Meclis'in menüsünde: Sayıştay (Değişiklik) Yasa Tasarısı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul toplantısı devam ediyor...

Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın oy çokluğuyla kabul edilmesinin ardından Sayıştay (Değişiklik) Yasa Tasarısı görüşülmeye başlandı.

ERHÜRMAN

Yasa tasarısı hakkında ilk sözü alan CTP Milletvekili Tufan Erhürman, Sayıştay’ın özerkleştirilmesi, personel yapısının güçlendirilmesi ve Sayıştay’ın diğer ülkelerdeki gibi daha güçlü bir denetim kuruluşu haline getirilmesinde bir sorunlarının bulunmadığını belirtti.

Erhürman, hükümetten gelen yasa tasarısı Meclise sunulduğu halde sayıştay başkanı, üyeleri ve denetçilere ayrılmış tahsisatlar bulunmasını eleştirerek, hükümet yasa tasarısını bakanlar kurulundan geçirip meclise sevk ederken maliye bakanlığı ile görüşülmüş olması gerektiğini söyledi.

Yasa tasarısı komitede görüşülürken, “maliyenin bütçesinde varsa” diyen muhalefet milletvekilleriyle birlikte oybirliği ile geçtiğini anımsatan Erhürman, ancak bu sabah hükümetin tasarıya değişiklik önerisi ile bütçe olanakları elvermediği için denetçilere verilmesi öngörülen ek ödeneklerin kaldırılmasını önerdiğini öğrendiklerini belirtti.

Bunu, “hükümetin ciddiyetsizliği “ olarak nitelendiren Erhürman, sayıştay başkanı ve üyelerine temsil ödeneğinin verilmesi konusunda ise bir değişiklik olmadığını, sadece arazideki denetçilerin ek ödeneklerinin kesilmesinin öngörüldüğünü dile getirdi.

“Sayıştay’ın elini güçlendirelim derken, Denetçi ödeneğinin bir kısmının kalkmasının öngörüldüğünü” ifade eden Erhürman, “bu konuda yapılan ancak kaş yapayım derken göz çıkarmaktır” dedi. 

Bu memlekette yasaları yorumlayanın Sayıştay değil, başsavcılık olduğunu vurgulayan Erhürman, Sayıştay ve Başsavcılığın görüşlerinin teatisi konusunda farklılıklar olmasını eleştirdi.

Hesapların doğru yapılması gerektiğini belirten Erhürman, “keşke hesaplar iyi, doğru yapılsaydı da insanlar boşuna sevindirilmeseydi” dedi.

Sayıştay’ın gereksiz yere “demoralizasyona sokulduğunu” ifade eden Erhürman, böyle bir duruma oylarının belli olduğunu, bu tür işlerin çok ciddi bir şekilde yapılması gerektiğini kaydetti.

ÇAKICI

TDP Milletvekili Mehmet Çakıcı da, Sayıştay’ın ülkenin en önemli denetim organlarından biri olduğunu, dolayısıyla güçlendirilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Yasa tasarısının ivediliğini ilk planda reddeden parti konumunda olduklarını belirten Çakıcı, ek ödeneklerin ilk etapta hiç kafalarına yatmadığını, bir ön çalışma yaptıklarında ise kişisel ödeneğin bir çok kurumda verilmediğini öğrendiklerini ve öneriye ret oyu verdiklerini anımsattı.

Daha sonra yapılan görüşmeler ardından kişisel ödeneğin, risk ödeneği gibi bir ödenek olduğunu öğrendiğini de ifade eden Çakıcı, denetçilerin kişisel ödeneklerinin emeklilik hakkı olarak yansımadığını söyledi.

Eğer bütçede ödenek yoksa, neden sadece denetçilerin ek ödeneklerinin iptal edilmek istendiğini soran Çakıcı, bu haliyle yasa tasarısına oylarının ret olacağını kaydetti.

ÖZGÜR

CTP Milletvekili Birikim Özgür de, suyun verilmesini kutlayarak, hayırlı olmasını diledi.

Yasa tasarısının gündeme geliş konusunun çok ciddi soru işaretlerine yol açtığına dikkat çeken Özgür, bütçe politikası ve mali unsurlar bakımından tasarıda hem bakanlar kurulu, hem de komite aşamasında bir takım iyileştirmeler yapıldığını söyledi.

Özgür, tasarının zamanlamasının “al gülüm, ver gülüm diye algılandığını” söyledi.

Tasarıdaki Sayıştay Başkanı ve üyelerinin temsil ödeneğinin gelir vergisi hesaplamasında dikkate alınmayacağı şeklindeki hususun, Gelir Vergisi Yasası ile çeliştiğine dikkat çeken Özgür, “Teknik olarak özel yasalardaki bu gibi unsurların yasallığı ileri sürülebilse de Gelir Vergisi Yasası gibi tüm toplumu doğrudan ilgilendiren bir yasanın bu şekilde baypas edilmesinin gelecekte ciddi sorunlara yol açacağı da muhakkaktır” dedi.

GÜNDÜZ

Bağımsız Milletvekili Menteş Gündüz, bağımsız milletvekillerinin komitelerde söz ve oy hakkı olmadığına dikkat çekerek, komite aşamasında yasa tasarılarının hangi yasalara atıfta bulunacağına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Gündüz, şimdi Sayıştay’da verilen hakları diğer memurların da isteyeceğine işaret ederek, temsili ödeneklerin ciddi şekilde elden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Temsili ödeneklerin bir kısmının emekliliğe yansıyacağını, bir kısmının yansımayacağını belirterek, bu konuda sıkıntılar yaşanacağını kaydetti.

