HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK !!!!!

Ayşegül Garabli

Pazar günü Türkiye’de çok önemli bir seçim var.

Oysa sadece bir yerel seçim.

Ama bu seçimin önemi zaten seçimin yapılıyor olmasında gizli.

Çünkü adaletsiz ve hukuksuz bir şekilde yenilenen bir seçim.

Çünkü önceki seçimin iptaline gerekçe gösterilen argümanlar vicdanlarda yer bulmadı.

Tüm dünya bu süreci izledi ve bu süreçte yaşanan hukuksuzluğa bizzat tanıklık etti.

O yüzden yapılanları tekrar yazıp, hepinizin bildiği şeyleri tekrarlamak değil niyetim.

Sadece iki seçim arasına ve varılmak istenilen noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Neden bu seçim bu kadar önemli?

Aslında bir çocuğun dilinden dökülen ve tüm Türkiye’nin kalbinde yer eden ve Sn. Ekrem İmamoğlu’nun seçim sloganı olan  “Her şey çok güzel olacak Ekrem Abi” cümlesi bu seçimin önemini net olarak özetliyor.

13- 14 yaşlarındaki bir çocuk dahi bu ülkede işlerin ters gittiğinin farkında.

Hiçbir şeyin güzel olmadığının farkında.

İmamoğlu’nu umut olarak görmüş ki her şeyin güzel olacağına inanmış.

Ve İmamoğlu’nu sadece umut olarak görmekle de kalmamış, samimiyetine o kadar inanmış ki “Ekrem Abi” diye hitap ediyor.

İşte bu halkın samimiyete susamışlığının göstergesidir.

Bu halk artık 5000 korumalarla gezen, kendisine tepeden bakan, aşağılayıcı ve ötekileştirici dil kullanan, “hesabını verecek” cümlesini duymaktan, fikirlerinden dolayı terörist ilan edilmesinden, saraylarda saltanat sürenler tarafından kendilerine şükretmenin telkin edilmesinden, hakkını arayanın nankör ilan edilmesinden, kara propaganda ile haksız yere karalanmaktan, ve en önemlisi de yasalara, hukuka ve kolluk kuvvetlerine inançlarını kaybettikleri için her an tutuklanma korkusundan, işten atılma korkusundan bıkmış usanmış artık.

Bıkmanın ötesinde içine sindirilen korku ile mutsuz artık.

O yüzden de samimiyet istiyor.

Karşıdaki insanın kalbine dokunabilmek çok önemli.

Sn. Ekrem İmamoğlu bu çocuğun bile kalbine dokunabilmiş ki “Ekrem Abisi” olmuş.

Sadece çocukların değil, yaşlıların, gençlerin de kalbine dokunmayı başardı.

Çünkü ayrım yapmadı, insanları ötekileştirmedi.

Kökeninden dolayı kimseyi terörist ilan etmedi.

Çocuk tecavüzcülerini “Bir kereden bir şey olmaz” diyerek korumadı.

Bölücülüğün tam aksine kucaklayıcı bir tavırla Türkiye’nin Türk’ü , Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i, ile bir bütün olduğunu hatırlattı.

İşte bu yüzden önemli bu seçim.

Çünkü Türkiye’nin  kardeşin kardeşe düşman olmamasına ihtiyacı var.

Türkiye’nin bir biri ile uğraşmak yerine birlik ve beraberlikle Türkiye’yi ayağa kaldırıp, güçlendirmeye ihtiyacı var.

En önemlisi de tüm dünya ile kavga eden değil, dünya ile barış içindeki bir Türkiye’ye özlem var.

Kısacası, düşünmenin ve konuşmanın yasak olmadığı, tazecik beyinlerin göç etmediği, Türkiye’yi var eden kurucularının yok edilmeye çalışılmadığı, hukukun üstün olup, yasaların herkese eşit uygulandığı bir Türkiye’ye ihtiyaç var.

Sorunu yaratanlar, sorunlara çözüm olamazlar.

Hiç kimse Türkiye’nin sahibi değildir.

Bu ülke her bir vatandaşın ortak vatanıdır ve karar verme yetkisi de halkındır.

Kimden daha iyi hizmet görecekse, kime güven duyup kendilerini daha huzurlu hissedeceklerse na oy vermelidirler.

Ama illa ki sandığa gidilmeli.

Sandığa gitmek her vatandaşın, gelecek nesillere borcudur.

İnanıyorum ki 23 Nisan Pazar günü sandığa gidilecek ve HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK.

Biz bunu hak eden bir ülkeyiz….