Kamu bankaları son iki ayda 1,7 milyar TL kredi dağıttı

Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank'ın Mayıs sonunda Berat Albayrak'ın açıkladığı İvme Finansal Paketi kapsamında 1,7 milyar TL kredi verdiği duyuruldu.

Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank'ın Mayıs sonunda Berat Albayrak'ın açıkladığı İvme Finansal Paketi kapsamında 1,7 milyar TL kredi verdiği duyuruldu. Kredilerin sanayiyi canlandırmak için verildiği söyleniyor ama asıl amacın özel sektör bankalarına olan borçların kamuya devri olduğu düşünülüyor.

Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank bugün yaptıkları ortak açıklamada Mayıs ayı sonunda uygulamaya aldıkları İvme Finansman Paketi ile 11 bin 500 firmaya 1,7 milyar TL kredi kullandırdıklarını duyurdu.
İVME Finansman Paketi Berat Albayrak'ın 23 Mayıs'ta yaptığı açıklamada "cari açığı düşürecek ve katma değerli teknolojik üretim yapanların teşvik edilmesini sağlayacak olan kredi paketi" olarak tanıtılmıştı.

İTHAL BAĞIMLISI İHRACATA DOPİNG Mİ
BORCUN ÇEVRİLMESİNE DESTEK Mİ?

"Sanayiye destek, istihdam yaratma" gibi büyük sözlerle duyurulan bu tür açılımların aslında sanayi şirketlerinin çeviremedikleri borçlarını ödemekten ibaret olduğu görüşü ise ağır basıyor.

Şirketlerin, özel sektör bankalarına olan borçları "destek kredisi" görüntüsü altında devlet bankaları tarafından üstlenilmiş oluyor. Böylece şirketler yaşadıkları sıkıntıdan kurtulmasa bile borçlu oldukları bankalar batma şüphesi olan kredilerden kurtarılmış oluyor.

3 kamu bankasının ortak açıklamasında kredi pakedi kapsamında firmalara 5,2 milyar TL limit tanındığı bildirilirken, kredinin makro hedefleri şu şekilde anlatılıyor:

Bu paketle istihdam katkı oranı ve ihracat/döviz geliri potansiyeli yüksek olmasına karşın ithalat bağımlılığı olduğu için ülkemizin dış ticaret açığı vermesine sebebiyet veren sanayi sektöründe yer alan, ham madde-ara malı üreten, makine imalatı yapan ve yerli makine alımı yapan firmaların yeni yatırımları ve yatırım sonrasında ihtiyaç duyacakları işletme kredileri ile soya, ayçiçeği, mısır ve yem üretiminin desteklenmesine yönelik yatırım ve işletme kredileri kullandırılması hedeflenmiştir.

SANAYİYE DESTEK DEĞİL, BORÇ BATAĞINA DESTEK

Öte yandan "dış girdiye bağımlı" şirketlere yatırım ve işletme giderleri için sunulduğu söylenen kredilerin asıl kullanımı bundan farklı görünüyor.

Buna göre, ithal girdi bağımlılığı yüksek, ihracat pazarına dönük şirketlerin hammadde ve yatırım giderlerini karşılamak için kamu bankalarının paketlerine yönelmelerinin tek bir nedeni olabilir: Mevcut borçlarını çevirememeleri.

Esasen bir süredir "ekonomik paket" mantığı içinde açıklanan destekleyici önlemlerin asıl işlevi, sanayi firmalarının ihtiyaç duydukları kredileri sağlamak değil, mevcut borçlarını döndürmek için ihtiyaç duydukları kaynağı yaratmak oldu.

KÜÇÜK FİRMALAR DEĞİL BÜYÜK BANKALARA CAN SİMİDİ

Bu açıdan kamu bankalarının duyurdukları kredi paketinin, orta büyüklükteki şirketlerin büyük özel bankalara olan borçlarını ödemek/çevirmek üzere kullanıldığını düşünmek için çok neden var.

Nitekim, 2016 yılında yapılan kredi garanti fonu düzenlemesiyle başlayan ve krizle birlikte hız kazanan kamu kredilerindeki artış özel olarak özel sektör bankaları kredilerinin kamu bankalarına devri anlamına geldi.

Daha önce mega proje finansmanına (Üçüncü Havalimanı inşaatına kadar) pek girmeyen kamu bankaları, biraz da bu nedenle görece temiz durumdaydı.

Şu anda da "batık kredi" oranları fazla yüksek değil.

Öte yandan anılan "alacak devralma" mekanizmasıyla da birlikte "şüpheli alacaklar" hızla yükseliyor.

EKONOMİYİ CANLANDIRMAZ, ÖLÜYÜ SÜRÜNDÜRÜR

Bu çerçevede, basında da kendine geniş yer bulan kamu kredileri haberleri iddiaların aksine işletme ve yatırım finansmanı sıkıntısı çeken şirketleri canlandırmaya değil, borç batağı içinde çırpınanların risklerini kamu bankalarına çekmeye yarayacak.

Bunun görünür vadedeki sonucu ise kamu bankalarının ve giderek kamunun bol batık alacakla iflas bayrağını çekmesi olabilir.