Ege Ve Doğu Akdeniz’de “Yakıcı” Hafta

Ege Ve Doğu Akdeniz’de “Yakıcı” Hafta

Yunanistan’ın Mısır ile kısmî deniz bölgelerini sınırlandırma anlaşması imzalamasının ardından Türkiye’nin vereceği tepki sorgulanırken bu haftanın, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler açısından “yakıcı” olmasının beklendiği haber verildi.

Fileleftheros “Sıcak Olayla Flört… Türkiye Cevap Vermeye Hazırlanıyor - Yunan Silahlı Kuvvetleri Artırılmış Tetikte… Türk Gemileri Doğu Akdeniz’de Konumlanıyor” başlıklı manşet haberinde, Ankara’nın Atina’ya cevap vermeye çalışacağını, bu cevabın diplomatik yoldan olmasının beklenmediğini yazdı.

Türkiye’nin “Yunanistan-Mısır anlaşmasının yarattığı olguları ve Atina’nın geldiği avantajlı durumu bozacak şartları yaratmak için bütün cephelerde Yunanistan’a baskı kurmakta ve hatta sıcak bir olayla flört etmekte olduğunu” öne süren gazeteye göre Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cuma günü Aya Sofya’da yaptığı konuşmayı gösterge kabul eden Yunan makamları tam teyakkuzda bulunuyor.

Gazete, Yunan makamlarının Türk hükümetinin bütün hareketlerini yakın takibe aldığını yazdı ve Ege’de 20’den fazla Türk savaş gemisi konuşlandığı, Türk donanmasının bütün Ege ve Doğu Akdeniz de savaş pozisyonu aldığı yolunda istihbarat edinildiğini savundu.

Yunanistan Deniz Kuvvetleri’nin de artırılmış tetik ve teyakkuz halinde bulunduğunu belirten gazete “iki donanmanın konuşlanması ile çok kısa sürede yeni bir Türk-Yunan çatışmasına sürükleniyoruz” ifadesine yer verdi.

Alithia, Yunan hükümet sözcüsü Stelios Petsas’ın, Mısır’la yapılan kısmî deniz bölgelerini sınırlandırma anlaşması konusunda bir Yunan gazetesine yaptığı muhatabı Türkiye olan açıklamada, “MEB belirleme gibi önemli konularda yorum yapmayız, hazır olduğumuzda imza atarız. İtalya ile yaptığımız gibi Mısır’la da imzayı attık. Her halükarda Ankara’nın Trablus hükümet ile memorandumu yasadışı, geçersiz ve hukuken yok durumundadır”  iddiasında bulundu.

Devamla Türkiye-Yunanistan arasındaki diyaloğun yeniden başlatılması çabalarına değinen Petsas, Türkiye-Yunanistan istikşafi görüşmelerindeki (ön görüşme, araştırma-tanıma görüşmesi) ilerleme Kıbrıs sorununa olumlu etki yapar, aynı şekilde Kıbrıs sorunundaki ilerleme de Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde olumlu ortam yaratır. Ancak her şeyin aynı sepete konulmak istendiği pazarlık mantığını kabul etmeyiz” dedi.