Diyabet Derneği etkinliğinde hareket ve meditasyona vurgu yapıldı

Kıbrıs Türk Diyabet Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte, diyabetle mücadelede Mindfulness (meditasyon) ve hareketin önemine vurgu yapıldı.

Kıbrıs Türk Diyabet Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte, diyabetle mücadelede Mindfulness (meditasyon) ve hareketin önemine vurgu yapıldı.

Kıbrıs Türk Diyabet Derneği, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi Thalassemia Salonu’nda, alternatif yaşam tarzı değişikliğini konu alan “Ufak Dokunuşlarla Yaşam Keyfi” konferansı gerçekleşti.

Prof. Dr. Taner Damcı konferansta yaptığı konuşmada, stres kaynaklarının yaşamın bir parçası olduğuna, stresin yaşam kalitesini bozan zihinsel bir gerginlik değil fiziksel sağlığı bozan hem dış hem de bir iç faktör olduğuna dikkat çekti.

MINDFULNESS

Mindfulness’in, doğu kültüründen esinlenerek batı tıbbına çok etkili bir uygulama olarak girmiş bir yöntem olduğu; diyabet, depresyon, obezite, kalp hastalıkları, kanser, alzheimer gibi hastalıklarda harika etkiler gösterdiği, bu hastalıkların tedavisinde ilaçlarla beraber uygulandığında etkinin artarak kalıcı olabildiği belirtildi.

MEDİTASYON

Prof. Dr. Taner Damcı şöyle konuştu.
“Mindfulness zihinsel bir süreç. Bu sebeple ilk etkilediği yer beynimiz. Beynimizde ne gibi değişiklikler oluyor da bu harika etkiler ortaya çıkıyor? Mindfulness meditasyonlarının beyindeki etkisi yalnızca fonksiyonel değil aynı zamanda yapısal. Düzenli meditasyonlarla, beynimizin bilinçle kontrol ettiği davranışlardan sorumlu dış, yani korteks bölgesi genişliyor. Korku ve ajitasyonlarımızı yöneten amigdala bölgesi inaktive oluyor ve duygusal reaktif davranışlarımız azalıyor.”
DAHA FAZLA HAREKET
Yeterli fiziksel hareketin; diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, kanser gibi hastalıklara yakalanılmasını engellediğinin altını çizen Prof. Dr. Damcı, “Egzersiz yapmak insana sağlık, yaşam kalitesi ve uzunluğu ve de estetik olarak geri döner. Bunun istisnası yoktur ve her hareket değerlidir” dedi.
Prof. Dr. Damcı, “Tip 2 diyabetik hastaların yüzde 85’i şişman veya fazla kiloludur. Şişman insanlarda diyabet gelişme riski, diğer insanlara göre defalarca kat artmıştır. Diyabeti önlemenin ve tedavi etmenin birinci yolu yaşam biçimi değişikliğidir. Bunun içinde de daha fazla hareket etmek birinci sırada gelir” diye konuştu.
Tip 2 diyabetin altında yatan asıl bozukluğun “insülin direnci” olduğunu, düzenli egzersizin diyabet gelişme riskini yüzde 50 azalttığını kaydeden Damcı, “Buna egzersizle sağlanan kilo kaybını da katarsanız olumlu etki yüzde 80’i bulur. Bunun anlamı şudur: Egzersiz düzenli yapıldığında diyabet riskini neredeyse ortadan kaldırır” dedi. 
Yeni tanı konulmuş ve insülin salgılayan hücreleri fazla yıpranmamış insanlarda, egzersiz ve yaşam biçimi değişikliğinin hastalığı geri döndürme yani ortadan kaldırma olasılığının yüksek olduğunu kaydeden Damcı, “Egzersiz diyabetik insanlarda kan şekerini düşürür ve hastalık çok daha az ilaç kullanarak kontrol altına alınabilir” diye konuştu.