Geçmişte kalan Futbol temaslarımız

Özcan ÖZCANHAN

KOP’a katılma girişimleri bir yanda sürerken, her nedense, geçmişteki futbol faaliyetlerimiz, müsabakalara katılmamız, dünyaca tanınmış futbol kulüpleri ile yaptığımız karşılaşmalar gözden kaçırılıyor. Süper milliyetciler, daha doğrusu her dönemin fırsatcıları, yine sahnede ve “vatan, millet, bayrak, milliyetcilik” edebiyatı ile futbol geçmişimizdeki önemli  başarılarımızı  yok sayıyor. Hele,  sonraları  neden  bütün yabancılarla bu faaliyetlerin durduğunu, durdurulduğunu ve spor ambargolarına maruz kaldığımızı gizliyorlar. Dönüp dolaşıp, Rum federasyonu ve onun altına girme gayretleri olduğu, bunun da Kıbrıs Türkünün davasını sarsacağı, sıfırla çarpcağı ileri sürülüyor.. 1 Nisan 1955 de EOKA yer altı örgütü Rum saldırganlığını başlatıncaya kadar,KOP  yönetiminde  ve kurullarında yer aldığımız,  Kıbrıs Türklerinin futbol takımlarının Rum takımlarla  hatta Ermeni AYMA takımı ile çetin maçlara çıktığı, kazanılan şampiyonluklarımız, Çetin Kayanın ve isminin Birleşmiş Milletler kayıtlarına geçişi unutturuluyor. Apoel, Anortosis, Pezoporikos, Omonia ve diğer Rum takımları arasında Çetin Kaya hem lig hemde Pakkos şildi şampiyonu olarak, adını ve Kıbrıs Türklüğünü tarihe altın harflerle yazdırmadı mı? 1955 de, Ortodoks kilisesi ve EOKA baskıları ile iki taraf arasında temas kesilince Kıbrıs Türkleri kendi futbol federasyonlarını kurarak faaliyete geçirdi, değil mi? Dünyaca tanınmış olmamasına karşın, ne UEFA ne de FIFA kıbrıs türklerinin Türk takımları hatta milli takımı ile müsabakalara çıkmasını önlemedi, yasaklamadı. Yasak koyan oldu mu?   Dahası var. Ülkemize Dinamo Bükreş, Spartak Moskva takımları gelerek, Çetin kaya ile maçlar yapmadı mı ? Hem de toprak zeminli Taksim sahasında ve Yusuf Kaptan hısar altı sahasında...  Bunları bilenler çok... Bendeniz de bir hakem olarak Dinamo ve Spartak maçlarını rahmetli Saffet Mustafa ve Yıltan Muslu ile yönetmedik mi ? Türk milli takımı, genç milliler, ordu takımı, Galatasaray, Fener, Beşiktaş, Trabazon, Adana demirspor, Mensucat  vs...Kıbrıs Türk takımları ile yıllarca karşılaşmadı mı ? Şimdi dostluk ve antreman karşılaşmları bile yok. YASAK Hakemler olarak,  ben, Saffet, Yıltan, Attila, Fevzi, diğer arkadaşlar , Türkiye stadlarında maçlar yönetmedik mi ? FIFA, UEFA hangisine karıştı, hangisini engelledi ? 1980 de İzmirde İslam ülkeleri sportif tamaslarında Kıbrıs Türk takımı, hakemleri yetkilileri, atletleri görev almadı mı ? Libya, Bangladeş ve TC Milli takımları ile karşılaşmadık mı,  oyunlarda  olumlu neticeler almadık mı ? Daha sayayım mı ? Sayfalar yetmez... KOP, FIFA, UEFA engelemeleri ne zaman başladı,  başlatıldı ? 