Özkunt: Hükümeti Ciddiyete ve Cesaretle Gerekli Önlemleri Almaya Davet Ediyoruz

Özkunt: Hükümeti Ciddiyete ve Cesaretle Gerekli Önlemleri Almaya Davet Ediyoruz

NEVZAT ÖZKUNT: ‘HÜKÜMETİ CİDDİYETE VE CESARETLE GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMAYA DAVET EDİYORUZ’
 

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Nevzat Özkunt yaptığı açıklamasında, meşru olmayan atanmış hükümetin bugün açıkladığı sözde ekonomik önlemler paketinin kaosun giderilmesinde ve ekonomik krizin atlatılmasında yaraya merhem bile olabilecek içerikte olmadığını ifade etti.


Özkunt açıklamasında, TDP’nin bugünkü Ekonomik Önlemler Paketi’nde olması gerekenler ile ilgili görüş ve önerilerini belirtti.
1. Temel gıda ve temel temizlik ürünlerinde tüm gümrük ve fonların kaldırılması ve marketlerle minimum kar marjında (%1) uzlaşıya varılarak etkin denetim mekanizmasının çalıştırılması,
2. Ülke kamu çalışanlarından ibaret değildir. Özel sektör çalışanlarının mağduriyetlerinin giderilmesi, asgari ücret artışının alım gücü erimeden iki ayda bir güncellenmesi ve işsizliğin durdurulması için tedbirler bu pakette yok. Sosyal devletin gereği olarak esnafa ve mali krizde olan insanlarımıza kaynak yaratılarak hibe desteği verilmesi kaçınılmazdır. Kredi uygulamaları çözüm değildir.
3. Akaryakıtta fiyat artışlarının durdurulması için FİF’in güçlendirilmesi ve KPETİN devletleştirilmesi kaçınılmazdır.
4. Turizm, Ticaret, Tarım, Üretim ve Eğitim sektörlerinde sektörel planlamaya gidilmeli. Bu sektörlerin ülke büyümesine katkı sağlayacak şekilde gelişmenin sağlanması için “ekonomi konseyi”nin oluşturulması ve sektörel strateji belgelerinin hazırlanması elzemdir.
5. Ercan ve Mağusa Limanlarının GYÖ kapsamında uluslararası trafiğe açılarak direkt ulaşım ve direkt ticaretin başlaması Ülkemizin kaderini değiştirecektir. Bir an önce hayata geçmesi için gereken adımlar atılmalıdır.
6. Bankacılık sektöründe donuk kredilerin yılın ilk çeyreğinde 1,7 milyar TL’ye yaklaştığı görülmektedir. Ödenemeyen ve ödemesi güçleşen kredilerin yeniden yapılanması için süre ertelemesi yerine Merkez  
Bankası ve Bankalar Birliği öncülüğünde destek paketleri ile borçluların faiz ve döviz kuru artışı kıskacından çıkarılması gerekmektedir. Merkez Bankasına ait hazineye aktarılan dönem karı payı ve TMSF primleri bunun için kaynak teşkil edebilir.
7. Lefkoşa’da, Mağusa’da ve Luricina’da derhal sınır kapıları açılmalıdır. Geçişler özel sektör eliyle değil, devlet eliyle kolaylaştırılmalı ve Güneyden Kuzeye geçen Kıbrıslıların işlemleri kolaylaştırılmalıdır.

8. Yeşil Hat Tüzüğünün işlerliğinin ve ticaret hacminin artırılması önündeki zorlukların kaldırılması için yoğun bir çalışma yapılmalıdır.
9. TL kullanımı ile toplumumuzu faiz, kur ve enflasyon kıskacından çıkarmak mümkün değildir. Enflasyon muhasebesi veya dövize endeksli muhasebe sistemine geçiş için teknik çalışmalar derhal başlatılmalıdır.
10. Yukarıda ifade edilen tüm hususların hayata geçmesi için ülkemizde kaynak yaratılmasını teminen; kamuda tasarrufa gidilmesi, başta külliye olmak üzere tüm gereksiz yatırımların durdurulması, geçici işçi alımlarının durdurulması, tüm atama ve tayinlerin durdurulması, yurt dışına atanan tüm mali, idari ve eğitim ateşelerinin geri çağrılması, verimsiz yurt dışı temsilciliklerinin kapatılması, lüks tüketimin vergilendirilmesi, servet vergisinin uygulanması, kayıt dışının üzerine mutlak surette gidilmesi, üniversite öğrenim harçları ve diğer gelirlerinin muafiyet ve teşvik kapsamından çıkarılarak vergi kapmasına alınması, casinolara etkin denetim ve vergilendirme yapılması, sanal bahisin vergilendirilmesi, yasal olmayan sanal bahisin kayıt içine alınarak yasallaştırılması mutlaka hayata geçirilmelidir. Ülkemizde yeterli kaynak mevcuttur.

 

TDP Genel Sekreteri Nevzat Özkunt açıklamasına şöyle devam etti: ‘Yukarıda ifade edilen hususların hiçbiri ne Türkiye ile imzalanan sözde Mali ve Ekonomik İşbirliği Protokolü’nde, ne de bugünkü sözde Ekonomik Önlemler Paketi’nde yer almaktadır. Hükümeti, ciddiyetle ve cesaretle ülkemiz ve halkımız adına bahsi geçen önlemlerin alınması için harekete geçmeye davet ederiz. Ülke ekonomisinin ayağa kalkması için ve alım gücünün korunarak insanlarımızın refah artışının sağlanması için bir an önce gerekli adımların atılması gerekmektedir.’