HAKSEN: 9 ayda 697 kadına şiddet ve 258 kadına darp suçu işlendi

HAKSEN, ülkemizde dokuz ayda, 697 kadına şiddet ve 258 kadına darp suçu işlendiğini belirterek, önleyici önlem olarak ülkemizdeki suç faillerinin profilinin iyi incelenmesi ve önleyici faaliyetlere daha çok kaynak ayrılması gerektiğini vurguladı.

HAKSEN Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri Bilgin Şenyurt Polatcan konuyla ilgili yaptığı açıklamada,  yapılması gerekenin, çocukları ve gençleri olabildiğince erken bilgilendirmek ve aydınlatmak olduğunu kaydederek bu konuda Avrupa’da yapılan çalışmaları anlattı.

“Çocuklar Almanya’da veya başka bir Avrupa ülkesinde doğmuş ve büyümüş olsalar da ailelerinde tanık oldukları gelenek ve rol-modelleri içselleştirdikleri görülmektedir” diyen Polatcan, aynı durumun tarihinde kadın veya namus cinayeti kavramına aşina olmayan Kıbrıs’ta da ele alınması gerektiğini söyledi.

Polatcan, ülkede, son zamanlarda artan; temelinde kadını sahiplenme mal gibi görme, namus, töre gibi nedenlerle cinayet işlendiğine işaret ederek, duruma dikkatle yaklaşan Almanya başta olmak üzere, İngiltere ve İskandinav ülkelerinde olduğu gibi bu konuyla erken yaşta, hatta anaokulu çağında mücadele etmek gerektiğini belirtti.

Polatcan açıklamasına şöyle devam etti;

“Çocukların geldikleri kültürün ve bu kültürü taşıyan ebeveynlerin namusa bakış açısını kadın cinayetlerini mazur gösteren anlayışı yerine, Kıbrıs Türk toplumunun bakış açısını kazanmalarını sağlamak gerekmektedir. Bu konuda en büyük görev dengeli bir nüfus ve vatandaşlık politikası kapsamında İçişleri Bakanlığı’na ve eğitim özelinde Eğitim Bakanlığı’na düşmektedir.

Ülkemizde dokuz ayda, 697 kadına şiddet ve 258 kadına darp suçu işlendiğini üzülerek öğreniyoruz. Önleyici önlem olarak ülkemizde suç faillerinin profili iyi incelenmeli ve önleyici faaliyetlere daha çok kaynak ayrılmalıdır.

Avrupa ülkelerini almış olduğu önlemlerin ülkemiz için sonuç olumlu sonuçlar doğuracak şekilde yerelde değerlendirilmesinde de yarar görmekteyiz.

Sendikamız HAKSEN bu konuda atılacak her adımı desteklemeye hazırdır.

Çünkü içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda hâlâ ‘Orta çağ’ düşünce tarzının devam etmesini; aklımız almıyor, dehşete düşüyoruz, tedirgin oluyoruz, bitsin artık kadına şiddet ve şu namus adına işlenen namussuzca cinayetler...”