Polis ve müdahale çelişkisi

Oshan SABIRLI

Yeni yılın hemen öncesiydi. Hakkında efsaneler duyduğum ve ilk kez davet edildiğim St.Hilarion’da bulunan Beyaz Ev’de, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın gazetecilere vermiş olduğu yemeğe katılmıştım. Ülkemizde de polisin bağlı olduğu GKK’nın en yetkili kişisi olan Tümgeneral Erhan Uzun, ezber bozan bir komutan profili çizmiş ve iddialı konuşmuştu. Uzun, polis teşkilatında ve askeri kesimde “çürük elma” varsa ve bu biliniyorsa onun orada kalmayacağını kaydetmiş ve önceliklerini sıralamıştı. Gecede, Polis Genel Müdürü Süleyman Manavoğlu da vardı. GKK Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun, Polis Genel Müdürlüğü’nün ilgi alanına giren organize suçlarla mücadele kapsamında üç önemli hedef belirdiklerini, uyuşturucu ticareti, trafik kazaları ve terör konusunda gece gündüz çalıştıklarını vurgulamıştı. Açıkçası yeni yıl ruhundan mıdır? Benim görmek istediğim, asker-polis ilişkisinden midir? O fotoğraf beni oldukça memnun etmişti. Şimdi ise garip bir huzursuzluk yaşıyorum. Öncelikle bir polis çocuğu olarak, neredeyse 10-15 senesi polis karakolunda geçen, evine devamlı olarak polisler giren, çıkan bir birey olarak şimdilerde polis teşkilatı ile ilgili mutsuzluklarım, tatminsizliklerim var. İşin içinde biraz iletişim/halkla ilişkiler becerilerim de girince, bu kaygılar daha da artıyor. Hele bir de çevremde olup bitenleri, toplumun durumunu, yollarda ve sokaklarda polisin yaptıklarını veya yapmadıklarını görünce kuşkularım daha da artıyor. Bugün, ne acıdır ki en üzülerek haberleştirdiğimiz, gazetelerin 2 veya 3’ncü sayfalarında yayınladığımız birçok haber uyuşturucu ile ilgili haberler şeklinde. 1-2 gram uyuşturucu kullananları ifşa edip, hayatları karartırken, maalesef ıslah etmekten çok uzağız. Öte yandan narkotik polisin daha görünür olması, narkotik köpeğinin sırf keyif amaçlı sokağa çıkması, hatta vatandaşlar ile daha sık şirin fotoğraflar vermesi gerek. Yani bizim daha görünür ve sempatik bir polise ihtiyacımız var. Trafik kazaları konusunda da trafik polislerinin yasa veya düzen koruyucu olmak yerince ceza verici yada daha doğrusu ceza yazıcı misyonunu üstlendiğini gözlemliyoruz. Amaç üzüm yemekten ziyade bağcı dövmek şeklini almış durumda. GKK’ya bağlı askerlere sözüm yok, ama polisin bir an önce imaj düzeltmesi, korkulan değil, saygı duyulan, güvenilen bir kurumsal yapıya evrilmesi gerekiyor. 155 polis imdat telefonlarını aradığınızda ve yardım talebinde bulunduğunuzda, suçlu değil, ihbar eden kişi konumuna gelmemiz ve ihbarınıza anında müdahale edilen bir yapıya kavuşmamız gerek. Askerde Ani Müdahale Mangası (AMM) oluşturup, gecenin üçünde koğuştan kaldırıldığımız, 7-8 dakikada görev yerinde olduğumuz tatbikatlarımız vardı. Oysa bugün, yaptığımız ihbarlarda dakikalarca polisin olay yerine gelmediğini, olayın şiddetle sonlandığını, hatta ihbarlarımızı asılsız kabul ettiğini düşünenlerdenim. Sanırım polisin bundan sonra daha yakından takipçisi olmaya devam edeceği. İyi haftalar.