Gündüz, “bu konu komitede daha ciddi ele alınsaydı, bugün sorunlar yaşanmayacaktı” dedi.

GÜLLE

CTP Milletvekili Ahmet Gülle de, ülkede güçlü bir sayıştaya ciddi şekilde ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, daha etkin, daha hızlı görev yapabilen bir sayıştaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Uzun bir süredir, mali disiplin oluşturma ve kendi kendimizi yönetebilme adına ciddi bir tutum içerisinde  bulunulduğuna işaret eden Gülle, kendi hükümetleri döneminde yapılan işlere dikkat çekti.

Yasa tasarısı, Komitede görüşülmeye başlandığında, daha ilk görüşmede belli sıkıntıların olduğunun görüldüğüne işaret eden Güllle, devletin adaleti doğrultusunda, ek tahsisatalar konusunda benzer görevleri yapanlara da ek tahsisatlar verilmesi gerektiğini söyledi.

Bu konuda maliyenin tutumunu sorduklarını ifade eden Gülle, sürecin baştan yanlış olduğunu söyledi.

Denetçilerin, “riski göze alanların” tahsisatlarının çıkarılmak istenmesini eleştiren Gülle, yasa tasarısı Sayıştay’ı bir bütünlükle ele alıyordu, önemli bir motivasyon kaynağıydı, ancak yasada çıkarılmak istenenle, yasanın bu ruhunun ortadan kaldırıldığını söyledi.

Hükümetin önemli bir noktaya getirilen kamu reformunu hızlı bir şekilde gündeme getirmesinin önemine değinen Gülle, tasarının geri çekilmesi ve komitede bütünlüklü şekilde yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

ANGOLEMLİ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli de, Sayıştay’ın ve yasa tasarısının önemine değinerek, yasa tasarısının oy birliğiyle geçmesinin gerekli olduğunu, ancak yasa tasarısının son haliyle bugün oy birliğiyle geçemeyeceğini kaydetti.

Yasa tasarısının bu haliyle geçmesinin, çalışma barışı açısından doğru olmayacağını dile getiren Angolemli, “maliyenin gücü yoksa sadece denetçilerin değil sayıştay ve üyelerinin de ek ödenekleri iptal edilmeli. Eğer tasarı ilk baştan sadece sayıştay ve üyeler için ek ödenek olarak gelseydi bu sorun yaşanmazdı ama şimdi verilen hakkı geri alıyorsunuz. Biri yer biri bakar o yerde kıyamet kopar” dedi.

Angolemli yasa tasarısının geri çekilerek, komitede yeniden görüşülmesini istedi.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali de, yasanın meclis gündemine biraz aceleyle geldiğini ifade ederek, “hükümetin yasayı meclise getirirken gösterdiği aceleciliği, gerekçede ifade edildiği gibiyse, yasanın bu tartışmaların ardından geçirilmesinin tam tersi etki yaratacak bir noktada olduğunu” kaydetti. 

Yasanın bugün geçmesi halinde, motivasyonu bozulmuş bir Sayıştay’ın yaratılmış olacağını ifade eden Şahali, Sayıştay’daki iç barışın halkın menfaatleri bakımından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Tahsisatlar konusuna değinen Şahali, eğer denetçi tahsisatı ortadan kalkıyorsa, bunun yasanın genel gerekçesinde ifade edilenlerin “ıskalanması” anlamına  geldiğini söyledi.

Şahali, hükümet bu yasanın bu şekliyle geçmesi konusunda ısrarlı olacaksa, tahsisat konusunun tamamıyla ortada kaldırılmasını ve sadece kadro konusunun ele alınmasını önerdi.

SOYER

CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer de, Sayıştayın verimliliğinin arttırılmasının önemine değinerek, TC ile imzalanan protokolde devletin ilgili bakanlıklarda mali teftiş yapacak denetim mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiği üzerinde durulduğunu belirtti. Soyer, bunun sağlanması halinde sayıştayın daha verimli hale geleceğine olan inancını dile getirdi.

Yasa tasarısıyla, Sayıştayın görevlerinin geliştirildiğini, yetkilerinin de genişletildiğini belirterek, Sayıştay’ın çalışması konusunda, kesin hesapların sayıştay denetiminden geçmesi konusunda güçlendirici bir durum olduğunu, ancak süre konusunda bir şey bulunmadığını söyledi.

Soyer bu tasarının, kesin hesap yasa tasarılarının meclise zamanında gelmemesi sorununa cevap vermediğini, ayrıca tasarıdaki maddeler arasında zamanlama açısından çelişkiler bulunduğunu söyledi.

Soyer Sayıştay’ın denetlenmesi konusuna da gerekli önemin verilmesini istedi.

Tahsisatlar konusundaki uygulamayı eleştiren Soyer, “Böyle paraya böyle iş” mantığının da yanlış olduğunu dile getirdi.

“Sayıştay’ın her hükümet dönemine ve siyasi konjonktüre göre farklı uygulama yaptığını” söyleyen Soyer, “Et kokarsa tuz koyarsın. Tuz kokarsa ne koyarsın? Bu mantık tuzun koktuğunun göstergesidir” dedi.

“Sayıştay siyasi domine noktalarına kapılarını kapatmak zorundadır” diyen Soyer, aynı durumun yargı için de geçerli olduğunu dile getirdi.