Kendi pisliğimiz ile top oynamak

Barış BAŞEL

Emperyalizm öyle korkunç bir yok edici ki çıkarlar doğrultusunda utanmadan sıkılmadan bahane bile uydurmadan bize çok yakın coğrafyalarda halklar katlediliyor. Bizim ise en büyük sıkıntımız dünyayı sadece kendi adamızdan ibaret olarak düşünüp yerel medyamızın bize sunduğu gündem ile yetinmek. Korkunç bir yetersizlik ve değersizlik duygusu pompalanmış yıllardır. Kıbrıs sorunu üzerinden uyuşturulmuş, kör edilmiş kendi kendini yönetemeyecek psikolojisi yerleştirilmiş ve toplumun tüm sorun çözme becerileri yok edilmiş durumda. Suç haberleri ile yaratılan güvensizlik, korku ve panik kültürü de cabası.

  Son 50 yıldır kendi ülkemizin örneğinde olduğu gibi sadece ortadoğuda değil Avrupa’nın göbeğinde Yugoslavya gibi bazı ülkelerde savaşlar yaşandı ve tek coğrafyadan onlarca yeni devletcikler yaratıldı. Belli ki teknoloji devrimi sonrası ihtiyaç duyulan büyük enerji açığını gidermek için kan emici dev güçlerin az gelişmiş ancak kaynakları elinde bulunduranlara saldırmasını hazmeden bir insanlıkla karşı karşıyayız. Libya örneğinde gördüğümüz şekli ile anti demokratik ülkelerdeki gibi polisin evi bastıktan sonra çıkarılan savcılık kararı ile arama emri misali Nato kararı beklenmeden bombaların yağdırıldığını ve enerji kaynaklarına saldırı düzenlendiğini normalize etmiş bir dünyadan bahsediyoruz.  Mesela Kıbrıslı Türkler çok iyi hatırlar savaşın korkunç yüzünü. Dönm dönem bizim coğrafyamızdan havalan uçaklar veya denize açılan denizaltıların çocuklara bomba yağdıracağını haber olarak geçiyor ajanslar.. Köpek balığı gibi çevremizde dolanan uçak gemileri kuşatmış Akdeni’i. Bizim doğal zenginliklerimizi Avrupa’ya nasıl ulaştıracaklar hangi coğrafyaları dümdüz edecekler onun hesabını yapıyor demokrasisi ile övünen medeniyetler.   Ve biz kendi yarattığımız kaotik yapı içerisinde oluşturduğumuz yok etme kültürü üzerinden insanlık, doğa ve aklınıza gelen her şeyi küle pisliğe çevirmeye devam ediyoruz. Kanserden tutun da trafiğe sevdiklerimiz zarar görürken daha da önemlisi bu coğrafyada çocuklar ölürken kendi pisliğimizle top oynamaya devam ediyoruz.   (#bknz. #kktc)

  • Hiç emek harcamadan ganimet kültürü ile zenginleşenlerin elitize ettiği yaşam biçiminin içi boş hellim tenekesi sesi verdiği sınıfsal kokuşmuşluk. (#bknz. #kktc)
  • “Dimitri’nin evinde kim oturuyor?” sorusunun karşılığını veremeyen ancak barış isteyen sol burjuvazinin emperyalizme hizmet ettiği coğrafya. (#bknz. #kktc)
  • İntihar haberlerinin tüm uyarılara rağmen öyküleri, hatta bırakılan mektuplar ile beraber verildiği yegane ülke. (#bknz. #kktc)