LAÜ’de foto muhabirliğinin incelikleri ele alındı

Pulitzer ödüllü ilk ve tek Türk gazeteci Murad Sezer, Lefke Avrupa Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nin düzenlediği “İletişim Günleri” etkinlik dizisinin konuğu oldu

Reuters Haber Ajansı’nın Türkiye Fotoğraf Editörü ve Pulitzer ödüllü ilk ve tek Türk gazeteci Murad Sezer, Lefke Avrupa Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen “İletişim Günleri” etkinlik dizisinin konuğu oldu. Çevrimiçi gerçekleşen söyleşide Murad Sezer, foto muhabirliği deneyimlerini ve görüşlerini aktararak değişen dünyada değişen habercilik anlayışı üzerine önemli açıklamalar yaptı.

 İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü 1992 yılı mezunu olan ve kariyerine spor fotoğrafçısı olarak başlayan Murad Sezer, uzun yıllar Associated Press (AP) bünyesinde Kosova, İsrail – Filistin, Afganistan, Irak gibi çatışma ve savaş bölgelerinde savaş fotoğrafçılığı yaptı. 2004 yılında, AP bünyesinde çalışırken gittiği Felluce’de çektiği fotoğraf ile "Breaking News Photography" dalında Pulitzer ödülü kazandı.

LAÜ İletişim Fakültesi’nin İletişim Günleri kapsamında düzenlediği etkinlikte sözlerine; haber fotoğrafçılığının gazeteciliğin en zor bölümü olduğunu belirterek başlayan Murad Sezer, muhabir açısından; haberi yazan açısından kaçan anın ya da gidilmeyen haberin telafisi, haberleştirilmesi, hikâyeleştirilmesi mümkünken foto muhabirinin doğru yerde, doğru zamanda olmamasının ve o anı kaçırmasının telafisi olmadığını vurguladı.

 “Gitmeden çalışmakta, nereye ne için gittiğini bilmekte fayda var”

30 yılı aşkın süredir haber fotoğrafçılığı yaptığını kaydeden Sezer, “ama hala bir işe giderken bir habere giderken – belki kişiliğimden ötürü ilk günkü heyecanımla gidiyorum ve hep bir ön hazırlık içinde gidiyorum. Çünkü ne zaman neyle karşılaşacağımız belli değil. Çok bilgili, çok yetenekli bile olsanız ufak bir dalgınlık ya da teknik sorun nedeniyle başarısız olabilirsiniz, fotoğrafı kaçırabilirsiniz” dedi.

Foto muhabiri olarak gidilen olaylara hazırlanarak, önceden araştırma yapılarak gidilmesi gerektiğini vurgulayan Sezer, foto muhabirliğinin geçirdiği evrimi de anlatan Murad Sezer, eskiden Türkiye’de foto muhabirlerinin muhabirin yanında göreve gönderilen, muhabirin istediği şekilde fotoğraf çeken kişi olarak görüldüğünü, bu bakışın nispeten günümüzde de devam ettiğini, buna karşın uluslararası medyada bir iş tanımı olduğunu ve herkesin kendi işini yaptığını belirtti.

 

“Pulitzer ödülü kazanmam motive eden, güzel bir anıydı”

2004 yılında Irak Felluce’de çektiği fotoğraf ile “Breaking News Photography” dalında Pulitzer kazanan Murad Sezer, fotoğrafın çekim hikâyesi ve kazandığı ödülün hayatını nasıl etkilediği ile ilgili gelen bir soruya, “başarıydı ama aynı zamanda büyük de sorumluluk… O andan itibaren işimi takip etmede ya da hata yapmada özrüm, istisnai durumum yoktu” dedi. sağlamak için çaba sarf ettiklerini dile getirdi.