Özyiğit: ''Taş ocakları doğaya yeniden kazandırılmalı''

TDP Çevre ve Doğal Kaynaklar Komitesi, Taş Ocakları konusunda bilgilendirme toplantısı düzenledi

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, taş ocaklarının rehabilitesinde kullanılmak üzere taş ocakları işletmelerinin katkı koyacağı bir fon oluşturulması, rehabilitasyon projesinin ise yasal zorunluluk hale getirilmesi önerisinde bulundu.

TDP Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre Cemal Özyiğit, TDP Çevre ve Doğal Kaynaklar Komitesi’nin düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada, Bakanlar Kurulu’nun onayladığı “Taş Ocakları Düzenleme ve Denetleme Tüzüğü’nün” ileri bir adım olduğunu ancak eksikliklerin bulunduğunu savundu.

Tüzükte rehabilitasyon için verilen önemin yetersiz olduğunu ileri süren Özyiğit, rehabilitasyon projesini öngören yasal mevzuatın olmamasının ciddi eksiklik olduğunu, dolayısıyla Maden ve Taşocakları Yasası’nın güncellenmesi, bununla birlikte rehabilitasyon proje formatının da yasal mevzuat haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Akçiçek bölgesindeki taş ocaklarının çok kötü durumda olduğunu ve bir an önce rehabilitasyonlarına başlanması gerektiğini dile getiren Özyiğit, Değirmenlik ve Geçitköy bölgesinde de atıl durumda bulunan taç ocaklarının bulunduğunu kaydetti.

Rehabilite çalışmaları için fon kurulması önerisinde bulunan Özyiğit, “Bu ocakların rehabilitasyonu için, devlet sorumluluk üstlenerek acilen gerekli yasal düzenlemeleri yaparak, ocak işletmeciliği üzerinden bir fon oluşturup bu ocakların rehabilitesine başlamalıdır” dedi.

“ALÇI İHRACATI DURDURULMALI”

Taç ocaklarının yarattığı çevre tahribatlarının turizmin gelişmesini etkilediğini belirten Özyiğit, çimento fabrikalarında kullanılmak üzere ham alçı taşı ihracatı yapılmasının kabul edilebilir olmadığını söyledi ve yeni alçı taşı ihracat taleplerine onay verilmemesi çağrısında bulundu.

YASEMİN

Yasemin Çobanoğlu da TDP Çevre ve Doğal Kaynaklar Komitesi adına yaptığı konuşmada, taşocağı rehebilitasyon projelerinin, Çevre Etki Değerlendirme Raporu ile birlikte sunulması ve rehabilitasyon çalışmalarının ocağın işletmeye geçmesiyle başlaması gerektiğini söyledi.

Ülkede günlük en çok ihtiyacın 18 bin ton olduğunu, buna rağmen üretim yapan taş ocağı kapasitesinin günlük 30 bin ton olduğunu, bu nedenle yeni taş ocağı izni verilmesine karşı olduklarını belirten Çobanoğlu, ülke ihtiyacını karşılayacak olanlar belirlenip, bunlara işletme izni, geriye kalanlara da rehabilitasyon amaçlı işletme izni verilmesi gerektiğini söyledi.

“YETERLİ DENETİM YOK” 

          

“Ülkede işletme aşamasında yeterli denetim olmadığını, yapılan denetimlerin de göstermelik olduğunu” savunan Çobanoğlu, “Bugüne kadar Çevre Koruma Dairesi tarafından sadece bir ceza kesilmiş olması bunun en bariz göstergesidir. Tüzükte denetleme kurulunda öngörülmeyen Çevre Mühendisleri Odası’nın da denetimin bir parçası olması gerekmektedir” dedi.

Çobanoğlu, maden mühendislerinin taş ocaklarında teknik nezaretçi olarak görev almasının, Taş Ocakları’nın işletme sınırlarının harita mühendisleri tarafından sabit ve görünür hale getirilmesinin zorunlu hale getirilmesi; ocak işletmelerin izin hakkı kazanmasını sağlayan puanlama sisteminin kaldırılmasının, işletme izinlerinin 5 yılı aşmayacak şekilde, maden mühendisinin hazırlayacağı işletme projesi dikkate alınarak verilecek olmasının olumlu adımlar olduğunu söyledi

Yer Bilim Mühendisleri Odası Başkanı Birol Karaman da toplantıda bir sunum yaptı.