında küçük bir odada başlayan çalışmalarını yıllarca geliştirerek önce karşı apartmanın alt katını da içine alacak şekilde büyüten sonra Ledra Palas yakınlarındaki bir Kilise ‘ye taşıyan bu süreçte kadrosunu elde mevcut teknisyenlere birçok üniversite mezununu katarak çok çok ciddi bir Laboratuar olmasını sağlayan kişidir.
Bu laboratuarın Burhan Nalbantoğlu Hastanesi dışında kalan kısmı Mağusa yolunda bir yere inşa edilen Bir Laboratuara taşınmıştır.
Ben elbet bir gün bu laboratuara ‘’Ayşe Coşar Devlet Laboratuarı’’isminin verilmesini çok çok arzularım. Çünkü Ayşe hanımın topluma hizmetleri bu kadar da kalmamış emekli olduktan sonra da devam etmiş ve de TSE standartlar enstitüsünün başında bu standartların KKTC’de uygulanmasına öncülük etmiştir.
Ne yazık ki bir müddet önce Devlet Laboratuarı deposunda çıkan bir yangın bun yıllık bir birikimle oluşturulan bu güzide yeri harap etmiştir.
Yangın akşamı ilgililer bir müddet sokağa çıkmayın uyarısı yapmış. Bilahare bundan da vazgeçilmiştir.
Depoda yanan kimyasallar vardır. Bu kimyasallar mesleğim olmasından dolayı bildiğim içim ısı ve kimyasal etkimeye maruz kaldıklarında korkunç olaylara sebep verebilecek niteliktedir.
Hükümet bu konuya çok çok ciddiyetsiz bir şekilde yaklaşmaktadır. Hiçbir açıklama yapmadan bana göre geçiştirici birtakım küçük işler yayıp Laboratuarı çalıştırmaya başlamıştır. Oradaki çalışanlar tedirgindir. Binaya girildiğinde sizi rahatsız edecek kokularla karşılaşıyorsunuz.
Binada göreve başlandığı halde birçok analiz yapılamamaktadır. Birçok analiz cihazında da kalibrasyon bozukluğundan doğru sonuçlar alınamamaktadır.
Sağlık Bakanına bu konuda doyurucu bilgi verilememektedir.
Bu konuda ben aşağıdaki soruların cevabını merak etmekteyim.
1-      Yangına maruz kalan depo kimyasallarının dökümü nedir?
2-      Bu kimyasalların yanması halinde ne gibi sonuçların ortaya çıkabileceğine dair üretici firmanın raporları nedir?
3-      Bu raporlar doğrultusunda alınması gereken ve alınmayan tedbirler nelerdir.
4-      Laboratuarın devreye girmesi ile birlikte kalıntılardan etkilenecek personel için ne tedbirler alınmıştır.
5-      Mühendisler birliğinde konu ile ilgili odalardan işbirliği talebi var mıdır? Yoksa kendileri bilirkişi görevini de mi üstlenmişlerdir.
Bu konu çok çok önemlidir. Mesleğim Kimya Yüksek Mühendisliğidir. Laboratuarda çalışan kişilerin belli kimyasallara karşı hassasiyetleri oluşmaktadır. Örneğin benim Klorlu maddelere karşı hassasiyetim vardır bu sebepten evimde klor içeriği bulunan hiçbir şey kullanılmamaktadır.
Bütün bunlar açıklanmalıdır. Eğer bunlar tam anlamıyla yerine getirilmemişse orada cinayet işlenmektedir. Bunun politik bir başarısızlığı yoktur. Oradaki başarısızlık tüm toplumun başarısızlığıdır. Bilip da susmak da bir suçtur.
Önerilerini yapmadan sadece eleştirmek benim için muteber değildir. Şöyle sıralayabilirim.
1-      Uygun bir bina kiralayıp kullanılabilir makine. alet ve ilaçların oraya taşınması.
2-      Elde kalanlarla hangi analizlerin yapılacağının listelenmesi
3-      Yapılamayacak tahliller için ne çözümler üretildiğinin açıklanması.
4-      Yeni bir bina yapımında depo kısmının ayrı bir bina olarak düşüncesinde hareketle proje üretilmesi ile yeniden ayni durumun önüne geçilecek tedbirin alınması.
Konu acildir sessiz kalıp kapatılamaz..