KTOEÖS Siyasetten, "Özel" Ve "Devlet" Okulları Arasındaki Ayrımcılığın Hesabı Sordu

KTOEÖS: Siyasilere soruyorum, bugün özel okullarda sınıflardaki öğrenci sayıları 20-22’yi geçmediği için öğrenciler A/B grubu diye ayrılmayıp haftada 5 gün eğitim alırken DEVLET OKULLARINDAKİ ÇOCUKLAR NEDEN İKİ HAFTADA 5 GÜN EĞİTİM ALIYOR? 

Ülke yangın yerine dönmüş, herkes bir koltuk peşine düşmüş gidiyor. Kamusal eğitimi düşünen yok. Eğitim demek, eğitimde planlama demek “ kimin Eğitim Bakanlığı’nı alacağı, kimin hangi daireye müdür olacağının planlarını yapmak” değildir. Kişisel çıkarlar peşinde koşarken kamusal eğitimi yok eden siyasilere soruyorum, bugün özel okullarda sınıflardaki öğrenci sayıları 20-22’yi geçmediği için öğrenciler A/B grubu diye ayrılmayıp haftada 5 gün eğitim alırken DEVLET OKULLARINDAKİ ÇOCUKLAR NEDEN İKİ HAFTADA 5 GÜN EĞİTİM ALIYOR? 

 

Yıllarca okul yapmak yerine sınıflardaki öğrenci sayısı artırıldı. Öğrenci sayıları kırkı geçmeye başlayınca da çözüm olarak yeni okul yapmak yerine yeni derslikler yapıldı ve günü kurtarma yoluna gidildi. İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde çocukların sınıflarda balık istifi şeklinde ders yapması uygun olmadığından seyreltilmiş eğitim yoluna gidilmek zorunda kalınmıştır. Eğitim Bakanlığı yayınladığı pandemi kitapçığında özel okullardaki sınıf büyüklüklerini ve sayılarını düşünerek metre kareye düşecek öğrenci sayısını beş gün açık kalacakları şekilde ayarlamıştır.

 

Yıllarca kamusal eğitime verilmeyen önemin bedelini bugün devlet okullarındaki halkın çocukları ödüyor.

 

Önümüzde seçmeci / elemeci sisteme göre öğrenci alan okulların (Kolej, 20 Temmuz Fen Lisesi, Bülent Ecevit Anadolu Lisesi) sınavları ve üniversite sınavları var. Bu sınavlarda yaşanacak olan eşitsizlik ve mağduriyet yanlış eğitim politikalarının bizi getirdiği durumun bir fotoğrafı olacaktır. Sınavları ve müfredatları aynen devam ettirerek eşitsizlikler derinleştirilmektedir.   

 

Yanlış politikaların bedelini çocuklarımız ödememelidir.

 

 Lefkoşa’da sınıflardaki öğrenci sayıları kırklı rakamlara ulaşmış, Mağusa’da iki tane ortaokul var ve bu okullarda öğrenci sayıları olması gerekenin çok üstünde, bölgede bir tane genel lise var ve sınıflardaki öğrenci sayıları otuz beşin üstünde, Girne bölgesi okullarımız da aynı sorunla boğuşmaktadır. Sınıf sayıları 25 öğrenciyi geçmemelidir.  Girne’de daha büyük, içinde daha farklı bölümleri de barındıran bir meslek lisesine ihtiyaç vardır. Güzelyurt bölgesinde de öğrenciler sınıf eksikliğinden dolayı bir okuldan diğer okula taşınmaktadır. İskele’de 2011 yılında Bekirpaşa Lisesi bünyesinde eğitime başlayan ve bugün 11 sınıfı olan İskele kolej, içinde bulunduğumuz öğretim yılında dördüncü kez mezun vermeye hazırlanmaktadır, ancak İskele kolej binasının temelleri Ağustos 2020’de atılabilmiştir.

Lefkoşa, Mağusa, Girne bölgesine acilen çağdaş eğitim veren okul yapılmalıdır.

 

Amaç eğitim veriyormuş gibi yapmak ise otuz beş kişilik, kırk kişilik sınıfların olmasında hiçbir sıkıntı yoktur. Öğretimin niteliğini yükseltmek, kaliteli öğretim yöntem ve tekniklerini uygulayarak öğrenci kazanımlarını artırarak düşünen, sorgulayan dünya ile yarışan nesiller yetiştirmek istiyorsak eğitimde tasarruf yapılmamalıdır.

 

Bir an önce kamusal eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak, eğitimde kaliteyi artırmak için ülkedeki okul ihtiyacının Hükümetin ve Eğitim Bakanlığı’nın öncelikli olarak masaya yatırması ve çözüm üretmesi gerekmektedir. Okullarımızın reel bütçesi olmalı, kantin gelirleri okul müdürlerinin kullanımına verilmeldir.

 

GÜNLÜK POLİTİKALARLA EĞİTİMİ İTTİĞİNİZ BATAKTAN BİR AN ÖNCE ÇIKARTMAK ZORUNDASINIZ.