1983 de KKTC ilan edilince ve dünya devletleri, BM, AB, Amerika ve süper güçler tanımayınca... Tanınmamış bir devletin !! takımları ile dostluk maçları bile yasaklandı. Amaa, Türkiye takımları uluslararası maçlarını sürdürürken KOP üyeleri Rum  Anortosis, Ael ve diğer tkımları ile hem Kıbrısta hem Türkiyede karşılaşıp oynamadı mı ? Atletizim, voleybol, basketbol karşılaşmaları olmadı mı ? Kıbrıs Cumhuriyeti (bizim süper milliyetcilerin RUM cumhuriyeti dedikleri) bayrakları  Türkiye stadlarında dalgalanmadı mı, selamlanmadı mı? Kıbrıs Türkleri, siyasi, ticari, sportif ambargolar altına ne zaman girdi ? 1983 cumhuriyet ve ayrı devlet ilanımızdan sonra... Neden bizim ünlü politikacılar yıllarca hiçbir hamle yapmadı, Kıbrıs Türk geçliğinin isteklerine , çağrılarına, yalvarışlarına kulak tıkadı ?  Ve neden , şimdi, Sayın Hasan Sertoğlu, asırlaşmış bir düğümü çözmeye kalkışınca  ortaya çıktılar ? Hem de KTFF Spor bakanlığına bağlı olmayıp ,özerk bir kurum-kuruluş olmasına  rağmen (İlgili Yasamızı ünlü hukuk uzmanı Erhürman anlattı, bilmeyenler iyi okusun) Hep kendi çıkarları için bizleri badirelere sürükleyen politikacılar değil midir, onların hataları değil midir bizlere her türlü ambargonun uygulanmasına sebeb olanlar ?  kalkmışlar şimdi, eski adet üzerine, yeniden bayrağa, Vatana, millete,  sarılarak , davamız dediklerine zarar getirilecekmiş  hikayeleri anlatıyorlar.. Lütfen  bakınız, arşivimde bulunduğum Türk takımı ilebir futbol maçı öncesi seremoniye katılanlara... TC Lefkoşa Büyükelçisi, Ordu komutanı.... Karışan engelleyen oldu mu? 1975 de Kuzey Kıbrısta  barış-zafer turnuvası düzenlendiğinde.... Trabzon, Beşiktaş, diğer Türk takımları Çetinlaya, bölge karmalarımız ile maçlar yapmadı mı ? Bu maçların finalinde, Ali Naci karacan (toprak sahada) Beşiktaş-Trabzon maçını FIFA hakemleri Doğan Babacan, Ertuuğrul Dilek(göğüslerinde FIFA kokartları ile) ve  ben Özcan yönetmedik mi ? FIFA, UEFA karıştı, engel koydu ve Türkiyenin ünlü ekiplerine cezalar kesti mi ? Hayır. Hayır... Bizim dış temaslarımıza, ticaretimize, sporumuza ambargoların uygulanmasına bizler davetiye çıkarttık. KKTC ilanı ile çok şeyler kazanıldı deniyor amma, çok şeyler de kaybedildi ve dünya hukukundan, konjektüründen kopup, yalnızlaştık. Gerçekleri değerlendirerek, yaşananlardan dersler çıkartarak sağlıklı politikalar üretmeye bakalım. Ciddi, ileriye dönük, Kıbrıs Türklerine  kazançlar sağlamaya çalışanları karalayıp, hain ilan ederek bir yere varılamaz. Bunun bilinci ile hareket edelim. TC Futbol federasyonu başkanı bizi hiç sayacak, Eroğlu ve Serdar ile işler pişirecek, anlaşma imzalayacak da halk karşı çıkınca,  KTFF başkanı ve yönetimi karşı çıkınca da, Serdar bey,  Anadolu halkından özür dilenecek. Kıbrıs Türkü ne hata yaptı, ne suç işledi de onun adına Serdar bey özür dileyecek. Ben kabul etmiyorum. Hata yapmış olsaydım bile O kim de benim adıma özür dileyecek.  Hata yapıp, suç işlemiş olursam ben kendi adıma  özür dilemesini de çok iyi bilirim... Bu günlük  bu kadar.